حدثنا سعيد بن عفير قال حدثنا يحيى بن أيوب عن بن زحر عن أبى الهيثم عن أبى سعيد قال : لا حليم إلا ذو عثرة ولا حكيم إلا ذو تجربة
حدثنا قتيبة قال حدثنا بن وهب عن عمرو بن الحارث عن دراج عن أبى الهيثم عن أبى سعيد عن النبي صلى الله عليه وسلم : مثله
Öneri Formu
Hadis Id, No:
164806, EM000565
Hadis:
حدثنا سعيد بن عفير قال حدثنا يحيى بن أيوب عن بن زحر عن أبى الهيثم عن أبى سعيد قال : لا حليم إلا ذو عثرة ولا حكيم إلا ذو تجربة
حدثنا قتيبة قال حدثنا بن وهب عن عمرو بن الحارث عن دراج عن أبى الهيثم عن أبى سعيد عن النبي صلى الله عليه وسلم : مثله
Tercemesi:
— (139-s.) Ebu Saîd'den rivayet edildiğine göre, şöyle demiştir:
«— Sürçen kimse ancak güzel ahlâk sahibi olur; hikmet sahibi de ancak tecrübe gören olur.»
Bize Kuteybe anlatarak demiştir ki, bize îbni Vehb, Amr Îbni'1-Ha-rig'den, o da Derrac'dan; Derrac, Ebu'l-Heysem'den, o da Ebu Saîd'den, Ebu Saîd de Peygamber (SallalUthü A teyhi ve Settem) 'den bunun benzerini rivayet etmiştir.[1097]
Uyanık ye tedbirli İnsana, «Hakîm» denir. Hikmet sahibi kimse denir. İşte, işleri ve hâdiseleri tecrübe edip de onların fayda ve zararlarını bilen kimse, gelişi güzel hareket etmez; yaptığı işlerde bir hikmet ve isabet, ince bir taraf bulunur. Bundan önceki hadîs-i şerife bakılsın.[1098]
Açıklama:
Kültürümüzde Hadisler projesini ilgilendiren kısım:
لاَ حَكِيمَ إِلاَّ ذُو تَجْرِبَةٍ
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, el-Edebü'l-Müfred, 565, /452
Senetler:
()
Konular:
Adab, insani ilişkilerde nezaket, kabalık
Bilgi, ilim, ilimde tecrübenin önemi
Seçki, Güzel ahlak
حدثنا مسدد قال حدثنا أبو عوانة عن الأعمش عن تميم بن سلمة عن عبد الرحمن بن هلال عن جرير بن عبد الله قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم : من يحرم الرفق يحرم الخير
Öneri Formu
Hadis Id, No:
164602, EM000463
Hadis:
حدثنا مسدد قال حدثنا أبو عوانة عن الأعمش عن تميم بن سلمة عن عبد الرحمن بن هلال عن جرير بن عبد الله قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم : من يحرم الرفق يحرم الخير
Tercemesi:
— Cerîr ibni Abdullah'dan rivayet edildiğine göre, demiştir ki, şöyle buyurdu:
«— Yumuşaklıktan mahrum olan kimse, hayırdan mahrum olur.»
Muhammed ibni Kesir bize anlatarak demiştir ki:
— Bu hadîsin aynını Şu'be, A'meg'den bize nakletmiştir.[906]
Bu hadîs-i şeriften anlaşılıyor ki, yumuşak hareket etmekte hayır vardır, iyilik ve tatlılıkla güçiükler yenilir ve netice hayırla başarılmış olur. Şiddetle ve sertlikle hareketler kırıcı ve yıkıcı olur. Başarılı bir sonuca kavuşulamaz. Şiddet, ancak islâm'ın üstünlüğünü ve zaferini kazanmak İçin düşmanla savaş halinde makbuldür. Düşmana boyun eğmemek ve onu yenmek işin her türlü şiddet tedbirlerine baş vurmak bir vazife olur; fakat sulh ve sükûn zamanı ile savaş anını ve imkânları birbirine karıştırmamatidır. İrşad ve Islâm'-a davet de en tatlı ve yumuşak ifadelerle olmalıdır. Nefret ettirmemek, benimsetmek ve sevdirmek gaye olmalıdır.[907]
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, el-Edebü'l-Müfred, 463, /370
Senetler:
1. Ebu Amr Cerir b. Abdullah el-Becelî (Cerir b. Abdullah b. Cabir)
2. Abdurrahman b. Ebu Hilal el-Absî (Abdurrahman b. Hilal)
3. Temim b. Seleme el-Huzaî (Temim b. Seleme)
4. Ebu Muhammed Süleyman b. Mihran el-A'meş (Süleyman b. Mihran)
5. Ebu Avane Vazzah b. Abdullah el-Yeşkurî (Vazzah b. Abdullah)
6. Müsedded b. Müserhed el-Esedî (Müsedded b. Müserhed b. Müserbel b. Şerik)
Konular:
Adab, insani ilişkilerde nezaket, kabalık
حدثنا محمد بن كثير قال أخبرنا سفيان عن أبي إسحاق عن مسلم بن نذير قال : إستأذن رجل على حذيفة فاطلع وقال أدخل قال حذيفة أما عينك فقد دخلت وأما أستك فلم تدخل
وقال رجل : أستأذن على أمي قال ان لم تستأذن رأيت ما يسوؤك
Öneri Formu
Hadis Id, No:
165792, EM001090
Hadis:
حدثنا محمد بن كثير قال أخبرنا سفيان عن أبي إسحاق عن مسلم بن نذير قال : إستأذن رجل على حذيفة فاطلع وقال أدخل قال حذيفة أما عينك فقد دخلت وأما أستك فلم تدخل
وقال رجل : أستأذن على أمي قال ان لم تستأذن رأيت ما يسوؤك
Tercemesi:
Müslim b. Nezîr'den rivayet edildiğine göre, demiştir ki, bir adam Hüzeyfe'nin yanına girmek için izin istedi de (izin çıkmadan önce) içeriye baktı ve:
«— Gireyim mi?» dedi. Huzeyf e:
«— Gözüne gelince içeri girdi; kıçın ise girmedi.» dedi.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, el-Edebü'l-Müfred, 1090, /839
Senetler:
0. Mevkuf (Mevkuf)
1. Ebu Abdullah Huzeyfe b. Yeman el-Absî (Huzeyfe b. Huseyl b. Cabir)
Konular:
Adab, izin isteme adabı
İzin, başkasının evine girerken izin istemek,
KTB, ADAB
حدثنا موسى قال حدثنا أبان بن يزيد قال حدثني يحيى أن إسحاق بن عبد الله حدثه عن أنس بن مالك : أن أعرابيا أتى بيت رسول الله صلى الله عليه وسلم فألقم عينه خصاص الباب فأخذ سهما أو عودا محددا فتوخى الأعرابي ليفقأ عين الأعرابي فذهب فقال أما إنك لو ثبت لفقأت عينك
Öneri Formu
Hadis Id, No:
165794, EM001091
Hadis:
حدثنا موسى قال حدثنا أبان بن يزيد قال حدثني يحيى أن إسحاق بن عبد الله حدثه عن أنس بن مالك : أن أعرابيا أتى بيت رسول الله صلى الله عليه وسلم فألقم عينه خصاص الباب فأخذ سهما أو عودا محددا فتوخى الأعرابي ليفقأ عين الأعرابي فذهب فقال أما إنك لو ثبت لفقأت عينك
Tercemesi:
— Enes ibni Malik'den rivayet edildiğine göre, bir bedevi Peygamber(sav)'in evine gelip, gözünü kapı aralığına dikti(içeri baktı). Bunun üzerine Peygamber(sav)bir ok yahut sivri bir odun alıp, bedevinin gözünü çıkaracakmışçasına ona yöneldi de bedevi gitti. Sonra Peygamber(sav)şöyle buyurdu:
"Dikkat et, eğer yerinde duraydın gözünü çıkaracaktım."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, el-Edebü'l-Müfred, 1091, /839
Senetler:
1. Enes b. Malik el-Ensarî (Enes b. Malik b. Nadr b. Damdam b. Zeyd b. Haram)
2. Ebu Yahya İshak b. Abdullah el-Ensârî (İshak b. Abdullah b. Zeyd b. Sehl)
3. Ebu Nasr Yahya b. Ebu Kesir et-Tâî (Yahya b. Salih b. Mütevekkil)
4. Ebu Yezid Ebân b. Yezîd el-Attâr (Ebân b. Yezîd)
5. Ebu Seleme Musa b. İsmail et-Tebûzeki (Musa b. İsmail)
Konular:
Adab, izin isteme adabı
Bedevi, bedevilik
KTB, ADAB
Mahremiyet, Röntgencilik, evleri gözetleme / röntgencilik
حدثنا أبو حفص بن علي قال حدثنا الضحاك بن مخلد عن بن جريج عن عطاء قال : كان بن عمر يستأذن في ظلة البزاز
Öneri Formu
Hadis Id, No:
165802, EM001099
Hadis:
حدثنا أبو حفص بن علي قال حدثنا الضحاك بن مخلد عن بن جريج عن عطاء قال : كان بن عمر يستأذن في ظلة البزاز
Tercemesi:
Atâ'dan rivayet edildiğine göre, şöyle demiştir :
«— İbni Ömer, kumaş satıcılarının gölgeliğinde/tentesinde (oturmak için) izin isterdi.»
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, el-Edebü'l-Müfred, 1099, /843
Senetler:
0. Mevkuf (Mevkuf)
1. İbn Ömer Abdullah b. Ömer el-Adevî (Abdullah b. Ömer b. Hattab)
2. Ebu Muhammed Ata b. Ebu Rabah el-Kuraşî (Ata b. Eslem)
3. Ebu Velid İbn Cüreyc el-Mekkî (Abdülmelik b. Abdülaziz b. Cüreyc)
4. Ebu Âsım Dahhâk b. Mahled en-Nebîl (Dahhâk b. Mahled)
5. Ebu Hafs Amr b. Ali el-Fellâs (Amr b. Ali b. Bahr b. Kenîz)
Konular:
Adab, izin isteme adabı
KTB, ADAB
حدثنا عبد الرحمن بن المبارك قال حدثنا عبد الوارث قال حدثنا علي بن العلاء الخزاعي عن أبي عبد الملك مولى أم مسكين بنت عمر بن عاصم بن عمر بن الخطاب قال : أرسلتني مولاتي إلى أبي هريرة فجاء معي فلما قام بالباب قال أندراييم قالت أندرون فقالت يا أبا هريرة انه يأتيني الزور بعد العتمة فأتحدث قال تحدثي ما لم توتري فإذا أوترت فلا حديث بعد الوتر
Öneri Formu
Hadis Id, No:
165803, EM001100
Hadis:
حدثنا عبد الرحمن بن المبارك قال حدثنا عبد الوارث قال حدثنا علي بن العلاء الخزاعي عن أبي عبد الملك مولى أم مسكين بنت عمر بن عاصم بن عمر بن الخطاب قال : أرسلتني مولاتي إلى أبي هريرة فجاء معي فلما قام بالباب قال أندراييم قالت أندرون فقالت يا أبا هريرة انه يأتيني الزور بعد العتمة فأتحدث قال تحدثي ما لم توتري فإذا أوترت فلا حديث بعد الوتر
Tercemesi:
Ümmü Miskîn'in (Hz. Ömer ibnü'l-Hattab'ın oğlu Asım'ın oğlu Ömer'in kızı) azadlısı Ebû Abdülmelik'den rivayet edildiğine göre, şöyle demiştir:
«— Benim hanımım, beni (onu çağırayım diye)Ebû Hüreyre'ye gönderdi. Ebû Hureyre benimle geldi. Kapıda durunca (Farsça olarak) dedi ki:
«— Gireyim mi?» Ümmü Miskin :
« Gir!» dedi. Bunun üzerine Ümmü Miskin şöyle dedi:
«— Ey Ebû Hureyre! Yatsı namazından sonra bana (hanım) ziyaretçiler geliyor; ben konuşayım mı?» Ebû Hureyre dedi ki:
— Vitir namazını kılmadığın müddet konuş; vitir namazını kılınca, artık vitirden sonra söz yoktur.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, el-Edebü'l-Müfred, 1100, /844
Senetler:
0. Mevkuf (Mevkuf)
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
Konular:
Adab, izin isteme adabı
İzin, başkasının evine girerken izin istemek,
Köle, sosyal hayatta
Konuşma, konuşma adabı
KTB, ADAB
Vitir Namazı, Vitir namazı
حدثنا محمد قال أخبرنا عبد الله قال أخبرنا داود بن قيس قال سمعت سعيدا المقبري يقول : مررت على بن عمر ومعه رجل يتحدث فقمت إليهما فلطم في صدري فقال إذا وجدت اثنين يتحدثان فلا تقم معهما ولا تجلس معهما حتى تستأذنهما فقلت أصلحك الله يا أبا عبد الرحمن إنما رجوت أن أسمع منكما خيرا
Öneri Formu
Hadis Id, No:
166268, EM001166
Hadis:
حدثنا محمد قال أخبرنا عبد الله قال أخبرنا داود بن قيس قال سمعت سعيدا المقبري يقول : مررت على بن عمر ومعه رجل يتحدث فقمت إليهما فلطم في صدري فقال إذا وجدت اثنين يتحدثان فلا تقم معهما ولا تجلس معهما حتى تستأذنهما فقلت أصلحك الله يا أبا عبد الرحمن إنما رجوت أن أسمع منكما خيرا
Tercemesi:
Davud b. Kays'ın Saîd El-Makberî'den şöyle işittiği nakledilmiştir:
"İbni Ömer (r.a)'e rastladım. Yanında konuştuğu bir adam vardı. Ben de onlara doğru gittim. Bunun üzerine ibni Ömer göğsüme vurup dedi ki; 'İki kişiyi konuşurlarken bulduğun zaman onların yanına sokulma ve kendilerinden izin almadıkça da onlarla oturma.' Ben de: 'Allah iyiliğini versin ey Ebû Abdurrahman (ibni Ömer).Ben sizden ancak hayır (faydalı bilgi) dinlemek istedim (başka bir maksadım yoktu) dedim."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, el-Edebü'l-Müfred, 1166, /885
Senetler:
1. İbn Ömer Abdullah b. Ömer el-Adevî (Abdullah b. Ömer b. Hattab)
2. Ebu Sa'd Said b. Ebu Said el-Makburî (Said b. Keysan)
3. Ebu Süleyman Davud b. Kays el-Kuraşi (Davud b. Kays)
4. Ebu Abdurrahman Abdullah b. Mübarek el-Hanzalî (Abdullah b. Mübarek b. Vadıh)
5. Muhammed b. Selam el-Bikendî (Muhammed b. Selam b. Ferec)
Konular:
Adab, izin isteme adabı
Adab, oturma adabı
Konuşma, konuşma adabı
KTB, ADAB
Sünnet, Abdullah b. Ömer'in uygulamaları
حدثنا عبد الله بن يزيد قال حدثنا شعبة عن عطاء بن دينار عن عمار بن سعد التجيبي قال قال عمر بن الخطاب رضي الله عنه :
"من ملأ عينه من قاعة بيت قبل أن يؤذن له فقد فسق."
Bize Abdullah İbn Yezid, ona Şu'be, ona Atâ b. Dinar, ona Ammar b. Sa'd et-Tecîbî'nin rivayet ettiğine göre Ömer İbnü'l-Hattab şöyle dedi:
"Kendisine izin verilmeden önce kim bir evin köşe bucağı ile gözlerini doldurursa, gerçekten günah işlemiş(fasık)tir."
Öneri Formu
Hadis Id, No:
165795, EM001092
Hadis:
حدثنا عبد الله بن يزيد قال حدثنا شعبة عن عطاء بن دينار عن عمار بن سعد التجيبي قال قال عمر بن الخطاب رضي الله عنه :
"من ملأ عينه من قاعة بيت قبل أن يؤذن له فقد فسق."
Tercemesi:
Bize Abdullah İbn Yezid, ona Şu'be, ona Atâ b. Dinar, ona Ammar b. Sa'd et-Tecîbî'nin rivayet ettiğine göre Ömer İbnü'l-Hattab şöyle dedi:
"Kendisine izin verilmeden önce kim bir evin köşe bucağı ile gözlerini doldurursa, gerçekten günah işlemiş(fasık)tir."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, el-Edebü'l-Müfred, 1092, /839
Senetler:
0. Mevkuf (Mevkuf)
1. Ebu Hafs Ömer b. Hattab el-Adevî (Ömer b. Hattab b. Nüfeyl b. Abdüluzza)
Konular:
Fısk, Fasık, Allah'ın emrini açıktan ihlal etmek
Mahremiyet, Röntgencilik, evleri gözetleme / röntgencilik
حدثنا أبو معمر قال حدثنا عبد الوارث قال حدثنا يونس عن عبد الرحمن بن أبى بكرة عن أشج عبد القيس قال قال لي النبي صلى الله عليه وسلم : إن فيك لخلقين يحبهما الله قلت وما هما يا رسول الله قال الحلم والحياء قلت قديما كان أو حديثا قال قديما قلت الحمد لله الذي جبلني على خلقين أحبهما الله
Öneri Formu
Hadis Id, No:
164842, EM000584
Hadis:
حدثنا أبو معمر قال حدثنا عبد الوارث قال حدثنا يونس عن عبد الرحمن بن أبى بكرة عن أشج عبد القيس قال قال لي النبي صلى الله عليه وسلم : إن فيك لخلقين يحبهما الله قلت وما هما يا رسول الله قال الحلم والحياء قلت قديما كان أو حديثا قال قديما قلت الحمد لله الذي جبلني على خلقين أحبهما الله
Tercemesi:
Abdülkays Eşec'den rivayet edildiğine göre, demiştir ki:Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) bana şöyle buyurdu:
«— Gerçekten sende iki huy vardır ki» Allah onları sever.»
Ben dedim ki:
— Ey Allah'ın Resûliv bunlar hangi şeylerdir? Peygamber:
«— (Bunlar) Yumuşak huyluluk c= müsamahakârlık ve hayadır.» buyurdu.
Dedim ki:
— (Bunlar bende) Eskidenberi mi, yoksa yeni mi bulunuyor? Peygamber (Sallalhhü Aleyhi ve Setlem) :
«— Eskidenberi...» buyurdu. Ben de:
— Beni iki ahlâk üzere yaratıp da onları seven Allah'a hamd olsun, dedim.[1135]
Haya = utanma hakkında özel bir bahis gelecektir. Burada yumuşak huylu ve müsamahakâr olmanın faziletini Peygamber Efendimiz bize öğretr mekîedir. Hilm, aslen zulme karşılıkta bulunmayıp sabretmek ise de, daha çok yapılan hata ve günahları görmeyip bağışlama hasletine isim olarak kullanılmaktadır. Sabır ve merhameti geniş olanlarda bulunan güzel bir ahlâktır. Böyle dinin emrettiği güzel ahlâk sahiplerini de Allah sever ve onların işlerinden razı olur.[1136]
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, el-Edebü'l-Müfred, 584, /464
Senetler:
()
Konular:
Adab, insani ilişkilerde nezaket, kabalık
Allah İnancı, sevdiği ve sevmediği davranışlar
Müslüman, haya sahibidir
Sahabe, Hz. Peygamberin, sahabenin vs. sahabelerle ilgili değerlendirmeleri
حدثنا سعيد بن أبي مريم قال حدثنا محمد بن جعفر عن شريك بن عبد الله عن سعيد بن المسيب عن أبي موسى الأشعري قال : خرج النبي صلى الله عليه وسلم يوما إلى حائط من حوائط المدينة لحاجته وخرجت في إثره فلما دخل الحائط جلست على بابه وقلت لأكونن اليوم بواب النبي صلى الله عليه وسلم ولم يأمرني فذهب النبي فقضى حاجته وجلس على قف البئر وكشف عن ساقيه ودلاهما في البئر فجاء أبو بكر رضي الله عنه ليستأذن عليه ليدخل فقلت كما أنت حتى أستأذن لك فوقف وجئت النبي صلى الله عليه وسلم فقلت يا رسول الله أبو بكر يستأذن عليك فقال ائذن له وبشره بالجنة فدخل فجاء عن يمين النبي صلى الله عليه وسلم فكشف عن ساقيه ودلاهما في البئر فجاء عمر فقلت كما أنت حتى أستأذن لك فقال النبي صلى الله عليه وسلم ائذن له وبشره بالجنة فجاء عمر عن يسار النبي صلى الله عليه وسلم فكشف عن ساقيه ودلاهما في البئر فامتلأ القف فلم يكن فيه مجلس ثم جاء عثمان فقلت كما أنت حتى أستأذن لك فقال النبي صلى الله عليه وسلم ائذن له وبشره بالجنة معها بلاء يصيبه فدخل فلم يجد معهم مجلسا فتحول حتى جاء مقابلهم على شفة البئر فكشف عن ساقيه ثم دلاهما في البئر فجعلت أتمنى أن يأتي أخ لي وأدعو الله أن يأتي به فلم يأت حتى قاموا قال بن المسيب فأولت ذلك قبورهم اجتمعت ها هنا وانفرد عثمان
Öneri Formu
Hadis Id, No:
166252, EM001151
Hadis:
حدثنا سعيد بن أبي مريم قال حدثنا محمد بن جعفر عن شريك بن عبد الله عن سعيد بن المسيب عن أبي موسى الأشعري قال : خرج النبي صلى الله عليه وسلم يوما إلى حائط من حوائط المدينة لحاجته وخرجت في إثره فلما دخل الحائط جلست على بابه وقلت لأكونن اليوم بواب النبي صلى الله عليه وسلم ولم يأمرني فذهب النبي فقضى حاجته وجلس على قف البئر وكشف عن ساقيه ودلاهما في البئر فجاء أبو بكر رضي الله عنه ليستأذن عليه ليدخل فقلت كما أنت حتى أستأذن لك فوقف وجئت النبي صلى الله عليه وسلم فقلت يا رسول الله أبو بكر يستأذن عليك فقال ائذن له وبشره بالجنة فدخل فجاء عن يمين النبي صلى الله عليه وسلم فكشف عن ساقيه ودلاهما في البئر فجاء عمر فقلت كما أنت حتى أستأذن لك فقال النبي صلى الله عليه وسلم ائذن له وبشره بالجنة فجاء عمر عن يسار النبي صلى الله عليه وسلم فكشف عن ساقيه ودلاهما في البئر فامتلأ القف فلم يكن فيه مجلس ثم جاء عثمان فقلت كما أنت حتى أستأذن لك فقال النبي صلى الله عليه وسلم ائذن له وبشره بالجنة معها بلاء يصيبه فدخل فلم يجد معهم مجلسا فتحول حتى جاء مقابلهم على شفة البئر فكشف عن ساقيه ثم دلاهما في البئر فجعلت أتمنى أن يأتي أخ لي وأدعو الله أن يأتي به فلم يأت حتى قاموا قال بن المسيب فأولت ذلك قبورهم اجتمعت ها هنا وانفرد عثمان
Tercemesi:
— Ebû Musa El-Eş'arî'den rivayet edildiğine göre, şöyle demiştir:
— Bir gün Peygamber (sav) haceti için Medine'nin bostanlarından bir bostana çıkıp gitti. Ben de arkasından çıktım. Peygamber bostana girince, ben bostanın kapısında oturdum ve (kendi kendime) dedim ki; Bana emretmemiş olsa da bugün Peygamber (sav)'in (kapısında) hizmetlisi olacağım. Peygamber gidip hacetini gördü ye su kuyusunun tümseği üzerinde oturdu.Bacaklarından biraz açarak onları kuyuya sarkıttı. Arkasından Ebû Bekir (Radiyalîahu anh) içeri girmek için Peygamber'in iznini almak üzere geldi. Ben dedim ki:
— Olduğun gibi kal. tâ ki senin için izin isteyeyim. O da durdu. Ben de Peygamber (sav)'e varıp dedim ki:
— Ey Allah'ın Resulü! Ebû Bekir yanına gelmek için izin istiyor. Peygamber:
«Ona izin ver ve onu cennetle müjdele!» buyurdu.
Ebû Bekir içeri girip, Peygamber (sav)'in sağından gelerek bacaklarından bir miktar açtı ve onları kuyuya sarkıttı. Sonra Ömer geldi. Dedim ki:
— Olduğun gibi dur tâ ki, şenin için izin isteyeyim. Peygamber (sav):
«Ona izin ver ve onu cennetle müjdele!» buyurdu.
Ömer de Peygamber (sav)'in solundan gelip bacaklarından bir miktar (elbisesini) açtı ve onları kuyuya sarkıttı. Böylece kuyunun tümseği doldu, orada oturacak yer kalmadı. Daha sonra Osman (ra) geldi. Dedim ki:
— Olduğun gibi kal, tâ ki senin için izin isteyeyim. Peygamber (sav)
«Ona izin ver ve onu cennetle müjdele!» buyurdu.
lamadı. Onların karşısında kuyunun kenarına gelinceye kadar (kuyuyu) dolaştı da bacaklarından bir miktar açtı, sonra onları kuyuya sarkıttı. Ben de kardeşimin gelmesini ve Allah'ın onu getirmesini dua etmeye başladım. Fakat onlar kalkıncaya kadar (kardeşim) gelmedi.
Osman (Radiyalîahu anh) da girdi, fakat onlarla oturacak bir yer bu-(Râvilerrien ve Tabiîn'den) İbnü'l-Müseyyeb dedi ki:
— Ben bunu (oturuş hallerini) kabirlerin durumu olarak tevil ettim.
Üçünün mezarı burada (Mescid'de) toplandı. Osman ise tek başına kaldı (Bakı' mezarlığına gömüldü).[1032]
Peygamber (Saüaüakü Ateyhi ve Sellem) 'in ashabı ile üzerinde oturmuş oldukları kuyunun Erîs kuyusu olduğu ve Hz. Osman 'in hilâfeti zamanında Peygamber (Saltallahü Aleyhi veSetlem)"\r\ yüzüğünün parmağından içine düşmüş kuyu olduğu rivayet edilmektedir. Fitneler de bundan sonra başlamış ve nihayet Hz. Peygamberin bir mucizesi olarak önceden haber verilen belâ Hz. Osman *ın basma konarak şehid edilmiş ve cennetlik olmuştur.
Hadîs-İ Şerifin konu ile ilgüi tarafı, serinlenmek ve istirahat etmek için kuyu kenarında oturup, ayakları içe doğru sarkıtmanın ve bacaklardan eteği yukarı çekip, bir miktar açmanın edebe aykırı bir hareket olmayışıdır. Erkekler İçin diz kapakları altından aşağı kısımların açık olması dinen yasak değildir. Onun için bacaklardan bir kısım elbiseyi toparlayarak bacakları açmakta bir beis yoktur. 965 sayılı Hadîs-i Şerife bakılsın.[1033]
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, el-Edebü'l-Müfred, 1151, /873
Senetler:
1. Ebu Musa Abdullah b. Kays el-Eş'arî (Abdullah b. Kays b. Süleym)
2. Said b. Müseyyeb el-Kuraşî (Said b. Müseyyeb b. Hazn b. Ebu Vehb)
3. Ebu Abdullah Şerik b. Abdullah el-Leysi (Şerik b. Abdullah b. Ebu Nemr)
4. Muhammed b. Cafer el-Ensari (Muhammed b. Cafer b. Ebu Kesir)
5. Said b. Ebu Meryem el-Cümehî (Said b. Hakem b. Muhammed b. Salim b. Meryem)
Konular:
Adab, izin isteme adabı
Adab, oturma adabı
Cennet, Cennetlikler, vasfı , sıfatı , yaşamı vs.
Hz. Peygamber, beşer olarak
KTB, ADAB
Sahabe, Hz. peygamber'e hizmeti