Hadis Veritabanı


13813 kayıt bulundu

50
20
10
Meşhur ismi Adı
Derecesi Güvenirliliği
Doğum Yılı Vefat Yılı
Yaşadığı Yerler
Rivayetleri
Tabiîn
0 - 132
Kufe
1. Sıra (14) 2. Sıra (62) 3. Sıra (492) 4. Sıra (682) 5. Sıra (28) 6. Sıra (6) 7. Sıra (10)

-
167 - 252
1. Sıra (1) 2. Sıra (2) 3. Sıra (3) 4. Sıra (21) 5. Sıra (446) 6. Sıra (681) 7. Sıra (220) 8. Sıra (26) 9. Sıra (2) 10. Sıra (3)

Sahabî
0 - 13
Medine, Mekke
1. Sıra (315) 2. Sıra (6)

Sahabî 1
- 40
Medine, Mekke, Kufe
1. Sıra (2413) 2. Sıra (11)
Hz. Ali b. Ebû Tâlib, hicretten yaklaşık yirmi iki yıl önce (600) Mekke-i Mükerreme’de dünyaya gelmiştir. Babası Hz. Peygamber’in amcası Ebû Tâlib, annesi ise Fâtıma bint Esed’dir (İbn Sa'd, et-Tabakât, III, 19). Hz. Peygamber’e ilk iman edenlerden biri olan Ali, çocuklar arasında İslâm’ı kabul eden ve Resûlullah ile birlikte ilk namaz kılan kişi olarak kabul edilir (İbn Sa‘d, et-Tabakât, III, 21). Hicret gecesinde, müşriklerin suikast planını bozmak maksadıyla canı pahasına Hz. Peygamber’in yatağına yatmış, kendisine bırakılan emanetleri sahiplerine iade ettikten sonra Medine’ye hicret ederek Kubâ’da Resûl-i Ekrem’e yetişmiştir. Medine’de muhacirler ile ensar arasında kurulan kardeşlik bağı (muâhât) sırasında bizzat Hz. Peygamber tarafından "kardeş" olarak seçilmiştir (İbn Sa'd, Tabakât, III, 22). Hicretin ikinci yılında Hz. Peygamber’in kızı Hz. Fâtıma ile evlenen Hz. Ali’nin bu evlilikten Hasan, Hüseyin, Zeyneb ve Ümmü Külsûm adlı çocukları dünyaya gelmiştir (İbn Kuteybe, el-Maârif, s. 88). Hz. Ali, Tebük Gazvesi hariç -ki orada Hz. Peygamber’in vekili olarak Medine’de kalmıştır- tüm savaşlara katılmış, sancaktarlık yapmış ve Bedir, Uhud, Hendek ile Hayber’de büyük kahramanlıklar göstermiştir (Vâkıdî, el-Megâzî, II, 562). Sadece bir savaşçı değil, aynı zamanda vahiy kâtibi ve Hudeybiye Antlaşması’nın yazıcısı olan Hz. Ali, Kâbe’deki putların imha edilmesi gibi önemli görevleri de üstlenmiştir. Hz. Peygamber’in vefatından sonra cenaze yıkama ve defin işlemlerini bizzat yürütmüştür. İlk üç halife döneminde idarî ve askerî görevlerden ziyade ilimle meşgul olmayı tercih etmiş; fıkhî meselelerde Hz. Ebû Bekir ve Hz. Ömer’in en önemli danışmanlarından biri olmuştur. Resûl-i Ekrem’den 586 hadis rivayet ederek "müksirûn" arasında yer alan Hz. Ali, hadis naklinde aşırı titiz davranmış ve yeminle rivayet emniyetini sağlamıştır (Zehebî, A‘lâmü’n-nübelâ, II, 621). Kılıcının kınında taşıdığı ve "es-Sahîfe" olarak bilinen yazılı metin, onun sünnetin tesbitine verdiği önemi gösterirken; kendisinden oğulları Hasan ve Hüseyin ile İbn Abbas gibi ilim otoriteleri hadis naklederek bu ilmî mirası sonraki nesillere taşımışlardır (Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, I, 79). Hz. Osman’ın şehadetinden sonra 35 (656) yılında halifeliğe getirilen Hz. Ali’nin dönemi, İslâm tarihinin en sancılı süreçlerinden biri olmuştur. Hilafeti süresince Cemel Vak'ası ve Sıffîn Savaşı gibi dâhilî karışıklıklarla mücadele etmek zorunda kalmıştır (Taberî, Târih, I, 3066). Sıffîn’de askerlerinin baskısıyla kabul etmek zorunda kaldığı Hakem Olayı sonucunda ordusundan ayrılan ve Hâricîler olarak anılan grupla Nehrevan’da savaşmıştır. Bu süreçte bir yandan Muâviye b. Ebû Süfyân’ın muhalefeti, diğer yandan dâhilî huzursuzluklarla uğraşırken, 40 (661) yılında Kûfe’de Abdurrahman b. Mülcem adlı bir Hâricî tarafından sabah namazında zehirli bir hançerle yaralanmış ve birkaç gün sonra şehid olmuştur (İbnü’l-Esîr, el-Kâmil, III, 406). Hayatı boyunca Kur’an ve Sünnet’e tam bağlılığı, zühd hayatı, cesareti ve adaletiyle tanınan Hz. Ali, Necef’te defnedilmiştir.

Tabiîn
0 - 105
Medine
1. Sıra (7) 2. Sıra (35)

Sahabî
- 35
Medine, Mekke
1. Sıra (511) 2. Sıra (9)
Fil Vak‘ası’ndan altı yıl sonra Taif’te doğan ve Kureyş’in en köklü ailelerinden Ümeyyeoğulları’na mensup olan Ebu Abdullah Osman b. Affan, hem Cahiliye hem de İslam döneminde yüksek ahlakı, nezaketi ve ticari dürüstlüğüyle temayüz etmiş bir şahsiyettir (İbn Sa‘d, et-Tabakât, III, 53). Gençlik yıllarında Mekke’nin en önemli tüccarları arasında yer alan Hz. Osman, Hz. Ebu Bekir’in vesilesiyle İslam’ı kabul ederek ilk on Müslüman arasına girmiş ve bu tercihi sebebiyle amcası Hakem b. Ebu’l-As gibi akrabalarından ağır işkenceler görmesine rağmen inancından asla taviz vermemiştir (İbn Hacer, el-İsabe, IV, 377). Hz. Peygamber’in kızı Rukıyye ile evlenen ve onunla birlikte ilk Habeşistan hicretine katılan Hz. Osman, hanımının vefatının ardından Resul-i Ekrem’in diğer kızı Ümmü Gülsüm ile nikahlanmış, bu sebeple İslam tarihinde "iki nur sahibi" manasına gelen "Zü’n-nureyn" lakabıyla anılmıştır (İbn Sa‘d, III, 55; İbn Hacer, IV, 378). Hayatını haya ve cömertlik ekseninde şekillendiren bu büyük sahabi, Medine’deki su sıkıntısını Rume Kuyusu’nu satın alıp vakfederek çözmüş, Tebük Seferi hazırlıklarında ordunun teçhizatını (Ceyşü'l-Usre) bin deve ve büyük miktarda altınla tek başına desteklemiştir. Bu fedakarlığı üzerine Hz. Peygamber, "Bugünden sonra Osman ne yaparsa yapsın ona zarar vermez" diyerek onu cennetle müjdelemiştir (Ahmed b. Hanbel, Müsned, IV, 75; V, 63). Hz. Ömer’in şehadetinden sonra teşkil edilen şura tarafından 24 (644) yılında üçüncü halife olarak seçilen Hz. Osman’ın on iki yıllık iktidarı, İslam tarihinin hem en büyük fetihlerine hem de en sancılı kırılma noktalarına sahne olmuştur (İbn Sa‘d, III, 61). Hilafetinin ilk yarısında İslam orduları Horasan ve Kirman üzerinden ilerleyerek Sasani İmparatorluğu’na son vermiş, Kuzey Afrika’da Tunus ve Sudan topraklarına ulaşmış; Suriye Valisi Muaviye b. Ebü Süfyan’ın gayretleriyle kurulan ilk İslam donanması sayesinde ise Kıbrıs fethedilerek Bizans’a karşı Zatussavari deniz zaferi kazanılmıştır (İbn Hacer, IV, 379; Taberi, IV, 227). İdari alanda Kur’an-ı Kerim’in nüshalarını çoğaltarak ana merkezlere göndermiş ve böylece Müslümanlar arasında tilavet farklılıklarından doğabilecek büyük bir bölünmenin önüne geçmiştir (İbn Sa‘d, III, 59). Ancak hilafetinin ikinci yarısında, fetihlerin yavaşlamasıyla doğan ekonomik huzursuzluklar ve önemli makamlara kendi akrabalarını tayin etmesi gibi idari tasarruflar, Kûfe, Basra ve Mısır merkezli ciddi bir muhalefet dalgası doğurmuştur. Bu huzursuzluklar, isyancıların Medine’ye gelerek halifenin evini kuşatmasıyla trajik bir boyuta ulaşmıştır. Müslüman kanı dökülmemesi adına kendisine sadık genç sahabilerin savunma tekliflerini geri çeviren ve "Ben, Resulullah’ın benim üzerime kilitlediği kapıyı (sabrı) açmak istemem" diyerek ölümü bekleyen Hz. Osman, 18 Zilhicce 35 tarihinde evinde Kur’an okuduğu bir sırada isyancılar tarafından seksen iki yaşında şehid edilmiştir (Ahmed b. Hanbel, Müsned, I, 72; İbn Sa‘d, III, 71-74). Bu elim hâdise İslam dünyasında derin yaralar açmış olsa da Hz. Osman, ardında adaleti, vakarı ve Allah resûlune olan sadakatiyle yoğrulmuş eşsiz bir manevi miras bırakmıştır. Hz. Osman, ilmi derinliği ve Hz. Peygamber’in en yakınında bulunması hasebiyle hadis ilmi açısından kritik bir konumda yer alsa da rivayet konusunda son derece titiz ve ihtiyatlı davranmış bir sahabidir. Resul-i Ekrem’den bizzat işittiği hadisleri aktarırken hata yapma korkusuyla oldukça çekingen davranmış, bu sebeple ömrünü Peygamber’in yanında geçirmesine rağmen Kütüb-i Sitte’de kendisinden sadece 146 hadis nakledilmiştir (İbn Sad, et-Tabakât, III, 57). Onun hadis rivayetindeki bu ağırbaşlı ve seçici tavrı, çevresindeki insanlar tarafından "Ashap arasında hadisleri Osman’dan daha tam ve güzel rivayet eden birini görmedim, ancak o hadis rivayetinden çekinen bir zattı" şeklinde vasfedilmiştir (İbn Sa'd, III, 57). Özellikle fıkhi meselelere dair naklettiği hadisler İslam hukukunun şekillenmesinde temel teşkil etmiş, abdestin alınış şekli gibi ameli konularda bizzat uygulama yaparak sünneti öğretme yoluna gitmiştir (# B000179 Buhari, Vudu, 34). Diğer taraftan, hadislerin sahih bir şekilde korunması adına büyük bir hassasiyet göstermiş, rivayetlerin tam olarak nakledilmesine dikkat etmiştir (İbn Hacer, el-İsâbe, IV, 379). Hz. Osman’ın müstakil olarak rivayet ettiği hadisler, sonraki dönemlerde muhaddisler tarafından Müsned-ü Osman b. Affan gibi özel eserlerde toplanarak koruma altına alınmıştır (Ahmed b. Hanbel, Müsned, I, 58-75).

Tabiîn
107 - 165
Basra
2. Sıra (2) 3. Sıra (21) 4. Sıra (344) 5. Sıra (61) 6. Sıra (12)

Sahabî
- 61
Kufe, Basra
1. Sıra (115) 2. Sıra (5)

Tabiîn
22 - 110
Medine, Basra
1. Sıra (939) 2. Sıra (644) 3. Sıra (182)