Meşhur ismi
Adı
Derecesi
Güvenirliliği
Doğum Yılı
Vefat Yılı
Yaşadığı
Yerler
Rivayetleri
Tabiîn
0 - 141
Basra
1. Sıra (3)
2. Sıra (24)
3. Sıra (349)
4. Sıra (123)
5. Sıra (17)
Tabiîn
0 - 0
Şam, Humus, Hadramevt
2. Sıra (13)
3. Sıra (6)
4. Sıra (1)
Tabiîn
0 - 0
Dımeşk, Kırkîsyâ
1. Sıra (1)
2. Sıra (6)
3. Sıra (9)
4. Sıra (8)
Tabiîn
0 - 80
Şam, Humus, Hadramevt
1. Sıra (10)
2. Sıra (126)
3. Sıra (15)
5. Sıra (1)
-
317 - 410
Nisabur
6. Sıra (14)
7. Sıra (70)
8. Sıra (83)
9. Sıra (30)
10. Sıra (9)
11. Sıra (1)
Diğer
0 - 248
Dımeşk, Bağdat, Büsr
5. Sıra (1)
6. Sıra (5)
Etbau'-Tabiîn
0 - 212
Şam
2. Sıra (3)
3. Sıra (6)
4. Sıra (57)
5. Sıra (66)
6. Sıra (21)
7. Sıra (2)
Etbau'-Tabiîn
97 - 174
Mısır, Hadramevt
2. Sıra (1)
3. Sıra (89)
4. Sıra (266)
5. Sıra (109)
6. Sıra (25)
7. Sıra (3)
Tebeu’t-tâbiîn âlimlerinden muhaddis ve fakih İbn Lehîa, Mısır'ın önemli şehirlerinden Kahire'de 97/715 yılında Emevi asrında dünyaya geldi. Hadramîlere mensup olup künyesi Ebû Abdurrahman’dı. Erken yaşlarda ilim öğrenmeye başladı ve Tabiin'den 72 kişiyle görüşerek onlardan ders aldı. Her sahada ilim toplamak niyetiyle rıhleler yaptı ve edindiği bilgi nihayetinde Mısır'ın kadısı, fakihi, muhaddisi ve büyük alimi kabul edildi.
Geniş bir birikimi elde eden ibn Lehîa'nın hadis ve ahbar rivayetleri oldukça fazlaydı. Ahmed b. Hanbel, Ebu Hatim ve İbn Mehdi gibi hadis erbabı kendisini övgüyle anmış olmasına rağmen muhaddislerin nazarında o zayıf kabul edilir. Zayıf bir râvî olup yanında çok sayıda hadis vardı. rivayetleri gevşek tutar ve zayıf ravilerden tedlis yapardı. Nitekim 169 yılında evinde çıkan yangın sonucu sahip olduğu kütüphanesi ortadan kaybolunca artık hafızasında kalanlarla idare etmek istek istemesine rağmen hafızası birkaç defa kendisini yanılttığından söyledikleri hüccet kabul edilmedi. Bu sebeple ilk zamanlarda ondan hadis dinleyenlerin rivayet durumları, son zamanlarda ondan hadis dinleyenlerin durumundan daha iyidir. Mısır halkı ise onun zihin karışıklığına düşmediğini, onun ilk ve son zamanlarında aynı olduğunu söylemektedirler. Ancak kendi rivayetleri dışındaki hadisler kendisine okunur, o da buna sükût ederdi. Bu durum kendisine hatırlatıldığında ise, “Benim bunda ne günahım var? Bir kitap getirip ondan okuyorlar; sonra da kalkıp gidiyorlar. Eğer benden sormuş olsalardı ben onlara okudukları şeyin benim hadisim olmadığını söylerdim.” derdi. Hakkında Şiilik ithamı da yapıldı.
155-164 yılları arasında Mısır kadılığı vazifesini yürüttü. Hayatının sonlarına doğru aklı karıştı. İbn Lehîa 174/790 yılında, Abbasi halifesi Hârûn’un hilafeti zamanında Mısır’da vefat etti.