Hadis Veritabanı


13810 kayıt bulundu

50
20
10
Meşhur ismi Adı
Derecesi Güvenirliliği
Doğum Yılı Vefat Yılı
Yaşadığı Yerler
Rivayetleri
-
0 - 246
1. Sıra (1) 5. Sıra (4) 6. Sıra (9)

-
0 - 184
1. Sıra (1) 3. Sıra (1) 4. Sıra (18) 5. Sıra (12) 6. Sıra (2)

-
0 - 253
4. Sıra (3) 5. Sıra (4) 6. Sıra (14) 7. Sıra (8) 8. Sıra (1) 9. Sıra (3)

Tabiîn
0 - 100
Medine
1. Sıra (1) 2. Sıra (168) 3. Sıra (14)

Tabiîn
0 - 0
Kufe
3. Sıra (8)

Tabiîn
0 - 0
Kufe
3. Sıra (1) 4. Sıra (2)

Tabiîn
0 - 84
Kufe
2. Sıra (19) 3. Sıra (9) 4. Sıra (4)

Tabiîn
133 - 223
Basra
2. Sıra (1) 3. Sıra (4) 4. Sıra (41) 5. Sıra (188) 6. Sıra (68) 7. Sıra (4)

Tabiîn
40 - 132
Medine, Yemen
2. Sıra (226) 3. Sıra (3) 4. Sıra (2)
Meşhur rivayetçi Vehb b. Münebbih'in ağabeyi olan Hemman'ın Emevi Devletinin kurulmaya başladığı 40/660 yılına denk geldiği tahmin edilmektedir. Hz. Peygamber döneminde Müslüman olan babası, İran Kisrâsı I. Hüsrev tarafından gönderilen orduyla birlikte Yemen bölgesine gidip oraya yerleşenler arasındandır. Buradan hareketle de Hemmam’ın Yemen’de dünyaya geldiği düşünülmektedir. Aslen Horasan bölgesinin Herat kasabasından olan Münebbih ise, İranlı olup daha sonra Yemen’e yerleşenler için kullanılan Ebvânî nisbesiyle tanınmaktadır. Kaynaklar da Hemmâm’ın, Vehb, Ma’kıl, Ğaylan, Akîl ve Ömer adında kardeşleri olduğu zikredilmektedir. Ayrıca Hemmâm’ın kardeşi Vehb’in annesi Himyerli’dir. Hemmâm ve Vehb’in ana bir kardeş olduğu tespit edilemese de bu konu da aksi bir bilgi olmadığı için annesinin Himyerli olduğu söylenmektedir. İslâmi ilimler sahasında özellikle de hadis alanıyla ilgilendiği bilinen aile de hadis okuyup, hadis okutulmuştur. Özellikle Vehb’in iki oğlu Abdullah ve Abdurrahman, Ma’kıl’in oğulları Abdüssamed ve Akîl bunlar arasında bilinenlerdendir. Hayatı hakkında yeteri kadar bilgi bulunmayan Hemmâm’ın ticaret ile uğraştığı ve ilim tahsili için Medine’ye gittiği bilinmektedir. O, burada Yemenli bir sahâbi olarak bilinen Ebu Hureyre ile görüşerek ondan ilim tahsil etmiştir. Hemmâm hocası Ebu Hureyre’den yaklaşık olarak yüz kırk hadis dinlemiş bunlardan yüz otuz sekiz tanesini ise hadislerini derlediği sahifesinde yer vermiştir (Zehebî, Siyer, 5/311). Ebu Hureyre’nin ilim halkasında bir dönem bulunan Hemmâm’ın Medine’de bulunan diğer sahabiler ile görüşüp hadis dinlediği de düşünülmektedir. Nitekim Hemmâm’ın nakletmiş olduğu bir rivayette İbn Zübeyr’in ismine yer vermesi bu kanıyı destekler niteliktedir. Bunun yanı sıra ismi zikredilen hocaları arasında İbn Abbas, Muaviye b. Ebû Süfyan, Abdullah b. Zübeyr ve Abdullah b. Ömer de bulunmaktadır. Bunların yanı sıra yapmış olduğu ticaret ile birçok bölgeye gitmiş olsa da bunlara dair kesin bir bilgi bulunmamaktadır. Muhaddis yönüyle yetkin bir isim olan Hemmâm’ın birçok talebe yetiştirdiği de bilinmektedir. Bu öğrenciler; Mâmer b. Râşit, Vehb b. Münebbih, Muhammed b. Sinan, Akîl b. Ma’kıl, Akîl b. Ma’kıl’ın oğlu ve Ali b. Hasan b. Âteş es-San’âni’dir. Hemmâm’ın talebeleri arasında Mâmer b. Raşit’in ayrı bir yeri vardır. Mâmer, Hemmâm ile yaşının bir hayli ilerlediği dönemde görüşmüştür. Hemmâm ona Ebû Hureyre’den almış olduğu hadisleri ona okumuş, kalan kısımları ise Mâmer alıp okumayı tamamlamıştır. Hemmâm’ın yazmış olduğu es-Sahîfetü’s-sahîha adlı eseri günümüze ulaşan ilk yazılı hadis metinleri özelliğini taşımaktadır. Ancak ilerleyen dönemlerde bu eser Sahîfetü Hemmâm adıyla tanınmıştır. Eser içerisinde bulunan hadisler de Allah’ın sıfatları, sünnetin önemi, namaz, oruç, cihad, tövbe, âhlak, tavır, hareketler, geçmiş ümmetler, peygamberler, cennet, cehennem gibi konular yer almaktadır. Abdürrezzaâk es-San’ânî, Buhâri, Ahmed b. Hanbel ve Müslim gibi isimler Hemmâm’ın rivayetlerini aktarmış olan kimseler arasındadır. Emevi hilafetinin sona erdiği yıllarda, 90 küsür yaşlarında, San’a’da vefat eden Hemmâm b. Münebbih’in cenaze namazını San’a valisi Ömer b. Abdulhamîd kıldırmıştır. Vefat tarihine dair farklı görüşler bulunsa 132/750 senesi daha isabetli kabul edilir. Kaynaklarda hakkında olumsuz bir eleştiride bulunmayan İslâm uleması Hemmam’ın güvenilir bir muhaddis olduğu konusunda olumlu değerlendirmelerde bulunmuşlardır. Bunun yanı sıra onun rivayetleri Ahmed b. Hanbel’in Müsned’i, Kütüb-i Sitte ve diğer hadis mecmualarında yer almıştır. Sadûk, sika, râvî olarak vasf edilmiştir.