Hadis Veritabanı


13813 kayıt bulundu

50
20
10
Meşhur ismi Adı
Derecesi Güvenirliliği
Doğum Yılı Vefat Yılı
Yaşadığı Yerler
Rivayetleri
Etbau'-Tabiîn
97 - 161
Mekke, Kufe, Bağdat, Yemen
1. Sıra (136) 2. Sıra (21) 3. Sıra (710) 4. Sıra (2042) 5. Sıra (818) 6. Sıra (47) 7. Sıra (3)

Tabiîn
0 - 99
Kufe
1. Sıra (26) 2. Sıra (20) 3. Sıra (65)

Tabiîn
0 - 63
Kufe, Vâsıt
1. Sıra (60) 2. Sıra (546) 3. Sıra (3)

Sahabî
- 36
Medine, Mekke, Basra, Şam
1. Sıra (96)
Ebû Muhammed Talha b. Ubeydillâh b. Osmân et-Teymî el-Kureşî, nesebi Hz. Peygamber ile Mürre’de birleşen, annesi sahâbeden Alâ b. Hadramî’nin kız kardeşi Sa‘be bint Abdullah olan ve cennetle müjdelenmiş on sahâbîden biridir (İbnü’l-Esîr, III, 85). Hz. Ali ile aynı yıl doğduğu zikredilse de vefatındaki yaşına dair rivayetler daha önce doğmuş olabileceğini göstermektedir (İbn Sa‘d, III, 224). Mekke’nin önemli tüccarlarından biri olan Talha b. Ubeydullah, ticaret için bulunduğu Busrâ’da bir rahipten Hz. Muhammed’in peygamberliğini öğrenince hemen Mekke’ye dönmüş ve Hz. Ebû Bekir vasıtasıyla ilk müslümanlar arasında yer almıştır (İbn Sa‘d, III, 214-215). Müslüman olduğu günlerde Hz. Ebû Bekir ile aynı ipe bağlanarak işkence gördüğünden her ikisi “Karîneyn” lakabıyla anılmıştır (İbn Kuteybe, 228). Vahiy kâtipliği de yapan Talha b. Ubeydullah, Suriye’de olduğu sırada meydana gelen Bedir Gazvesi’ne Hz. Peygamber’in onu istihbarat için Şam yoluna göndermesi sebebiyle katılamamış, ancak Medine’ye döndüğünde kendisine ganimetten pay verilmiştir (İbn Hişâm, II, 66). Uhud Gazvesi’nden itibaren bütün savaşlarda yer almış, özellikle Uhud’da Resûlullah’ı korurken vücudundan ağır yaralar almış ve eli çolak kalmıştır (İbn Sa‘d, III, 217). Bu kahramanlığı üzerine Hz. Peygamber, “Talha’ya cennet vâcip oldu” buyurmuştur (Tirmizî, “Menâkıb”, 21). Hz. Ebû Bekir döneminde ridde olaylarının bastırılmasında aktif rol oynamış (İbn Sa‘d, III, 216), Hz. Ömer’in halife seçimi için belirlediği altı kişilik şûra heyetinde yer almıştır (Taberî, II, 227-234). Hz. Osman’ın öldürülmesinden sonra Hz. Ali’ye biat etmişse de daha sonra Hz. Âişe ve Zübeyr b. Avvâm ile birlikte katillerin cezalandırılmasını istemiştir (Zehebî, I, 33-35). Ancak Cemel Vakâsı’nda Hz. Ali ile görüştükten sonra savaşmaktan vazgeçip geri çekilmesine rağmen Mervân b. Hakem tarafından 656 yılında şehit edilmiştir (İbn Sa‘d, III, 223). Zenginliği ve cömertliğiyle tanınan, Hz. Peygamber tarafından “hayr, feyyâz, cûd” sıfatlarıyla anılan Talha, geriye büyük bir miras ve birçok hadis rivayeti bırakmıştır (İbnü’l-Esîr, III, 86; İbn Sa‘d, III, 221-222). Hz. Peygamber ile olan yakınlığı ve İslâm’ı ilk kabul edenlerden biri olması sayesinde hadis rivayetinde önemli bir konum edinmiş; kendisinden başta oğulları Yahyâ, Mûsâ ve Îsâ olmak üzere pek çok isim ilim tahsil etmiştir (İbn Sa‘d, III, 214-225). Resûl-i Ekrem’den bizzat yaptığı rivayetlerin yanı sıra Hz. Ebû Bekir ve Hz. Ömer’den de hadis nakleden Talha b. Ubeydullah'ın râvilik halkasında; Seleme b. Ekva‘, Saîd b. Zeyd, Mâlik b. Evs, Kusem b. Abbas, Saîd b. Osman b. Affân, Ahnef b. Kays ve Ebû Seleme b. Abdurrahman gibi dönemin önde gelen isimleri yer almaktadır (Mizzî, XIII, 412-424).

Tabiîn
0 - 92
Medine
1. Sıra (6) 2. Sıra (81) 3. Sıra (3)

Tabiîn
0 - 0
Kufe
1. Sıra (5) 2. Sıra (4) 4. Sıra (1)

Sahabî
- 56
Medine
1. Sıra (34)
Cüveyriye bt. Hâris (r.anha), milâdî 607 yılında doğmuştur. Tam adı Cüveyriye bt. el-Hâris b. Ebî Dırâr b. Habîb b. Âiz b. Mâlik b. Cezîme b. Sa‘d b. Amr b. Rebîa b. Hârise b. Amr’dır (İbn Esîr, Üsdü’l-Ğâbe fî Ma‘rifeti’s-Sahâbe, VI, 56; İbn Hacer, el-İsâbe fî Temyîzi’s-Sahâbe, VII, 565)Cüveyriye bt. Hâris (r.anha), Huzaa kabilesinin Benî Mustalik koluna mensuptur. (İbn Hazm, Cevâmiu’s-Sîreti’n-Nebeviyye, I, 34) Babası, Mustalikoğulları’nın reisi olan Hâris b. Ebî Dırâr’dır. (Zehebî, Siyeru A‘lâmi’n-Nübelâ, II, 261) Bu sebeple kabilesi içinde itibarlı ve tanınmış bir ailenin kızı olarak yetişmiştir.Cüveyriye bt. Hâris (r.anha), Hz. Peygamber (sav) ile evlenmeden önce amcasının oğlu Müsâfi b. Safvân zi’ş-Şüfr ile evliydi. Kaynaklarda İslâm düşmanı olduğu belirtilen bu kişi, hicretin beşinci yılında gerçekleşen Benî Mustalik (Müreysî) Gazvesi sırasında öldürülmüş ve Cüveyriye bt. Hâris (r.anha) bu olaydan sonra genç yaşta dul kalmıştır. (İbn Hacer, el-İsâbe, VII, 566)Mustalikoğulları, Hendek Gazvesi öncesinde Müslümanlara karşı savaş hazırlıklarına başlamışlardı. Bunu haber alan Hz. Peygamber (sav), Benî Mustalik üzerine bir sefer düzenlemiş ve yapılan savaşta bu kabile mağlup edilmiştir. Bu savaşta çok sayıda esir alınarak Medine’ye götürülmüş ve ganimetler arasında taksim edilmiştir. Kocası bu savaşta öldürülen ve henüz yirmi yaşlarında bulunan Cüveyriye bt. Hâris (r.anha) da esirler arasında yer almış ve Sâbit b. Kays b. Şemmâs’ın (veya amcazadesinin) hissesine düşmüştür.Cüveyriye bt. Hâris (r.anha), esaretten kurtulmak için ödeyeceği fidye miktarını Sâbit b. Kays ile belirlemiş, ancak bu miktarı temin edememesi üzerine Hz. Peygamber’in (sav) huzuruna çıkmış, kendisini tanıtmış ve fidyesinin ödenmesi hususunda yardım istemiştir. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav), fidyesini ödemiş ve kendisiyle evlenmeyi teklif etmiştir. Cüveyriye bt. Hâris (r.anha) bu teklifi kabul etmiş ve böylece “müminlerin annesi” olmuştur (İbn Hacer, el-İsâbe, VII, 566; Zehebî, Siyer, II, 263).Hz. Peygamber’in (sav) Cüveyriye bt. Hâris (r.anha) ile evlendiğini duyan Müslümanlar, Rasûlullah’ı memnun etmek ve onun hısımları olarak gördükleri Mustalikoğulları’na iyilikte bulunmak için ellerinde bulunan esirlerin tamamını serbest bırakmışlardır. Bu gelişme, Mustalikoğulları ile Müslümanlar arasındaki düşmanlığın sona ermesine ve bu kabilenin kısa süre içerisinde İslâmiyet’i kabul etmesine vesile olmuştur. Bu yönüyle bu evlilik, büyük bir kabilenin İslâm saflarına katılmasına sebep olmuştur.Cüveyriye bt. Hâris (r.anha)’ın İslâmiyet’i kabul etmeden önceki adı Berre idi. Hz. Peygamber (sav), bu ismi değiştirmiş ve ona “Cüveyriye” adını vermiştir. Kaynaklarda “Berre” isminin “çok iyi, çok hayırlı” gibi anlamlar taşıdığı ve bunun kişinin kendisini temize çıkarması anlamına gelebileceği için uygun görülmediği belirtilmektedir. (Buhârî, el-Edebü’l-Müfred, 225)Kaynaklarda Cüveyriye bt. Hâris (r.anha)’ın zühd ve takvâ sahibi, ibadete ve infaka düşkün, son derece mütevazı bir hayat yaşayan bir hanım olduğu anlatılmaktadır. Nitekim Hz. Peygamber (sav) bir gün kendisine evde yiyecek bir şeyin olup olmadığını sormuş, bunun üzerine Cüveyriye bt. Hâris (r.anha) şöyle demiştir:“Hayır vallahi yâ Resûlallah! Yanımızda azatlı cariyemin sadakadan verdiği bir koyun kemiğinden başka hiçbir yiyecek yoktur.” (Müslim, es-Sahîh, Zekât, 169)Bu rivayet, onun son derece zor şartlar altında yaşamasına rağmen hâlinden şikâyet etmediğini, kanaatkâr, sabırlı ve dünyaya bağlı olmayan bir hayat sürdüğünü açıkça göstermektedir. Aynı zamanda onun hayırsever bir hanım olduğu, kendisi çoğu zaman zor şartlarda yaşadığı hâlde başkalarını gözettiği de kaynaklarda ifade edilmektedir.Cüveyriye bt. Hâris (r.anha), Hz. Peygamber (sav) ile yaklaşık altı yıl süren evliliği boyunca ondan yedi hadis rivayet etmiştir. Bu rivayetlerden dört tanesi Kütüb-i Tis‘a’da farklı varyantlarla yer almaktadır. Geri kalan üç hadisten biri İbn Ebî Şeybe’nin el-Musannef’inde, diğer ikisi ise Hâkim’in el-Müstedrek’inde geçmektedir. Rivayetlerinden Buhârî’nin es-Sahîh’inde ve Nesâî’nin es-Sünen’inde birer tanesine, Müslim’in es-Sahîh’inde ve Ebû Dâvûd’un es-Sünen’inde ikişer tanesine, Ahmed b. Hanbel’in el-Müsned’inde ise altı tanesine yer verilmiştir. (Zehebî, Siyer, II, 263) Bu durum, onun Hz. Peygamber’den (sav) aldığı ilmi sonraki nesillere aktarma konusunda gayretli olduğunu göstermektedir.Cüveyriye bt. Hâris (r.anha), hicrî 56 yılında Rebîülevvel ayında, Muâviye b. Ebî Süfyân döneminde yaklaşık altmış beş yaşlarında vefat etmiştir. Cenaze namazını Medine valisi Mervân b. Hakem kıldırmış olup kabri Medine’de bulunmaktadır (İbn Hacer, Tehzîbü’t-Tehzîb, IV, 586; İbn Asâkir, Târîhu Medîneti Dımaşk, III, 219).