Hadis Veritabanı


13814 kayıt bulundu

50
20
10
Meşhur ismi Adı
Derecesi Güvenirliliği
Doğum Yılı Vefat Yılı
Yaşadığı Yerler
Rivayetleri
Tabiîn
0 - 0
Yemame
2. Sıra (17) 3. Sıra (20) 4. Sıra (9)

Diğer
170 - 248
Mısır, Dımeşk, Antakya
4. Sıra (3) 5. Sıra (33) 6. Sıra (156) 7. Sıra (59) 8. Sıra (11)

Tabiîn
125 - 197
Medine, Mısır
2. Sıra (6) 3. Sıra (20) 4. Sıra (354) 5. Sıra (1404) 6. Sıra (381) 7. Sıra (82) 8. Sıra (6)
Kureyş'in Beni Fihr kolunun mevlâlarından olan Abdullah b. Vehb, Emevilerin hüküm sürdüğü asırda 125/743 yılında Mısır'da doğdu. Benî Fihr'den Yezid b. Rummâne'nin mevlası olduğu bildirilir. Erken yaşlarda eğitim almaya başladı ve 17 yaşında iken hadis ilmine yönelip 148 yılında İmam Malik'in yanına giderek 168 yılına kadar yirmi yıl yanında kaldı. Bu yirmi yıllık süreçte onun sohbetlerini dinlediği gibi Zühri'nin yirmiden fazla öğrencisiyle görüşme imkanı elde etti. Daha fazla rivayet elde etmek için Irak ve Hicaz bölgelerine yolculuklar yaptı ve 400'den fazla şeyhten hadis dinledi. İmam Malik'in eden Abdullah, onun en güvenilir talebesi olma şansını yakaladı. İmam Malik de kendisine ders vermek mutlu olarak ona hitaben fakih ifadesini kullanmayı tercih ederdi. Fıkhı İmam Malik ve Leys b. Sa'd'dan öğrenmişti. İnsanlar İmam Malik'in rivayetinde bir şüpheye düştüklerinde Abdullah'a danışırlardı. İbn Vehb, kendisine ulaşan rivayetleri hocalarından İmam Malik ve Leys b. Sa'd'a arz ederek onların değerlendirmeleriyle bir netice elde etmeye çalıştı. Rivayetini elde ettiği hadisleri ezberlemenin yanında tasnif de ederek bir düzen oluşturdu. Bu titiz kolleksiyonerliği sebebiyle 100 bin civarında hadis toplayarak bunlardan 20 bin tanesini kendi eserlerinde bir araya getirdi (Zehebi, Siyer, 9/225). Hadislerinin büyük çoğunluğu öğrencisi Hermele tarafından rivayet edildi. Abdullah b. Vehb'in yaşadığı asırda hadis ilmine vakıf olmak için rıhle geleneği canlı bir şekilde devam ettiği kadar hadis rivayetinde şeyhten hadis öğrenme metotlarının da gelişme gösterdiği bilinir. Bu nedenle Abdullah, rivayetlerinde Semaı diğerlerinden ayıran lafızları kullanmaya özen gösterdi. "Ahberanâ" ve "Haddesenâ" kelimelerini bilinçli bir şekilde kullanarak iki lafzın ayrımını yaptı. Onun bu mahir bilgeliğini fark eden ulema kendisine "divânü'l-ilim" lakabını verdi. Ömrünün geri kalanını üç önemli iş için tahsis eden İbn Vehb'in bir kısmını Rabıta'da, bir kısmını Mısır'da insanları eğitiminde ve üçüncü kısmını hacda geçirdiği söylenir. Tam 36 defa hacca gittiği bildirilen Abdullah b. Vehb, Abbasi hilafeti döneminde 197/813 yılında vefat etti. Rivayet edildiğine göre kendisine kadılık teklif edildiğinde evine kapanmış ve kıyamet hallerine dair bir eser okuyunca kendisinden geçerek ruhunu teslim etmiştir.

Tabiîn
0 - 97
1. Sıra (2) 2. Sıra (93) 3. Sıra (5)

Sahabî
- 74
Medine, Rebeze
1. Sıra (210) 2. Sıra (2)
Medine yakınlarında yaşayan Eslemoğulları kabilesine mensup olan ve künyesi Ebû Müslim olarak da bilinen Seleme b. Amr b. Sinan el-Ekva, İslam tarihinin en cesur piyadelerinden biri olarak tanınmaktadır (İbn Sa'd, et-Tabakât, IV, 305). Bedir, Uhud ve Hendek savaşlarında yer almaması sebebiyle bu dönemde yaşının küçük olduğu veya henüz Müslüman olmadığı düşünülse de Hudeybiye Antlaşması'nda hazır bulunarak Hz. Peygamber’e yolunda ölmeye hazır olduğuna dair bir değil, tam üç kez biat etmesiyle sadakatini kanıtlamıştır (Buhârî, "Cihad", 110). Katıldığı yedi gazve ve dokuz seriyye arasında özellikle Gabe Gazvesi, onun askeri dehasının zirvesidir; nitekim develeri kaçıran yağmacıları tek başına yaya olarak takip edip gür sesiyle etrafa baskını haber vermiş ve Zukared kuyusu başında develeri geri almayı başarmıştır. Bu olağanüstü üstünlüğü üzerine Hz. Peygamber, "Bugün en iyi piyademiz Seleme'dir" diyerek onu onurlandırmış ve kendisine hem piyade hem de süvari hissesi vererek ödüllendirmiştir (Taberânî, VII, 16). Hz. Peygamber’in yakın çevresinde yer alan, zaman zaman gönüllü olarak korumalığını yapan ve onun hayır dualarını alan Seleme, Resulullah'ın vefatından sonra Kuzey Afrika seferlerine katılsa da hayatının geri kalanını ağırlıklı olarak hadis rivayeti ve fetva ile geçirmiştir. Hz. Osman’ın şehadetinden sonra Medine yakınındaki Rebeze’ye yerleşen, güzel ahlakı ve cömertliğiyle tanınan Seleme b. Ekva, ömrünün son günlerinde döndüğü Medine’de 74 (693) yılında seksen yaşlarında vefat etmiştir (İbn Sa'd, et-Tabakât, IV, 305). Hadisçi kimliği açısından değerlendirildiğinde Seleme b. Ekva, rivayetlerinde dürüstlüğü ve titizliğiyle öne çıkan bir sahabidir. Hz. Peygamber’in yanı sıra Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer ve Hz. Osman gibi isimlerden de hadis nakletmiş olan Seleme'nin, mükerrerlerle birlikte toplam 174 rivayeti bulunmaktadır (İbn Sa'd, et-Tabakât, IV, 305). Bu rivayetlerin on altısı Buhârî ve Müslim tarafından ittifakla kabul edilmiştir. Özellikle Buhari'nin "Sülasisiyyat" denilen ve en kısa yoldan ulaşan kıymetli rivayet zincirlerinde otuz dokuz hadisiyle önemli bir yer tutar (Buhârî, et-Tarihu'l-Kebir, IV, 69). Oğlu İyas ve hizmetlisi Yezid b. Ebu Ubeyd gibi isimler onun en önemli ravileri arasında yer alarak bu ilmi mirası Tabiin nesline aktarmışlardır (İbn Sa'd, et-Tabakât, IV, 305).

-
0 - 267
4. Sıra (1) 5. Sıra (42) 6. Sıra (91) 7. Sıra (41) 8. Sıra (3)

Tabiîn
131 - 203
Basra, İsfahan
1. Sıra (1) 3. Sıra (4) 4. Sıra (157) 5. Sıra (298) 6. Sıra (97) 7. Sıra (11) 8. Sıra (1)

Tabiîn
74 - 152
Basra, Destevâ, Ehvaz
1. Sıra (1) 2. Sıra (5) 3. Sıra (157) 4. Sıra (372) 5. Sıra (174) 6. Sıra (5) 7. Sıra (1)