حدثنا أحمد بن عيسى قال حدثنا عبد الله بن وهب قال أخبرني عمرو عن عبد ربه بن سعيد قال حدثني المنهال بن عمرو عن عبد الله بن الحارث عن بن عباس قال : كان النبي صلى الله عليه وسلم إذا عاد المريض جلس عند رأسه ثم قال سبع مرار أسأل الله العظيم رب العرش العظيم أن يشفيك فإن كان في أجله تأخير عوفى من وجعه
Açıklama: Elbani hadis için "sahih" tespitinde bulunmuştur. (Elbani, el-Edebu'l-müfred bi't-ta'likât, s. 277). Hadisi eserine alan Hakim en-Neysaburi seneddeki Amr b. el-Haris'ten İbn Abbas'a kadar olan bölümün bir mütâbisi olmadığını belirtmiştir. Said b. Cübeyr'in zikredilmediği diğer bir senedde hadisi l-Minhâl'den Haccac b. Ertat, el-Minhal ise Abdullah b. el-Haris'ten almıştır. (Hakim, el-Müstedrek, IV, 236)
Öneri Formu
Hadis Id, No:
164776, EM000536
Hadis:
حدثنا أحمد بن عيسى قال حدثنا عبد الله بن وهب قال أخبرني عمرو عن عبد ربه بن سعيد قال حدثني المنهال بن عمرو عن عبد الله بن الحارث عن بن عباس قال : كان النبي صلى الله عليه وسلم إذا عاد المريض جلس عند رأسه ثم قال سبع مرار أسأل الله العظيم رب العرش العظيم أن يشفيك فإن كان في أجله تأخير عوفى من وجعه
Tercemesi:
İbn Abbas'dan, şöyle dediği rivayet edilmiştir: Peygamber (s.a) bir hastayı ziyaret ettiği zaman, baş ucunda otururdu, sonra yedi kez şöyle derdi: Büyük Arş'ın Rabbi olan büyük Allah'dan dilerim ki, sana şifa versin. Eğer hastanın ecelinde bir gecikme var idiyse, ağrısından kurtulurdu.
Açıklama:
Elbani hadis için "sahih" tespitinde bulunmuştur. (Elbani, el-Edebu'l-müfred bi't-ta'likât, s. 277). Hadisi eserine alan Hakim en-Neysaburi seneddeki Amr b. el-Haris'ten İbn Abbas'a kadar olan bölümün bir mütâbisi olmadığını belirtmiştir. Said b. Cübeyr'in zikredilmediği diğer bir senedde hadisi l-Minhâl'den Haccac b. Ertat, el-Minhal ise Abdullah b. el-Haris'ten almıştır. (Hakim, el-Müstedrek, IV, 236)
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, el-Edebü'l-Müfred, 536, /429
Senetler:
1. İbn Abbas Abdullah b. Abbas el-Kuraşî (Abdullah b. Abbas b. Abdülmuttalib b. Haşim b. Abdümenaf)
2. Abdullah b. Haris el-Ensari (Abdullah b. Haris b. Muhammed)
3. Minhal b. Amr el-Esedî (Minhal b. Amr)
4. Abdurabbih b. Said el-Ensari (Abdurabbih b. Said b. Kays b. Amr b. Sehl)
5. Amr b. Haris el-Ensarî (Amr b. Haris b. Yakub)
6. Abdullah b. Vehb el-Kuraşî (Abdullah b. Vehb b. Müslim)
7. Ahmed b. Ebu Musa el-Mısri (Ahmed b. İsa b. Hassan)
Konular:
Dua, hastalar için dua etmek
Hasta, ziyareti
Hz. Peygamber, duaları
Hz. Peygamber, insanî ilişkileri
Hz. Peygamber, üslubu, sözü tekrarı
KTB, ADAB
KTB, HASTA, HASTALIK
Ölüm, Ecel
حدثنا محمد بن سلام قال أخبرنا الفزاري عن عبد الرحمن بن زياد بن أنعم الإفريقي قال حدثني أبي : أنهم كانوا غزاة في البحر زمن معاوية فانضم مركبنا إلى مركب أبي أيوب الأنصاري فلما حضر غداؤنا أرسلنا إليه فأتانا فقال دعوتموني وأنا صائم فلم يكن لي بد من أن أجيبكم لأني سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول إن للمسلم على أخيه ست خصال واجبة إن ترك منها شيئا فقد ترك حقا واجبا لأخيه عليه يسلم عليه إذا لقيه ويجيبه إذا دعاه ويشمته إذا عطس ويعوده إذا مرض ويحضره إذا مات وينصحه إذا استنصحه قال وكان معنا رجل مزاح يقول لرجل أصاب طعامنا جزاك الله خيرا وبرا فغضب عليه حين أكثر عليه فقال لأبي أيوب ما ترى في رجل إذا قلت له جزاك الله خيرا وبرا غضب وشتمني فقال أبو أيوب إنا كنا نقول ان من لم يصلحه الخير أصلحه الشر فاقلب عليه فقال له حين أتاه جزاك الله شرا وعرا فضحك ورضي وقال ما تدع مزاحك فقال الرجل جزى الله أبا أيوب الأنصاري خيرا
Açıklama: Bir müslümanın müslüman kardeşi üzerinde olan haklarından biri de, aksırdığı zaman ona teşmît etmesi, yani aksıran «Elhamdü Lillâh» deyince, kardeşinin de ona «Yerhamukellah" (Allah sana merhamet etsin) demesidir. Bu münasebetle hadîs-i şerifte diğer 5 haslet zikredilmiştir ki, bunlar İlgili bölümlerde geçmiştir.
Öneri Formu
Hadis Id, No:
165619, EM000922
Hadis:
حدثنا محمد بن سلام قال أخبرنا الفزاري عن عبد الرحمن بن زياد بن أنعم الإفريقي قال حدثني أبي : أنهم كانوا غزاة في البحر زمن معاوية فانضم مركبنا إلى مركب أبي أيوب الأنصاري فلما حضر غداؤنا أرسلنا إليه فأتانا فقال دعوتموني وأنا صائم فلم يكن لي بد من أن أجيبكم لأني سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول إن للمسلم على أخيه ست خصال واجبة إن ترك منها شيئا فقد ترك حقا واجبا لأخيه عليه يسلم عليه إذا لقيه ويجيبه إذا دعاه ويشمته إذا عطس ويعوده إذا مرض ويحضره إذا مات وينصحه إذا استنصحه قال وكان معنا رجل مزاح يقول لرجل أصاب طعامنا جزاك الله خيرا وبرا فغضب عليه حين أكثر عليه فقال لأبي أيوب ما ترى في رجل إذا قلت له جزاك الله خيرا وبرا غضب وشتمني فقال أبو أيوب إنا كنا نقول ان من لم يصلحه الخير أصلحه الشر فاقلب عليه فقال له حين أتاه جزاك الله شرا وعرا فضحك ورضي وقال ما تدع مزاحك فقال الرجل جزى الله أبا أيوب الأنصاري خيرا
Tercemesi:
— Afrikalı Abdurrahman b. Ziyad'dan rivayet edildiğine göre, demiştir ki, babam (Ziyad) anlattı:
— Onlar, Muaviye zamanında denizde savaşa çıkmışlardı. Bizim gemimiz, Ebû Eyyûb El-Ensarî'nin gemisine katıldı. Bizim sabah yemek vaktimiz gelince, Ebû Eyyûb'e (yemeğe) davetci gönderdik. O da bize gelip, dedi ki:
— Siz beni davet ettiniz; halbuki ben oruçluyum. Sizin davetinize icabet etmekten başka benim için bir çare bulunmadı; çünkü Hz. Peygamber (sav)'in şöyle buyurduğunu işittim:
«— Müslümanın kardeşi üzerinde vecib olan 6 hasleti vardır; eğer bundan bir şey terkederse, üzerinde bulunan kardeşinin bir hakikini terketmiş demektir:
1— "Kardeşiyle karşılaşınca ona selâm verir.
2— Kendisini davet ettiği zaman kardeşine icabet eidcr.
3— Aksırdığı zaman ona teşmît eder = rahmet okur.
4— Hastalanınca onu ziyaret eder.
5— Öldüğü zaman cenazesinde bulunur.
6— Kardeşi, kendisinden öğüt isteyince de ona Öğüt verir.» (Ziyad) anlattı: Beraberimizde şakacı bir adam vardı, yemeğimizde
bulunan bir adama şöyle diyordu:
— Allah sana iyilik ve hayır mükâfatı versin. Adama çok söyleyince, adam ona kızdı. Bunun üzerine şakacı olan, Ebû Eyyûb'e dedi ki, bir adama «Allah sana iyilik- ve hayır mükâfatı versin» dediğim zaman bana sövüp kızmişsa, onun hakkında fikrin nedir? Ebû Eyyûb: Biz derdik ki, hayır kimi ıslâh edip düzeltmezse, onu kötülük düzeltir, dedi de o adama döndü. Sonra adam bu şakacıya geldiği zaman ona: Allah sana kötülüğü ¥e kusuru mükâfat versin, deyince adam güldü ve razı oldu ve: Şakanı bırakmıyorsun, dedi. Adara şöyle dedi: Allah, Ebû Eyyûb El-Ensarî'-ye hayır mükâfatı versin.
Açıklama:
Bir müslümanın müslüman kardeşi üzerinde olan haklarından biri de, aksırdığı zaman ona teşmît etmesi, yani aksıran «Elhamdü Lillâh» deyince, kardeşinin de ona «Yerhamukellah" (Allah sana merhamet etsin) demesidir. Bu münasebetle hadîs-i şerifte diğer 5 haslet zikredilmiştir ki, bunlar İlgili bölümlerde geçmiştir.
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, el-Edebü'l-Müfred, 922, /722
Senetler:
1. Ebu Eyyüb el-Ensari (Halid b. Zeyd b. Küleyb b. Salabe b. Abd)
2. Ebu Abdurrahman Ziyad b. En'um eş-Şa'bânî (Ziyad b. En'um b. Zeriy b. Yahmed)
3. Abdurrahman b. Ziyad el-İfriki (Abdurrahman b. Ziyad b. Enam)
4. Ebu İshak İbrahim b. Muhammed el-Fezârî (İbrahim b. Muhammed b. Hâris b. Esma b. Harice)
5. Muhammed b. Selam el-Bikendî (Muhammed b. Selam b. Ferec)
Konular:
Adab, Davet, davete icabet etmek gerek
Adab, hapşıran kişiye hayır duada bulunulmalı
Cenaze, törenine katılmak
KTB, ADAB
KTB, HASTA, HASTALIK
KTB, SELAM
Müslüman, müslümana sövmek, hakaret etmek
Oruç, bilerek bozmak
Oruç, oruçlu yemeğe davet edilirse
Şaka, şakalaşma
Selam, selamı yaymak
حدثنا على بن حجر قال أخبرنا على بن مسهر عن الأجلح عن عبد الله بن أبى الهذيل قال : دخل عبد الله بن مسعود على مريض يعوده ومعه قوم وفي البيت امرأة فجعل رجل من القوم ينظر إلى المرأة فقال له عبد الله لو انفقأت عينك كان خيرا لك
Öneri Formu
Hadis Id, No:
164771, EM000531
Hadis:
حدثنا على بن حجر قال أخبرنا على بن مسهر عن الأجلح عن عبد الله بن أبى الهذيل قال : دخل عبد الله بن مسعود على مريض يعوده ومعه قوم وفي البيت امرأة فجعل رجل من القوم ينظر إلى المرأة فقال له عبد الله لو انفقأت عينك كان خيرا لك
Tercemesi:
Bize Ali b. Hucr, ona Ali b. Müshir, ona Eclah (b. Abdullah), ona da Abdullah b. Ebu Hüzeyl şöyle nakletmiştir: Abdullah b. Mesud bir ziyaret için yanında da bir toplulukla bir hastaya gitti. Evde de bir kadın vardı. Topluluktan bir adam kadına bakmaya başladı. Abdullah b. Mesud o adama, gözün çıksaydı senin için bundan daha hayırlı olurdu, dedi.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, el-Edebü'l-Müfred, 531, /426
Senetler:
1. Ebu Abdurrahman Abdullah b. Mesud (Abdullah b. Mesud b. Gafil b. Habib b. Şemh)
2. Ebu Muğira Abdullah b. Ebu Hüzeyl el-Anezî (Abdullah b. Ebu Hüzeyl)
3. Ebu Huceyye Eclah b. Abdullah el-Kindi (Eclah b. Abdullah b. Huceyye)
4. Ebu Hasan Ali b. Müshir el-Kuraşî (Ali b. Müshir b. Ali b. Umeyr)
5. Ebu Hasan Ali b. Hucr es-Sa'dî (Ali b. Hucr b. İyas b. Mukatil)
Konular:
Korunmak, harama/mahreme bakmaktan sakınmak
KTB, ADAB
KTB, HASTA, HASTALIK
حدثنا سليمان بن حرب قال حدثنا حماد بن زيد عن ثابت عن أنس : أن غلاما من اليهود كان يخدم النبي صلى الله عليه وسلم فمرض فأتاه النبي صلى الله عليه وسلم يعوده فقعد عند رأسه فقال أسلم فنظر إلى أبيه وهو عند رأسه فقال له أطع أبا القاسم صلى الله عليه وسلم فأسلم فخرج النبي صلى الله عليه وسلم وهو يقول الحمد لله الذي أنقذه من النار
Öneri Formu
Hadis Id, No:
164764, EM000524
Hadis:
حدثنا سليمان بن حرب قال حدثنا حماد بن زيد عن ثابت عن أنس : أن غلاما من اليهود كان يخدم النبي صلى الله عليه وسلم فمرض فأتاه النبي صلى الله عليه وسلم يعوده فقعد عند رأسه فقال أسلم فنظر إلى أبيه وهو عند رأسه فقال له أطع أبا القاسم صلى الله عليه وسلم فأسلم فخرج النبي صلى الله عليه وسلم وهو يقول الحمد لله الذي أنقذه من النار
Tercemesi:
— Enes'den rivayet edildiğine göre, Yahudilerden bir erkek çocuk Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellern)'e hizmet ederdi. Sonra çocuk hasta oldu da, Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) onun ziyaretine gitti. Başucunda oturup (çocuğa) :
Müslüman ol!» dedi. Çocuk, başucunda olan babasına baktı. Bunun üzerine babası çocuğa:
— Kasım'ın babasına Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'e itaat et, dedi. Çocuk da müslüman oldu. Sonra Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) çıktı, şöyle diyordu:
«— Çocuğu ateşten kurtaran Allah'a hamd olsun...»[1019]
Hadîs-i şerîften çıkarılan hükümler:
1— Yahudî ve Hıristiyan gibi gayri müslim hastaları ziyaret etmek caizdir; çünkü bu ziyaret onlara bir iyilik yerine geçer. Hele İslâm'ı kabulleri umuluyorsa veya bir maslahat düşünülüyorsa, bu ziyareti yapmak yerinde bir iş olur. ölüsü olan komşu gayri müslİmleri taziye maksadı ile ziyaret etmek yine caizdir. Bu ziyarette :
«— Allah sana daha hayırlı halef versin, Allah durumunuzu düzeltsin.» gibî temennilerde bulunulur.
2— Çocuğun İslâm dinini kabul edişi sahihtir. Ancak sıhhatin tahakkuku için çocuğun mümeyyiz olması şarttır. İyiyi ve kötüyü, kâr ve zararı ayırt edebilecek durumda olan çocuklara mümeyyiz denir. Hz. Peygamber'İn bu ziyaret etmiş olduğu çocuğun yaşı kesinlikle bilinmemektedir. Mümeyyiz veya bulûğ çağlarında olduğu görüşleri üzerinde ayrılık vardır. Her iki halde de İslâm'a geçişi makbuldür.
3— İslâm'ı sahih olan çocuğun namaz ve oruç gibi ibadetleri sahih olur; fakat nikâh, talâk, adak ve köle azad etme gibi tasarrufları geçerli olamaz.
4— Bulûğ çağına girmeyen gayri müslim çocuğun ölümü halinde azab çekip çekmeyeceği hakkında iki görüş vardır:
1) Eğer çocuk mümeyyiz durumunda olur da küfür halini biliyorsa, bu vaziyette ölümünden sonra azab çeker.
2) Bu görüş de «Bulûğa varıncaya kadar çocuktan kalem kaldırılmıştır.» deliline dayanarak azab çekmeyeceği merkezindedir.
Hadîs-İ şerîfte bahis konusu olan çocuk, buluğ çağında olması itibariyle İslâm'a geçişinden ötürü ateşten kurtulmuştur hükmü üzerinde bir İtiraz va-rid olmaz. Bulûğ çağından küçük olduğu halde, hadîs-i şerîf varid olmuştur diye düşünülürse, izahı şöyle :
Kâfir olarak ölen çocuklar hakkında ne azab görme, ne de kurtulma dîye kesin bir hüküm yoktur. Bunlar Mahşerde güçlerine göre İmtihana tâbi tutulurlar. Bunlardan emirlere uyanlar kurtulur, isyan edenler azab çeker. İşte bu çocuk da İslâm'ı kabul etmeden Öleydi, tehlikeli bir durumda olacaktı, ateş kenarında olacaktı. Fakat islâm'ı kabul edince kurtuluşu kesin olarak meydana çıkmıştır. Hz. Peygamber'in :
«— Çocuğu ateşten kurtaran Allah'a hamd olsun!»
Sözünün manası bu olsa gerektir.[1020]
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, el-Edebü'l-Müfred, 524, /419
Senetler:
1. Enes b. Malik el-Ensarî (Enes b. Malik b. Nadr b. Damdam b. Zeyd b. Haram)
2. Ebu Muhammed Sabit b. Eslem el-Bünanî (Sabit b. Eslem)
3. Ebu İsmail Hammad b. Zeyd el-Ezdî (Hammad b. Zeyd b. Dirhem)
4. Ebu Eyyüb Süleyman b. Harb el-Vâşihî (Süleyman b. Harb b. Büceyl)
Konular:
Diyalog, Hz. Peygamber'in / Sahabenin Yahudilerle ilişkileri
Hz. Peygamber, hitap şekilleri
Hz. Peygamber, hizmetçileri, köleleri
Hz. Peygamber, insanî ilişkileri
KTB, ADAB
KTB, HASTA, HASTALIK
Sahabe, İslama girişleri
Tebliğ, İslam'a Davet
حدثنا أحمد بن عيسى قال حدثنا عبد الله بن وهب عن حرملة عن محمد بن على القرشي عن نافع قال : كان بن عمر إذا دخل على مريض يسأله كيف هو فإذا قام من عنده قال خار الله لك ولم يزده عليه
Öneri Formu
Hadis Id, No:
164767, EM000527
Hadis:
حدثنا أحمد بن عيسى قال حدثنا عبد الله بن وهب عن حرملة عن محمد بن على القرشي عن نافع قال : كان بن عمر إذا دخل على مريض يسأله كيف هو فإذا قام من عنده قال خار الله لك ولم يزده عليه
Tercemesi:
— (125-s.) Nafi' demiştir ki, «İbni Ömer bir hastayı ziyarete gidince:
«— Nasılsın?» diye halini sorardı. Yanından kalkınca da:
«— Allah, hakkında hayırlısını versin!» derdi ve buna ilâve (söz) etmezdi.»[1025]
Ashab-ı kiram Hz. Peygamber'den aldıkları yüksek edeb uyarınca, hastanın halini sorup, onun hakkında hayır dua ediyor ve hasta yanında fazla söz söylemiyorlardı. Lüzumlu bir ihtiyaç olmaksızın hasta yanında fazla beklememe; ve çok konuşmamak icab eder.[1026]
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, el-Edebü'l-Müfred, 527, /424
Senetler:
1. İbn Ömer Abdullah b. Ömer el-Adevî (Abdullah b. Ömer b. Hattab)
2. Nafi' Mevlâ İbn Ömer (Ebu Abdullah Nafi')
3. Muhammed b. Ali el-Kuraşî (Muhammed b. Ali)
4. Ebu Hafs Harmele b. İmran et-Tücîbî (Harmele b. İmran b. Kirâd)
5. Abdullah b. Vehb el-Kuraşî (Abdullah b. Vehb b. Müslim)
6. Ahmed b. Ebu Musa el-Mısri (Ahmed b. İsa b. Hassan)
Konular:
Dua, hastalar için dua etmek
Hasta, ziyareti
KTB, ADAB
KTB, HASTA, HASTALIK
Sünnet, Abdullah b. Ömer'in uygulamaları
حدثنا سعيد بن أبى مريم قال أخبرنا بكر بن مضر قال حدثني عبيد الله بن زحر عن حبان بن أبى جبلة عن عبد الله بن عمرو بن العاص قال : لا تعودوا شراب الخمر إذا مرضوا
Öneri Formu
Hadis Id, No:
164769, EM000529
Hadis:
حدثنا سعيد بن أبى مريم قال أخبرنا بكر بن مضر قال حدثني عبيد الله بن زحر عن حبان بن أبى جبلة عن عبد الله بن عمرو بن العاص قال : لا تعودوا شراب الخمر إذا مرضوا
Tercemesi:
Abdullah ibni Amr İbnil-Asdan şöyle rivayet edlişmiştir:
Şarap içip de, hasta olanları ziyaret etmeyiniz.[1029]
Allahu Teala’nın haram kıldığı şeyleri alenen işleyen ve farzlarını terk edenlere fasıkk denir.Fasık olanlar kesin delillerle sabit haramları helal kabul etmezler ve farzkarı da inkar etmezlerse, mümin hükmünden çıkmazlar;büyük günah işlemiş olurlar.
İşte büyük günahları alenen işlemekte olanların kötülüğü başkalarına sirayet etmesin ve onlara tevbe etmeleri için bir ibret dersi olsun diye, burada ziyaretlerine gidilmemesi tavsiye edilmektedir.Esasen ziyaret fazilet ve sevabı büyük olan bir sünnettir.Onun filini iştirak ve yaınlık veya onun kötü alışkanlığı yayma olmadıkça bunlara sebebiyet vermedikçe bir mahzur olmaz;bilakis onun hidayet ve selametine yardımcı olmak gayesi taşınırsa sevap olur.[1030]
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, el-Edebü'l-Müfred, 529, /425
Senetler:
1. Ebu Muhammed Abdullah b. Amr es-Sehmî (Abdullah b. Amr b. Âs b. Vail b. Haşim)
2. ibn Ebu Cebele Hibban b. Ebu Cebele el-Kuraşî (Hibban b. Ebu Cebele)
3. Ubeydullah b. Zahr ed-Damrî (Ubeydullah b. Zahr)
4. Bekir b. Mudar el-Kuraşî (Bekir b. Mudar b. Muhammed)
5. Said b. Ebu Meryem el-Cümehî (Said b. Hakem b. Muhammed b. Salim b. Meryem)
Konular:
Hasta, ziyareti
İçki, yasağın kapsamı ve tanımı
KTB, ADAB
KTB, HASTA, HASTALIK
حدثنا زكريا بن يحيى قال حدثنا الحكم بن المبارك قال أخبرني الوليد هو بن مسلم قال حدثنا الحارث بن عبد الله الأنصاري قال : رأيت أم الدرداء على رحالها أعواد ليس عليها غشاء عائدة لرجل من أهل المسجد من الأنصار
Öneri Formu
Hadis Id, No:
164770, EM000530
Hadis:
حدثنا زكريا بن يحيى قال حدثنا الحكم بن المبارك قال أخبرني الوليد هو بن مسلم قال حدثنا الحارث بن عبد الله الأنصاري قال : رأيت أم الدرداء على رحالها أعواد ليس عليها غشاء عائدة لرجل من أهل المسجد من الأنصار
Tercemesi:
El-Haris İbni Ubeydullah El-Ensarî'den, şöyle dediği rivayet edilmiştir:
«— Ümmü'd-Derda'yı gördüm ki, (bindiği devenin) eğerinin ağaçlan çıplak, Mescid ehlinden bir Medîne'li erkek hastayı ziyarete gidiyor.»[1031]
Mahrem değil de yabana bir erkek dahi olsa, İyi ve temiz niyetle, İslâm muaşeret şartlarına uygun olarak kadınların hasta erkekleri ziyaret etmelerinde beis yoktur. Erkeklerin de aynen hasta kadınları ziyaret etmeleri caizdir. Peygamber Efendimizin hasta hanımları ziyaret ettiğine dair ha-dîs-İ şerifler vardır.
Ömmü'd-Derdâ kimdir? :
Ashab'dan Ebu'd-Derdâ'mn hanımı olup, ismi «Hayre»dir. Ömmö'd-Derdâ adında iki hanım vardır. Bunlar Suğra ve Kobra diye ayrılır. Buradaki Köbrâ olup, kadın sahabilerin faziletlilerinden, ilim ve görüş sahiplerinden idi. İbadet ve takvası çoktu. Kocasından iki yıl kadar önce Şam'da Hz. Osman'ın hilâfeti zamanında vefat etti. Hz. Peygamber'den ve kocasından hadîs ezberlemişti. Tabiîn âlimlerinin çokları kendisinden rivayet etmişlerdir. Kendisine sorulmuş:
«— Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Seîlem) 'den bir şey işittin mi?»
O cevap olarak :
«— Peygamber Mescid'de otururken yanma vardım, şöyle buyurduğunu işittim» :
«— Amellerin tartılacağı kıyamet günü, teraziye, güzel ahlâkdan daha ağır bir şey konmayacaktır.» demiştir.
Allah ondan razı olsun.[1032]
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, el-Edebü'l-Müfred, 530, /425
Senetler:
1. Ümmü Derda es-Suğra Hüceyme bt. Huyeyy el-Evsâbiyye (Hüceyme bt. Huyeyy)
2. Haris b. Ubeydullah el-EnsarÎ (Haris b. Ubeydullah)
3. Ebu Abbas Velid b. Müslim el-Kuraşî (Velid b. Müslim)
4. Hakem b. Mübarek el-Bahilî (Hakem b. Mübarek)
5. Ebu Yahya Zekeriyya b. Ebu Zekeriyya el-Belhî (Zekeriyya b. Yahya b. Salih b. Süleyman b. Matar)
Konular:
Hasta, ziyareti
KTB, ADAB
KTB, HASTA, HASTALIK
حدثنا عبد الرحمن بن المبارك قال حدثنا سلم بن قتيبة قال حدثنا يونس بن أبى إسحاق عن أبى إسحاق قال سمعت زيد بن أرقم يقول : رمدت عيني فعادنى النبي صلى الله عليه وسلم ثم قال يا زيد لو أن عينك لما بها كيف كنت تصنع قال كنت أصبر وأحتسب قال لو أن عينك لما بها ثم صبرت واحتسبت كان ثوابك الجنة
Öneri Formu
Hadis Id, No:
164772, EM000532
Hadis:
حدثنا عبد الرحمن بن المبارك قال حدثنا سلم بن قتيبة قال حدثنا يونس بن أبى إسحاق عن أبى إسحاق قال سمعت زيد بن أرقم يقول : رمدت عيني فعادنى النبي صلى الله عليه وسلم ثم قال يا زيد لو أن عينك لما بها كيف كنت تصنع قال كنت أصبر وأحتسب قال لو أن عينك لما بها ثم صبرت واحتسبت كان ثوابك الجنة
Tercemesi:
— Ebu îshak demiştir ki, Zeyd İbni Erkam'ın şöyle anlattığını işittim:
— Gözüm ağrılandı da Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) beni ziyarete geldi. Sonra:
«— Ya Zeyd! Şayet gözün tamamen kaybolsa ne yaparsın?» buyurdu. Ben de, sabrederim ve Allah'dan sevab beklerim, dedim. Hazreti Peygamber şöyle buyurdu:
«— Eğer gözün kaybolur da, sonra sabredersen ve Allah'dan sevab umarsan, senin sevabın Cennet olur.»[1035]
Hadîs-i şerîf, göz ağrısından ötürü hasta ziyareti yapılmasına ve gözü kaybolanın sabrettiği takdirde Cennet mükâfatı kazanacağına delil olmaktadır.
Zeyd İbni Erkam kimdir?:
Zeyd, Hazrec kabilesinden olup, Uhud savaşına yaşı küçük görüldüğünden katılamamış, İlk olarak Hendek savaşında bulunmuştur. Bundan sonra Hz. Peygamberle 17 savaşta bulunmuş ve birçok hadîs nakletmiştir.
Sıffîn vak'asında Hz. Ali ile bulunmuş ve hicretin 66. yılında Küfede vefat etmiştir. Allah ondan razı olsun. Zeyd, münafıklardan Abdullah ibni Ubeyy 'in, Müslümanlar aleyhindeki bir sözünü işitip Hazrefi Peygamber'e haber vermesi üzerine Abdullah inkârda bulunmuş, sonra âyet nazil olarak Allah Tealâ Zeyd'i doğrulamıştır.[1036]
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, el-Edebü'l-Müfred, 532, /426
Senetler:
1. Ebu Amr Zeyd b. Erkam el-Ensarî (Zeyd b. Erkam b. Zeyd b. Kays b. Numan)
2. Ebu İshak es-Sebiî (Amr b. Abdullah b. Ubeyd)
3. Ebu İsrail Yunus b. Ebu İshak es-Sebî'î (Yunus b. Amr b. Abdullah)
4. Ebu Kuteybe Selm b. Kuteybe (Selm b. Kuteybe)
5. Ebu Bekir Abdurrahman b. Mübarek el-Ayşî (Abdurrahman b. Mübarek b. Abdullah)
Konular:
Cennet, Sevkeden İşler, Sözler, Davranışlar
Hastalık, Sıkıntı, günahlara kefarettir
Hz. Peygamber, insanî ilişkileri
KTB, ADAB
KTB, HASTA, HASTALIK
حدثنا موسى قال حدثنا الربيع بن عبد الله قال : ذهبت مع الحسن إلى قتادة نعوده فقعد عند رأسه فسأله ثم دعا له قال اللهم اشف قلبه واشف سقمه
Öneri Formu
Hadis Id, No:
164777, EM000537
Hadis:
حدثنا موسى قال حدثنا الربيع بن عبد الله قال : ذهبت مع الحسن إلى قتادة نعوده فقعد عند رأسه فسأله ثم دعا له قال اللهم اشف قلبه واشف سقمه
Tercemesi:
Rabi' îbni Abdullah'dan, şöyle dediği rivayet edilmiştir:
«— Hasta bulunan Katade'yi ziyaret edelim diye, Hazreti Hasanla birlikte gittim. Hasan, hastanın başucunda oturup ona sordu (nasılsın?).
Sonra ona dua edip, dedi ki:
— Allah'ım, kalbine şifa ver, hastalığına da şifa ver.»[1045]
Bu haber de, bundan önceki hadîs-i şerifin hastanın başucunda oturma adabını teyid etmektedir.[1046]
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, el-Edebü'l-Müfred, 537, /429
Senetler:
1. Ebu Said Hasan el-Basrî (Hasan b. Yesâr)
2. Ebu Muhammed Rabî' b. Abdullah el-Ahdeb (Rabî' b. Abdullah b. Hitâf)
3. Ebu Seleme Musa b. İsmail et-Tebûzeki (Musa b. İsmail)
Konular:
Dua, hastalar için dua etmek
KTB, ADAB
KTB, HASTA, HASTALIK
حدثنا موسى قال حدثنا حماد عن على بن زيد عن القاسم بن محمد أن رجلا من أصحاب محمد ذهب بصره فعادوه فقال : كنت أريدهما لأنظر إلى النبي صلى الله عليه وسلم فأما إذ قبض النبي صلى الله عليه وسلم فوالله ما يسرني أن ما بهما بظبى من ظباء تبالة
Öneri Formu
Hadis Id, No:
164773, EM000533
Hadis:
حدثنا موسى قال حدثنا حماد عن على بن زيد عن القاسم بن محمد أن رجلا من أصحاب محمد ذهب بصره فعادوه فقال : كنت أريدهما لأنظر إلى النبي صلى الله عليه وسلم فأما إذ قبض النبي صلى الله عليه وسلم فوالله ما يسرني أن ما بهما بظبى من ظباء تبالة
Tercemesi:
— Kasım îbni Muhammed'den rivayet edildiğine göre, Muhammed'in arkadaşlarından bir adamın, gözleri söndü, sonra onu ziyarete gittiler. Adam şöyle dedi:
— Ben, Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve SeHem)'i görmek için onları istiyordum; fakat şimdi Peygamber (Saİtalîahü Aleyhi ve Sellem) irtihal etti. Allah'a yemin ederim! Eğer (Yemen'deki) Tübale beldesinin geyiklerinin bir geyiğindeki gözler bende olsa, artık buna sevinmem.[1037]
Bu hadîs-i şerîf de göz hastalarını ziyaretin meşruiyetini göstermekte, bir de ashab-ı kiramın Hz. Peygamberi görmekten duydukları manevî haz ve sürürün enginliğini İfade etmektedir.[1038]
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, el-Edebü'l-Müfred, 533, /427
Senetler:
1. Racül Min Ashabi Muhammed (Racül Min Ashâbi Muhammed)
2. Ebu Muhammed Kasım b. Muhammed et-Teymî (Kasım b. Muhammed b. Ebu Bekir es-Sıddîk)
3. Ali b. Zeyd el-Kuraşî (Ali b. Zeyd b. Abdullah b. Züheyr b. Abdullah b. Cüd'ân)
4. Ebu Seleme Hammad b. Seleme el-Basrî (Hammad b. Seleme b. Dînar)
5. Ebu Seleme Musa b. İsmail et-Tebûzeki (Musa b. İsmail)
Konular:
Hz. Peygamber, vefatı
KTB, ADAB
KTB, HASTA, HASTALIK
Müslüman, peygamber sevgisi