Meşhur ismi
Adı
Derecesi
Güvenirliliği
Doğum Yılı
Vefat Yılı
Yaşadığı
Yerler
Rivayetleri
Tabiîn
0 - 0
Medine
3. Sıra (18)
4. Sıra (17)
5. Sıra (1)
Tabiîn
0 - 205
Basra, Bağdat
2. Sıra (1)
3. Sıra (9)
4. Sıra (184)
5. Sıra (228)
6. Sıra (66)
7. Sıra (6)
8. Sıra (2)
Tabiîn
0 - 208
Medine, Bağdat
1. Sıra (2)
3. Sıra (2)
4. Sıra (7)
5. Sıra (171)
6. Sıra (247)
7. Sıra (88)
8. Sıra (13)
Tabiîn
80 - 151
Medine, Kufe, Mısır, Cezire, Bağdat, Rey
1. Sıra (9)
2. Sıra (14)
3. Sıra (123)
4. Sıra (552)
5. Sıra (118)
6. Sıra (18)
7. Sıra (1)
Hristiyan asıllı bir aileden gelen İbn İshak'ın büyük dedesi Hıyar/Yesar, Hâlid b. Velid'in Aynüttemr'i fethettiği sırada Medine'ye gönderdiği esirlerdendi. İslâmla burada tanışan ve Medine'de ikamet etmeye başlayan aile ilme uzak olmadığından kısa sürede ilmi çalışmalara yöneldi. Nitekim babası ishak, amcası Mûsâ ve Abdurrahman ile kardeşleri hadis ilmiyle uğraşmışlardır.
İbn İshâk ilk öğrenimine Medine’de babası ve amcalarından hadis, megâazî, siyer, şiir ve nesep gibi ilimleri tahsil etmekle başladı. Daha sonra bir çok ünlü alimden ders aldı. Hatta birçoğu sahabe neslinden gelen yüz kadar raviden hadis dinledi. Medine'de bulunduğu sürede Enes b. Mâlik ile görüştü ve Said b. Müseyyeb'ten kısa süre ders aldı. Otuzlu yaşlara geldiğinde ilim öğrenmek için Mısır’a seyahat etti. Mısır’dan Medine’ye döndüğünde Enes b. Malik ile arasının açılması sebebiyle Irak’a gitmek zorunda kaldı ve 151 yılında Bağdat'ta vefat etti.
İbn İshâk’ın Medine’den Irak’a gitmesi veya gönderilmesi konusunda farklı görüşler vardır. O’nun Horoz dövüştürdüğü, Mescid-i Nebevi’nin kadınlar bölümüne yakın yerine oturup kadınlarla konuştuğu veya Şiiliğe yöneldiği sebebi ile Medine valisi tarafından cezalandırıldığı bu sebeple de Irak’a gönderildiği bildirilir.
Abbâsîler devrine erişen İbn İshâk halifenin emriyle Allah Resûlü’nün meğâzîsini ilk olarak toplayan ve telif eden kişi olmuştur. Megazi türündeki bu eseri Hîre de Halife Ebû Caʻfer için yazmıştır.
Yaşadığı dönemde emîrü'l-mü'minîn" unvanıyla anılan muhaddislerden olan İbn İshak'tan pek çok kişi hadis ve megâzî rivayet etmiştir. İbn İshak'ın megâzî dışında çoğu ahkâma ait 17.000 hadis rivayet etmiş ve bunların İbrahim b. Sa'd el-Ensâri'nin elinde bulunduğu haber verilmiştir. Ancak Buhari onun rivayet ettiği hadisleri kitabına almamıştır.
İlk Musannıflarda olan İbn İshak, her saha geniş bir ilmi birikime sahipti. Zührî, onun Medine'd kaldığı sürece ilmin bu topraklardan silinmeyeceğini iddia etmiştir. İbn Hibbân da Medine'de kimsenin ona denk olmadığını bildirmiştir. Geniş ilmine rağmen durumu biraz ihtilaflıdır. İmâm Mâlik kendisini "Deccal" olarak nitelerken Şu'be b. Haccâc hadiste otorite kabul eder. İbn Uyeyne kendisiyle yedi yıl kaldığını ve bu süre zarfından kimsenin onu bir şeylerle itham etmediği söylemiştir. Yahya b. Main de "Sika" olduğu söylemiştir. Hakkında Şiiliğe meyyal olduğu, Mu'tezili ve Kaderî çizgide durduğu noktasında görüşler mevcuttur.
Netice itibariyle İbn İshâk tarihçiler tarafından siyer alanında eseri bize ulaşan ilk tarihçi olması sebebiyle önem arz etmekle birlikte hadisçiler tarafından pek makbul görülmez.
Tabiîn
38 - 94
Medine
1. Sıra (23)
2. Sıra (60)
3. Sıra (78)
Ehl-i beyt mensubu ve Şiîlerin 4. imamı kabul edilen Ali b. Hüseyin'in doğum tarihi konusunda farklı rakamlar telaffuz edilse de genel kabule göre 38/659 yılında Medine'de doğdu. Çocuklara hoşa giden isimleri tekerrüren veren bir Arap âdeti sunucu abisi ile aynı adı taşıdığından Ali el-Asgar olarak isimlendirildi. Babası Kerbela şehidi Hz. Hüseyin, annesinin ismi ve aslı ise tam bir muammadır. Genellikle Arap olduğu noktasında görüş ağırlığı bulunur ve bu fikri savunanlar Fâtıma, Berre, Harâr, Havle, Meryem, Sülâfe, Gazâle veya Selâme adlarını zikrederken; Acem olduğunu iddia edenler Sind veya Kâbil'den alınan esirlerinden olabileceğini üzerinde durur. Fakat müteahhir ya da Şîa yanlısı kaynaklar onun III. Yezdicerd'in kızı Şerhbanu olacağı üzerinde görüş belirtirler. İbadete düşkünlüğü ve Medine'de altında namaz kılmadığı bir tane ağaç bırakmadığından ibadet edenlerin süsü manasına gelen "Zeynelâbidîn" lakabıyla meşhur oldu. Takvası ve samimiyetinden dolayı “Seyyidü’s-sâcidîn, Seccâd, Zü’s-sefenât” gibi lakaplarla da anıldı.
Medine'de dedesi Hz. Ali'nin terbiyesinde yetişen Zeynelâbidîn, ilk eğitimini babasından aldı. Hac dışında ayrılmadığı şehirde sahâbe ve tabiînden birçok âlimle görüşme imkanı elde etti. Câbir b. Abdullah ve İbn Abbâs gibi genç sahâbîlerin meclislerine katıldı. Gençlik çağına kadar devam eden bu süreç babasının Emevi halifesi Yezid'e biat etmeyeceğini bildirmesiyle sekteye uğradı. Henüz 23 yaşında iken babasıyla birlikte Kerbela'ya gitti ve o sıralar hasta olmasından dolayı üzerlerine gönderilen ordunun gazabından kurtuldu. Hz. Hüseyin'in ailesinden kurtulan tek fert ve soyun devamını sağlayan evlat olarak tarihteki yerini almaya başladı. Kerbela'dan sağ kurtulduğunda vali Ubeydullah onu ve yanındakileri Dımaşk'a gönderdi. Yaşanan hadiselerden teessür duyduğunu ifade ederek Medine'ye dönmesinde yardımcı oldu. Yaşadığı hadisenin etkisinde kalan Ali, bundan sonraki hayatını ilim ve ibadetle geçirmeye karar verdi. Siyasi hadiselerden uzak kalarak Harre Vak'asına iştirak etmedi. Hayatının geri kalanını Emevi idaresi altında ancak Ehl-i beytin önde gelen ismi olması sebebiyle sıkıntılarla geçirdi. Hurûca cevaz vermeyip insanlara sabrı tavsiye etti ve Emevi halifelerinin arkasında namaz kılarak emir sahiplerine olan itaatin gerekli olduğunu bildirdi. 94 yılında 58 yaşında iken Medine'de vefat etti.
Evlilikleri tam olarak aydınlatılmasa da on tanesi erkek yedi tanesi kız olmak üzere toplam on yedi çocuğu olduğu belirtilmektedir. Bu çocukların isimlerini Abdullah, Ali, Hasan, Hüseyin el-Asgar, Hüseyin el-Ekber, Kâsım, Muhammed el-Bâkır, Ömer, Süleyman, Zeyd, Fâtıma, Gülsüm, Hasene/Ümmü Hasen, Hatice, Müleyke, Üleyye/Ümmü Ali ve Ümmü Hüseyin şeklindedir.
Sahabî
3 - 61
Medine
1. Sıra (57)
2. Sıra (42)
-
0 - 0
Kufe
3. Sıra (1)
4. Sıra (8)
5. Sıra (4)
Tabiîn
0 - 116
Kufe
1. Sıra (10)
2. Sıra (14)
3. Sıra (53)
Tabiîn
0 - 79
Kufe
1. Sıra (1)
2. Sıra (100)
3. Sıra (3)