Hadis Veritabanı


13808 kayıt bulundu

50
20
10
Meşhur ismi Adı
Derecesi Güvenirliliği
Doğum Yılı Vefat Yılı
Yaşadığı Yerler
Rivayetleri
Tabiîn
15 - 94
Medine
1. Sıra (348) 2. Sıra (1243) 3. Sıra (45) 4. Sıra (3)
Mekke’nin ileri gelen kollarından Beni Mahzum'a mensuptu. Hicretin 15. yılında Medine’de dünyaya geldi. Dedesi Hazn b. Ebû Vehb, babası Müseyyeb b. Hazn ve annesi Ümmü Saîd bt. Sahr sahâbedir. Büyük dedesi Ebû Vehb’in Kâbe’nin yeniden inşası sırasında Hacerü’l-esved’i yerine koyan kişi olduğu söylenir. Hazn b. Ebû Vehb, İslâm saflarına katıldığında Hz. Peygamber "kaba, elverişsiz arazi” anlamına gelen ismini değiştirmeyi teklif etse de alışkanlıklarından vaz geçemeyeceğini söyleyip isminde sabit kaldı. Hicretin 12. yılında peygamberlik iddiasıyla ortaya çıkan Müseylimetülkezzâb’a karşı yapılan Yemâme Savaşında şehit düştü. Babası Müseyyeb Rıdrân Biatı'nda bulundu ve Suriye fetihlerine katıldı. Sahâbi ailesi içerisinde doğan Saîd b. Müseyyeb, Hz. Ömer b. Hattâb’ın halifeliğinin 2. senesinde yani 15/636 yılında dünyaya geldi. İlk eğitimini ailesinden aldıktan sonra Medine'deki fakih ve muhaddis sahâbilerden ders aldı. Evlilik yaşına eriştiğinde sahâbenin önde gelen isimlerinden olan Ebû Hüreyre’nin kızı ile evlendi ve bu evliliğinden hiç çocuğu olmadı. İkinci bir evliliği Ümmü Habîb bt. Ebû Kerim ile yaptı. Bu evlilikten Muhammed, Saîd, İlyas adında üç oğlu ile Ümmü Osman, Ümmü Amr ve Fâhite isimli üç kızı dünyaya geldi. Ayrıca cariyesinden Meryem isimli bir kızının daha oldu. Sahâbenin ileri gelenleri ile bir araya gelen Saîd b. Müseyyeb birçok hadis öğrendi. Bu hadisler temel hadis kaynaklarında yer aldı ve hüküm ihtiva etmeleri bakımından da fıkıh eserlerine işlendi. Hadiste kazandığı yetkinlikle “sika, hafız, müfti, sebt, hüccet, memun, vera ehli ve çok hadis rivayet eden” nitelemelerine haiz görüldü. Ebû Hüreyre’den hadis öğrenen Saîd’in Hz. Ebû Bekir, Übey b. Kâ‘b, Bilâl-i Habeşî, Sa‘d b. Ubâde, Ebû Zer el-Gıfârî ve Ebü’d-Derdâ gibi sahâbîlerden olan rivayetleri mürseldir. Fıkıh'ta yetkindi ve Hz. Peygamber’in sahâbîleri sağ iken Saʻîd b. el-Müseyyeb fetva veriyordu. Bu durumu kendisi şöyle ifade ederdi: “Benden başka Hz. Peygamber’in, Ebû Bekir ve Ömer’in verdiği hükümleri daha iyi bilen kimse kalmamıştır.” Rivayet ettiği hadisler Sahiheyn, Ebu Davud ve Nesai'nin sünen'lerinde yer alır. Hulefa-yi Raşidîn döneminin büyük bir kısmına şahitlik eden İbn Müseyyeb, Emevi hilafetinin de yarısından fazlasını müşahede etmiştir. Yezid b. Abdülmelik döneminde cereyan eden Harre Vak'ası sırasında Medine'de olmasına rağmen komutan Müslim b. Ukbe'ye biat etmedi. Yaptığı başkaldırıyla idam cezasına çarptırıldı ancak şahitlerin tanıklığıyla kurtuldu. Hiçbir zaman zorlama ve kabalıktan yana olmayan Said, dayatmalara da direnmesini bildi. Nitekim ilerleyen süreçte Abdülmelik b. Mervan Şam'da Abdullah b. Zübeyr'in Mekke'de halifeliğini ilan ettiğinde iki tarafı da desteklemedi. Abdülmelik'in valilerinin tecrid, zorlama ve kırbaçlarına boyun eğmedi. Hayatını fetva vermeye ve hadis nakletmeye adayan Said b. Müseyyeb, vefatına yakın dönemlerde iki gözünü de kaybetti. Uzun ve bereketli bir ömrün akabinde 94/713 senesinde Velîd b. Abdülmelik’in hilafeti zamanında seksen yaşlarında iken vefat etti.

Tabiîn
0 - 94
Medine
1. Sıra (8) 2. Sıra (173) 3. Sıra (4)

Tabiîn
0 - 152
Medine
2. Sıra (2) 3. Sıra (4) 4. Sıra (82) 5. Sıra (11) 6. Sıra (1)

Diğer
150 - 240
Bağlan
1. Sıra (2) 3. Sıra (3) 4. Sıra (615) 5. Sıra (1372) 6. Sıra (457) 7. Sıra (66) 8. Sıra (4)

Tabiîn
0 - 136
Medine
1. Sıra (26) 2. Sıra (87) 3. Sıra (489) 4. Sıra (50) 5. Sıra (3)

Tabiîn
19 - 94
Medine, Mısır
1. Sıra (40) 2. Sıra (472) 3. Sıra (20) 4. Sıra (4)

Tabiîn
0 - 120
Kufe
1. Sıra (1) 2. Sıra (2) 3. Sıra (44) 4. Sıra (7)

Tabiîn
0 - 120
Kufe
1. Sıra (14) 2. Sıra (41) 3. Sıra (1)

Diğer
95 - 193
Kufe, Basra
4. Sıra (5) 5. Sıra (7) 6. Sıra (16)
Hicri 95 (713) senesinde ilim ve kültür merkezlerinden Kûfe’de dünyaya gözlerini açan Ebû Bekr Şu‘be b. Ayyâş b. Sâlim el-Esedî el-Kûfî, Esedoğulları’ndan Vâsıl b. Hayyân’ın azatlısı olması sebebiyle "Esedî" nisbesiyle, geçimini sağlamak amacıyla yürüttüğü buğday ticareti hasebiyle de "Hannât" unvanıyla tanınmıştır. Kıraat ilmindeki müstesna konumunu ve sarsılmaz otoritesini doğrudan Kûfe’nin büyük imamı Âsım b. Abinnücûd’a borçlu olan Ebû Bekir, dönemin yaygın temayülünün aksine başka hocalardan ders almayıp münhasıran Âsım’a intisap etmiştir. Beşer ayetlik usulle üç yıl (yahut altı-yedi yıl) boyunca azimle Kur’an-ı Kerîm’i hocasına üç kez hatmeden âlim; Âsım - Zir b. Hubeyş - Abdullah b. Mes‘ûd ve Hz. Peygamber silsilesine uzanan en sağlam halkanın taşıyıcılarından biri olmuştur. Kûfe halkı nezdinde başlangıçta Hafs b. Süleyman dâhil Âsım’ın diğer talebelerine nisbetle daha yüksek bir itimada mazhar olan Ebû Bekir, İbn Mücâhid sonrasında kırâat-i seb'a sistematiğinin teessüs etmesiyle Âsım kıraatini geleceğe taşıyan iki ana râviden biri konumuna yükselmiştir. Hafs ile arasında 520 okuyuş farkı bulunan müellif, ömrünün son yirmi yılında doğrudan kıraat okutmak yerine vecih ve ihtilafları aktarmaya yönelmiş; bu birikim Yahyâ b. Âdem tarafından kaleme alınarak yazılı literatüre kazandırılmıştır. Onun meclisinden Kisâî, Hafs ed-Dûrî ve Yahyâ el-Uleymî gibi kıraat tarihinin abide şahsiyetleri yetişmiştir. (İbn Sa'd, et-Tabakât, VI, 386; Zehebî, A'lâmü'n-nübelâ, VIII, 505). Hadis sahasında da köklü bir ilmî müktesebata sahip olan Ebû Bekir b. Ayyâş; başta kıraat hocası Âsım olmak üzere Ebû İshak es-Sebîî, A‘meş, Humeyd et-Tavîl, Habîb b. Ebû Sâbit ve Hişâm b. Urve gibi seçkin üstatların hafıza ambarından istifade etmiştir. Kendisinden de Abdullah b. Mübârek, Vekî‘ b. Cerrâh, Ebû Dâvûd et-Tayâlisî, Ahmed b. Hanbel ve Ebû Bekir b. Ebû Şeybe gibi hadis dünyasının dev isimleri ders alarak rivayette bulunmuştur. Hadis tenkitçileri nezdindeki konumu ise muhtelif değerlendirmelere sahne olmuştur; Yahyâ b. Maîn kendisini "sika" kabul ederken, Ahmed b. Hanbel onun dürüstlüğünü takdir etmekle birlikte bilhassa yaşlılık döneminde şifahî aktarımlarında hatalarının arttığını, ancak yazılı metinlerinin son derece sağlam olduğunu kaydetmiştir. Süfyân b. Uyeyne’nin Mekke’de kendisine gösterdiği hürmet ve sorulan soruları ona havale etmesi, ilmî itibarının açık bir nişanesidir. Nitekim Müslim dışındaki Kütüb-i Sitte müelliflerinin tamamı rivayetlerine eserlerinde yer ayırmıştır. (Buhârî, et-Târîhu'l-kebîr, IX, 14). Görkemden uzak, münzevi, rüsumat ve gösterişten kaçınan tavizsiz bir ömür süren Ebû Bekir b. Ayyâş, ibadete düşkünlüğü, helal-haram hususundaki hassasiyeti ve sünnete bağlılığı ile tanınmıştır. Günlük hatimler indirdiğine dair nakiller onun Kur’an ile hemhal oluşunun derecesini gösterirken, devrinin çalkantılı itikadî meselesi olan "halku'l-Kur'ân" tartışmalarında sert ve net bir tutum takınmış, Kur’an’ın mahlûk olduğunu iddia edenleri şiddetle reddetmiştir. Kur’an-ı Kerîm’in otuz cüze bölünmesiyle ilgili Eczâü selâsîn adıyla bir eser de kaleme alan büyük imam, Cemâziyelevvel 193’te (Mart 809) doğup büyüdüğü Kûfe şehrinde hayata gözlerini yummuştur. (Zehebî, A'lâmü'n-nübelâ, VIII, 498-503).

Tabiîn
98 - 179
Basra
1. Sıra (13) 2. Sıra (10) 3. Sıra (289) 4. Sıra (782) 5. Sıra (265) 6. Sıra (22)