حدثنا عبد الله بن صالح قال حدثني الليث قال حدثني يونس عن بن شهاب عن عطاء بن يزيد الليثي ثم الجندعى أن أبا أيوب صاحب رسول الله صلى الله عليه وسلم قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم : لا يحل لأحد أن يهجر أخاه فوق ثلاث ليال يلتقيان فيصد هذا ويصد هذا وخيرهما الذي يبدأ بالسلام
Öneri Formu
Hadis Id, No:
164405, EM000399
Hadis:
حدثنا عبد الله بن صالح قال حدثني الليث قال حدثني يونس عن بن شهاب عن عطاء بن يزيد الليثي ثم الجندعى أن أبا أيوب صاحب رسول الله صلى الله عليه وسلم قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم : لا يحل لأحد أن يهجر أخاه فوق ثلاث ليال يلتقيان فيصد هذا ويصد هذا وخيرهما الذي يبدأ بالسلام
Tercemesi:
...Ebu Eyyûb el-Ensârî'den rivayet edildiğine göre, Rasûlullah şöyle buyurdu: Bir Müslümana üç günden fazla kardeşi ile darılıp konuşmaması helal değildir. Karşılaşırlar da biri öteye döner, biri beriye döner. Bunların hayırlısı, selâm ile ilk söze başlayandır.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, el-Edebü'l-Müfred, 399, /328
Senetler:
1. Ebu Eyyüb el-Ensari (Halid b. Zeyd b. Küleyb b. Salabe b. Abd)
2. Ebu Muhammed Ata b. Yezid el-Cünde'î (Ata b. Yezid el-Leysî)
3. Ebu Bekir Muhammed b. Şihab ez-Zührî (Muhammed b. Müslim b. Ubeydullah b. Abdullah b. Şihab)
4. Yunus b. Yezid el-Eyli (Yunus b. Yezid b. Mişkan)
5. Ebu Haris Leys b. Sa'd el-Fehmî (Leys b. Sa'd b. Abdurrahman)
6. Ebu Salih Abdullah b. Salih el-Cüheni (Abdullah b. Salih b. Muhammed b. Müslim)
Konular:
Adab, Selam, selamlaşma adabı
Dargınlık, Küsmek, caiz olmaması, üç günden fazla
KTB, ADAB
KTB, SELAM
حدثنا محمد قال أخبرنا عبد الله قال أخبرنا حيوة بن شريح قال حدثني زياد بن عبيد الرعيني بطن من حمير قال : دخلنا على رويفع وكان أميرا على أنطابلس فجاء رجل فسلم عليه فقال السلام على الأمير وعن عبدة فقال السلام عليك أيها الأمير فقال له رويفع لو سلمت علينا لرددنا عليك السلام ولكن إنما سلمت على مسلمة بن مخلد وكان مسلمة على مصر اذهب إليه فليرد عليك السلام قال زياد وكنا إذا جئنا فسلمنا وهو في المجلس قلنا السلام عليكم
Öneri Formu
Hadis Id, No:
165729, EM001027
Hadis:
حدثنا محمد قال أخبرنا عبد الله قال أخبرنا حيوة بن شريح قال حدثني زياد بن عبيد الرعيني بطن من حمير قال : دخلنا على رويفع وكان أميرا على أنطابلس فجاء رجل فسلم عليه فقال السلام على الأمير وعن عبدة فقال السلام عليك أيها الأمير فقال له رويفع لو سلمت علينا لرددنا عليك السلام ولكن إنما سلمت على مسلمة بن مخلد وكان مسلمة على مصر اذهب إليه فليرد عليك السلام قال زياد وكنا إذا جئنا فسلمنا وهو في المجلس قلنا السلام عليكم
Tercemesi:
Bize Muhammed, ona Abdullah ona Hayve b. Şureyh ona Ziyad b. Ubeyd er-Ruaynî (Ruayn, Himyer'in bir koludur) şunu bildirdi: Ruveyfi' yanına girdik. Kendisi Antabuls'un emiri idi. Bir adam gelip ona selam vererek şöyle dedi: "Emire selam olsun" . Abde'nin bildirdiğine göre adam ona "Ey emir. Sana selam olsun" dedi. Ruveyfi ona
"Eğer bize selâm vermiş olsaydın, selamına mukabele ederdik. Sen (emir demekle) Mesleme ibni Muhalled'e selâm vermiş oldun. -Mesleme Mısır Valisi idi.- Mesleme'ye git. Selâmının karşılığını o versin.
Ziyad şöyle dedi ki: Biz de gidip Ruveyfi' mecliste iken selâm verdiğimiz zaman «Esselâmu Aleykum= Size selam olsun» derdik.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, el-Edebü'l-Müfred, 1027, /803
Senetler:
1. Ruveyfi b. Sabit el-Ensarî (Ruveyfi b. Sabit b. Seken)
2. Ziyad b. Ubeyd er-Ru'aynî (Ziyad b. Ubeyd)
3. Ebu Zür'a Hayve b. Şurayh et-Tücîbî (Hayve b. Şurayh b. Safvan b. Malik)
4. Ebu Abdurrahman Abdullah b. Mübarek el-Hanzalî (Abdullah b. Mübarek b. Vadıh)
5. Muhammed b. Selam el-Bikendî (Muhammed b. Selam b. Ferec)
Konular:
Adab, Selam, selamlaşma adabı
KTB, ADAB
KTB, SELAM
Selam, bir mecliste sadece özele veya umuma selam vermek
حدثنا موسى بن إسماعيل قال حدثنا سليمان بن المغيرة قال حدثنا ثابت عن عبد الرحمن بن أبي ليلى عن المقداد بن الأسود قال : كان النبي صلى الله عليه وسلم يجيء من الليل فيسلم تسليما لا يوقظ نائما ويسمع اليقظان
Öneri Formu
Hadis Id, No:
165730, EM001028
Hadis:
حدثنا موسى بن إسماعيل قال حدثنا سليمان بن المغيرة قال حدثنا ثابت عن عبد الرحمن بن أبي ليلى عن المقداد بن الأسود قال : كان النبي صلى الله عليه وسلم يجيء من الليل فيسلم تسليما لا يوقظ نائما ويسمع اليقظان
Tercemesi:
Bize Musa b. İsmail ona Süleyman b. Muğire ona Sabit ona Abdurrahman b. Ebu Leyla ona Mikdad b. Esved şunu bildirdi:
Nebi (s.a.v.) geceleyin gelirdi de uyuyanı uyandırmayan, uyanıklara duyuran bir sesle selâm verirdi.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, el-Edebü'l-Müfred, 1028, /803
Senetler:
1. Ebu Mabed Mikdad b. Esved el-Kindî (Mikdad b. Amr b. Sa'lebe b. Malik b. Rabî'a)
2. Ebu İsa Abdurrahman b. Ebu Leyla el-Ensarî (Abdurrahman b. Yesar b. Bilal b. Büleyl b. Uhayha)
3. Ebu Muhammed Sabit b. Eslem el-Bünanî (Sabit b. Eslem)
4. Ebu Said Süleyman b. Muğîra el-Kaysî (Süleyman b. Muğîra)
5. Ebu Seleme Musa b. İsmail et-Tebûzeki (Musa b. İsmail)
Konular:
Adab, Selam, selamlaşma adabı
KTB, ADAB
KTB, SELAM
حدثنا أبو معمر قال حدثنا عبد الوارث عن يزيد عن معاذة قالت سمعت هشام بن عامر الأنصاري بن عم أنس بن مالك وكان قتل أبوه يوم أحد أنه سمع رسول الله صلى الله عليه وسلم قال : لا يحل لمسلم أن يصارم مسلما فوق ثلاث فإنهما ناكبان عن الحق ما داما على صرامهما وان أولهما فيئا يكون كفارة عنه سبقه بالفيء وإن ماتا على صرامهما لم يدخلا الجنة جميعا ابدا وإن سلم عليه فأبى أن يقبل تسليمه وسلامه رد عليه الملك ورد على الآخر الشيطان
Öneri Formu
Hadis Id, No:
164408, EM000402
Hadis:
حدثنا أبو معمر قال حدثنا عبد الوارث عن يزيد عن معاذة قالت سمعت هشام بن عامر الأنصاري بن عم أنس بن مالك وكان قتل أبوه يوم أحد أنه سمع رسول الله صلى الله عليه وسلم قال : لا يحل لمسلم أن يصارم مسلما فوق ثلاث فإنهما ناكبان عن الحق ما داما على صرامهما وان أولهما فيئا يكون كفارة عنه سبقه بالفيء وإن ماتا على صرامهما لم يدخلا الجنة جميعا ابدا وإن سلم عليه فأبى أن يقبل تسليمه وسلامه رد عليه الملك ورد على الآخر الشيطان
Tercemesi:
— Hişam îbni Âmir El-Ensarî'den —Enes İbni Malik'in amcası oğlu olup, babası Uhud savaşında öldürülmüştü— rivayet edildiğine göre, Resûlüllah (Sallallahü Aleyhi ve Setlemi'in şöyle buyurduğunu işitmiştir:
«— Bir müslümanın bir müslümanla üç günden ziyade dargın kalıp konuşmaması helâl olmaz; çünkü bunlar, dargınlıkları üzere devam ettikçe haktan meyletmişlerdir. Bunlardan ilk şefkat gösterip dönenin diğerini geçmek suretiyle dönüşü, kendisine (günahına) keffaret olur. Eğer dargınlıkları üzere ölürlerse, ebedî olarak (uzun müddet) topu birden Cennet'e girmezler. Eğer biri diğerine selâm verir de bunun teslimiyet ve selâmını kabul etmezse, selâm verene Melek mukabele eder, (onun selâmını alır); diğerine ise Şeytan mukabele eder.»[790]
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, el-Edebü'l-Müfred, 402, /329
Senetler:
1. Hişam b. Amir el-Ensari (Hişam b. Amir b. Ümeyye b. Hashâs b. Malik b. Amir b. Ganm)
2. Ümmü Sahba Muaze bt. Abdullah el-Adeviyye (Muaze bt. Abdullah)
3. Ebu Ezher Yezid b. Ebu Yezid el-Basrî (Yezid b. Şerik b. Rişk)
4. Ebu Ubeyde Abdulvâris b. Saîd el-Anberî (Abdulvâris b. Saîd b. Zekvân)
5. Ebu Ma'mer Abdullah b. Ömer et-Temimî (Abdullah b. Amr b. Meysera)
Konular:
Adab, Selam, selamlaşma adabı
Dargınlık, Küsmek, caiz olmaması, üç günden fazla
KTB, ADAB
KTB, SELAM
Siyer, Uhud savaşı / gazvesi
حدثنا عبد الله بن محمد قال حدثنا عبد الرزاق قال أخبرنا معمر عن همام عن أبي هريرة عن النبي صلى الله عليه وسلم قال : خلق الله آدم صلى الله عليه وسلم وطوله ستون ذراعا قال اذهب فسلم على أولئك نفر من الملائكة جلوس فاستمع ما يجيبونك فإنها تحيتك وتحية ذريتك فقال السلام عليكم فقالوا السلام عليك ورحمة الله فزادوه ورحمة الله فكل من يدخل الجنة على صورته فلم يزل ينقص الخلق حتى الآن
Öneri Formu
Hadis Id, No:
165678, EM000978
Hadis:
حدثنا عبد الله بن محمد قال حدثنا عبد الرزاق قال أخبرنا معمر عن همام عن أبي هريرة عن النبي صلى الله عليه وسلم قال : خلق الله آدم صلى الله عليه وسلم وطوله ستون ذراعا قال اذهب فسلم على أولئك نفر من الملائكة جلوس فاستمع ما يجيبونك فإنها تحيتك وتحية ذريتك فقال السلام عليكم فقالوا السلام عليك ورحمة الله فزادوه ورحمة الله فكل من يدخل الجنة على صورته فلم يزل ينقص الخلق حتى الآن
Tercemesi:
— Ebû Hüreyre, Peygamber (SallalUthü A leyhi veSellem) 'den rivayet ettiğine göre, Peygamber şöyle buyurdu:
— Allah, Adem(SaIlallahü Aleyhi veSellem) 'i boyu aîtmiş zira' = (dirsekle parmak uçları boyu hesabiyle altmış arşın) olarak yarattı. Ona dedi ki, şu oturmakta olan melekler topluluğuna git de selâm ver; sonra sana ne cevap vereceklerini dinle. Çünkü bu selâm senin ve senin neslinin selamlaşma şeklidir. Âdem de:
— Esselâmu aleyküm, dedi. Melekler ise :
— Esselâmu Aleyke ve rahmetulîahi, diyerek ona ve rahmetullahi sözünü ziyade yaptılar. Cennete her girecek olan Âdem'in suretinde (en güzel şekilde) girecektir. Bu ana kadar da insanların yaratılışı noksan-laşagelmiştir, (Boy, güzellik ve bünye bakımından...).[680]
Selâm, kusurlardan ve noksanlıklardan, her türlü afet ve kederden beri bulunma mânâsına gelen bir İsimdir ve Allah Tealâ'nın 99 İsminden — Esma'i Hüsna'dan biridir. Geniş ve asıl mânâsı itibariyle ayıp ve afattan beri bulunmak mânâsındg olduğu için, müslumanlarin birbirleriyle karşıtaşmaları halinde karşılıklı dua yerinde kullanılır. «Selamet üzere olasın, her türlü afat ve kederden beri olasın, Allah'ın rahmeti üzerine olsun...» dileğini ifade için, «Esselâmu Aleyk» veya «Esselâmu Aleyküm» denir. Bu şekilde selamlaşmanın ilk olarak Hz. Âdem'den başladığını Peygamber Efendimiz bize haber vermektedir. Allah'ın selâmetini İstemekten daha güzel ne olabilir? Cenab-ı Hak, Kur'an-ı Kerîm'de müteaddit ayetlerle selamlaşmamızı bize emrediyor :
«— Ey iman edenler! Kendi evlerinizden başka evlere, sahipleriyle alışkanlık peyda etmeden, (izin almadan) ve selâm vermeden girmeyin; bu sîzin için daha hayırlıdır. Olur ki, iyi düşünürsünüz de hikmetini anlarsınız.» (Nûr Sûresi, âyet: 27)
«— Evlere girdiğiniz vakit, Allah tarafından mübarek ve hoş bir sağlık dileği olarak kendinize selam veri». îştc Allah âyetleri site böyle faeynn eder; tâ ki anhyasınu.» (Nur Süresi, âyet: 61)
«—t Bir selâmla selâmlanâığmız zaman, siz ondan daha güzeli ile yahut ayniyle selâmı alıp, karşılık verin. Şüplhe yok ki Allah, her şeyin hesabını hakksyle görendir.» (Nisa Sûresi, âyet: 86)
Esselâmu Aleyküm deyip selâm verene, Aleyküm selâm ve Rahmetuflah şeklinde ziyadesiyle veya sadece Ateyküm Selâm karşılığını vererek ayniyle mukabele edilir.
Dünyada bulunan keder ve meşakkatlerin hiç biri Cennette bulunmadığı, için Cennetin bir adı da Daru's-Selâm'dır. Orada da müminlerin birbirlerine duası hep selâmet dileğidir. Yûnus sûresinin 10. âyetinde şöyle buyuruİmaktadır:
«— Müminlerin cennette duaları, Allah'ım! Seni teşbih ve tenzih ederiz, sözüdür ve aralarındaki dilekleri de hep Selâm'dir. Dualarının son ise, bütün hamdler alemlerin Rabbine mahsustur, gerçeğidir.»
İbrahim Sûresinin 23. âyetinin sonunda da şöyle buyurulmaktadır :
— Cennette müminlerin birbirlerine sağlık temennileri Selâm'dur.
Anlaşılıyor ki, başlangıç ve son itibariyle müminlerin parolası ve saadet düsği Selâm sözüdür. Selâmı yaymanın ve bu sünneti yerine getirmenin faziletine dair pek çok hadîs-İ şerif gelecek ve kimlerin kimlere selâm vereceği beyan edilecektir. Yerlerinde gerekli tafsilât verileceğinden, burada fazla açıklamaya lüzum görülmemiştir.
ille insan Hz. Âdem'de beşeriyet vasıfları en mütekâmil olduğu için, her mümin onun suret ve şeklînde cennete girecektir. Aza noksanlıklarından salim bulunacaklardır. Hz. Âdem'den bu yana zaman geçtikçe insanoğlunun suretinde bazı noksanlaşmaların olagelmekte bulunduğunu da bu hadîs-i şeriften öğrenmiş bulunmaktayız. İnsanların bünye sağlamlığı, boy uzunluğu, yapt ve ömür bakımından noksanlaşrnakta bulundukları ilmî gerçeklerle de ispatı mümkün olsa gerektir.[681]
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, el-Edebü'l-Müfred, 978, /773
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
2. Ebu Ukbe Hemmâm b. Münebbih el-Yemânî (Hemmâm b. Münebbih b. Kamil b. Sîc)
3. Ebu Urve Mamer b. Raşid el-Ezdî (Mamer b. Râşid)
4. ُEbu Bekir Abdürrezzak b. Hemmam (Abdürrezzak b. Hemmam b. Nafi)
5. Ebu Cafer Abdullah b. Muhammed el-Cu'fî (Abdullah b. Muhammed b. Abdullah)
Konular:
Adab, Selam, selamlaşma adabı
KTB, ADAB
KTB, SELAM
KTB, YARATILIŞ
Peygamberler, Hz. Adem'in yaratılışı
Selam, aynı şekilde veya daha güzeliyle karşılık vermek
حدثنا أبو نعيم عن سعيد بن عبيد عن بشير بن يسار قال : ما كان أحد يبدأ أو يبدر بن عمر بالسلام
Öneri Formu
Hadis Id, No:
165682, EM000982
Hadis:
حدثنا أبو نعيم عن سعيد بن عبيد عن بشير بن يسار قال : ما كان أحد يبدأ أو يبدر بن عمر بالسلام
Tercemesi:
Beşîr ifcmi Yesâr'dan rivayet edildiğine göre, şöyle demiştir;
«— İbni Ömer'den Önce selâma başhyan, yahut selâmda Öne geçen kimse olmamıştır.»[688]
Selâm vermeden önce konuşmaya başlomomaitdır. Selâm, Allah'ın isimlerinden biri olduğu için, ondan önce başka kelâma geçmek uygun düşmez ve selâmet dileği olan selamlaşma işi zamanında ve yerinde, yerine getirilmiş olmaz. Aynı zamanda önemli sünnetlerden biri olan selâm vermenin faziletini, önce selâma başlayan kazanmış olur.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, el-Edebü'l-Müfred, 982, /775
Senetler:
1. Ebu Keysan Büşeyr b. Yesar el-Harisî (Büşeyr b. Yesar)
2. Ebu Hüzeyl Said b. Ubeyd et-Tai (Said b. Ubeyd)
3. Ebu Nuaym Fadl b. Dükeyn el-Mülâi (Fadl b. Amr b. Hammâd b. Züheyr b. Dirhem)
Konular:
Adab, Selam, selamlaşma adabı
KTB, ADAB
KTB, SELAM
حدثنا محمد بن سلام قال أخبرنا مخلد بن يزيد قال أخبرنا بن جريج قال أخبرني أبو الزبير أنه سمع جابرا يقول : يسلم الراكب على الماشي والماشي على القاعد والماشيان أيهما يبدأ بالسلام فهو أفضل
Öneri Formu
Hadis Id, No:
165683, EM000983
Hadis:
حدثنا محمد بن سلام قال أخبرنا مخلد بن يزيد قال أخبرنا بن جريج قال أخبرني أبو الزبير أنه سمع جابرا يقول : يسلم الراكب على الماشي والماشي على القاعد والماشيان أيهما يبدأ بالسلام فهو أفضل
Tercemesi:
— Câbir'in şöyie dediği işitilmiştîr:
«— Süvari piyadeye, pivâcîe (yaya yürüyen) oturana selâm verir. Yürümekte olan iki kişiden hangisi önce selâm verirse, o daha faziletlidir.»[690]
Selâma ilk başlayansn Alloh katında daha faziletli olduğunu bu haber de teyid etmektedir. Bu fazilet hal itibariyle aynı durumda olanlara aittir. Karşılaşan iki süvari, iki piyade gibi...
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, el-Edebü'l-Müfred, 983, /776
Senetler:
1. Cabir b. Abdullah el-Ensârî (Cabir b. Abdullah b. Amr b. Haram b. Salebe)
2. Ebu Zübeyr Muhammed b. Müslim el-Kuraşi (Muhammed b. Müslim b. Tedrus)
3. Ebu Velid İbn Cüreyc el-Mekkî (Abdülmelik b. Abdülaziz b. Cüreyc)
4. Ebu Yahya Mahled b. Yezid el-Harranî (Mahled b. Yezid)
5. Muhammed b. Selam el-Bikendî (Muhammed b. Selam b. Ferec)
Konular:
Adab, Selam, selamlaşma adabı
KTB, ADAB
KTB, SELAM
حدثنا أبو نعيم قال حدثنا سفيان عن محمد بن المنكدر عن جابر قال : دخلت على الحجاج فما سلمت عليه
Öneri Formu
Hadis Id, No:
165727, EM001025
Hadis:
حدثنا أبو نعيم قال حدثنا سفيان عن محمد بن المنكدر عن جابر قال : دخلت على الحجاج فما سلمت عليه
Tercemesi:
Cabîr'den rivayet edildiğine göre, şöyle demiştir: Haecacın yanma vardım da, ona selâm vermedim.[777]
Haccac, müslümanlara zulüm ve eziyeti ile tanınan Emevî kumandanlarından biridir. Hİcrelin 41. yılında Taîf'de doğmuş ve Emevî hüküm-darı Âbdülmelik îbni Mervan'ın himayesi altında ordusu başına geçerek yüz yirmi bin kişiyi katlettiği ve vefatında elli bin kişinin hapishanelerde bulunduğu tarih kitaplannda yazılıdır. Abdullah ibni Zü-beyr gibi ashabın en faziletlilerinden olan bir şahsı da Mekke'yi kuşatarak şehid etmiş ve basını Şam'a göndermişti. 244 sayılı hadîs-i şerîf açıklamasına bakılsın.
İşte zulüm ve hunharlığı son dereceye varan ve böylece günahkâr bir halde olon kumandana selâm vermek gerekli olmadığını 1017-1021 sayılı haberlere teyîden bunu da ilâve edebiliriz. (Bu haber için başka bir kaynak bulunamamıştır, Haccac için bak : Karnusu'f-A'lâm, C. II, s. 1928).[778]
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, el-Edebü'l-Müfred, 1025, /802
Senetler:
1. Cabir b. Abdullah el-Ensârî (Cabir b. Abdullah b. Amr b. Haram b. Salebe)
2. Ebu Abdullah Muhammed b. Münkedir el-Kuraşî (Muhammed b. Münkedir b. Abdullah b. Hüdeyr)
3. Süfyan es-Sevrî (Süfyan b. Said b. Mesruk b. Habib b. Rafi')
4. Ebu Nuaym Fadl b. Dükeyn el-Mülâi (Fadl b. Amr b. Hammâd b. Züheyr b. Dirhem)
Konular:
Adab, Selam, selamlaşma adabı
KTB, ADAB
KTB, SELAM
Selam, imamlara/halifelere selam vermek
حدثنا إسماعيل قال حدثني أخي عن سليمان عن عبد الرحمن بن عبد الله بن أبي عتيق عن نافع أن بن عمر أخبره : أن الأغر وهو رجل من مزينة وكانت له صحبة مع النبي صلى الله عليه وسلم كانت له أوسق من تمر على رجل من بني عمرو بن عوف اختلف إليه مرارا قال فجئت إلى النبي صلى الله عليه وسلم فأرسل معي أبا بكر الصديق قال فكل من لقينا سلموا علينا فقال أبو بكر ألا ترى الناس يبدأونك بالسلام فيكون لهم الأجر ابدأهم بالسلام يكن لك الأجر يحدث هذا بن عمر عن نفسه
Öneri Formu
Hadis Id, No:
165684, EM000984
Hadis:
حدثنا إسماعيل قال حدثني أخي عن سليمان عن عبد الرحمن بن عبد الله بن أبي عتيق عن نافع أن بن عمر أخبره : أن الأغر وهو رجل من مزينة وكانت له صحبة مع النبي صلى الله عليه وسلم كانت له أوسق من تمر على رجل من بني عمرو بن عوف اختلف إليه مرارا قال فجئت إلى النبي صلى الله عليه وسلم فأرسل معي أبا بكر الصديق قال فكل من لقينا سلموا علينا فقال أبو بكر ألا ترى الناس يبدأونك بالسلام فيكون لهم الأجر ابدأهم بالسلام يكن لك الأجر يحدث هذا بن عمر عن نفسه
Tercemesi:
— İbni Ömer'den haber verildiğine göre : Müzeyne kabilesinden olan ve Peygamber (Sûltellâhü Aleyhi ve Sellem) ile sohbeti buiunan El~ Ağarr'ın, Am* ibni Avf Oğullarından bir adamda birkaç kilo hurma alacağı vardı da (bunu almak için) defalarca ona gidip gelmiştir. El-Ağarr
dedi ki:
«—Ben Peygamber (Sattalîahü Aleyhi ve Sellem)'e (şikâyet için) gittim de, benimle beraber (borçluya) Ebû Bekir'i gönderdi. (Yine El-Ağarr) anlattı: Hf?r karşılaştığımız kimseler bize selâm verdiler. Ebü Bekir dedi ki:
— Görmüyor musun, insanlar senden önce sana selâm veriyorlar; böylece mükâfat onların oluyor?» İnsanlara önce selâm ver ki, mükâfat senin olsun. Bu son sözü İbni Ömer kendiliğinden söylemiştir.[692]
Bu hadts-i şerif de, önce selâm vermenin faziletini beyan efmekîedîr. (Buna Taberanî tahriç eylediğini, Fadlu'llah, şerhinin İt. cİld, 447. sayfosının dip notunda kaydetmiştir.).[693]
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, el-Edebü'l-Müfred, 984, /776
Senetler:
1. Ebu Bekir es-Sıddîk (Abdullah b. Osman b. Amir b. Amr b. Ka'b)
2. İbn Ömer Abdullah b. Ömer el-Adevî (Abdullah b. Ömer b. Hattab)
3. Nafi' Mevlâ İbn Ömer (Ebu Abdullah Nafi')
4. Ebu Atik Abdurrahman b. Abdullah el-Kuraşi (Abdurrahman b. Abdullah b. Muhammed b. Abdurrahman b. Ebu Bekir)
5. Ebu Muhammed Süleyman b. Bilal el-Kuraşi (Süleyman b. Bilal)
6. Abdülhamid b. Ebu Üveys el-Esbahî (Abdülhamid b. Abdullah b. Abdullah b. Üveys)
7. Ebu Abdullah İsmail b. Ebu Üveys el-Esbahî (İsmail b. Abdullah b. Abdullah b. Üveys b. Malik)
Konular:
Adab, Selam, selamlaşma adabı
KTB, ADAB
KTB, SELAM
حدثنا عبد العزيز بن عبد الله قال حدثني محمد بن جعفر بن أبي كثير عن يعقوب بن زيد التيمي عن سعيد المقبري عن أبي هريرة : أن رجلا مر على رسول الله صلى الله عليه وسلم وهو في مجلس فقال السلام عليكم فقال عشر حسنات فمر رجل آخر فقال السلام عليكم ورحمة الله فقال عشرون حسنة فمر رجل آخر فقال السلام عليكم ورحمة الله وبركاته فقال ثلاثون حسنة فقام رجل من المجلس ولم يسلم فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم ما أوشك ما نسي صاحبكم إذا جاء أحدكم المجلس فليسلم فإن بدا له أن يجلس فليجلس وإذا قام فليسلم ما الأولى بأحق من الآخرة
Öneri Formu
Hadis Id, No:
165686, EM000986
Hadis:
حدثنا عبد العزيز بن عبد الله قال حدثني محمد بن جعفر بن أبي كثير عن يعقوب بن زيد التيمي عن سعيد المقبري عن أبي هريرة : أن رجلا مر على رسول الله صلى الله عليه وسلم وهو في مجلس فقال السلام عليكم فقال عشر حسنات فمر رجل آخر فقال السلام عليكم ورحمة الله فقال عشرون حسنة فمر رجل آخر فقال السلام عليكم ورحمة الله وبركاته فقال ثلاثون حسنة فقام رجل من المجلس ولم يسلم فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم ما أوشك ما نسي صاحبكم إذا جاء أحدكم المجلس فليسلم فإن بدا له أن يجلس فليجلس وإذا قام فليسلم ما الأولى بأحق من الآخرة
Tercemesi:
Bize Abdülaziz b. Abdullah ona Muhammed b. Cafer b. Ebu Kesir ona Yakup b. Zeyd et-Teymî ona Said el-Makburi ona
— Ebû Hüreyre'den rivayet edildiğine göre, bir adam, bir mecliste oturmakta olan Resûlüllah (SaUatlahüAleyhiveSellem)'e uğrayıp:
— ESSELÂMU ALEYKÜM dedi. Bunun üzerine Peygamber: «— (Bu selâm kargılığı olarak) On sevab vardır.» buyurdu. Sonra başka bir adam gelip:
— ESSELÂMU ALEYKÜM VE RAHMETÜLLAH, dedi. Peygamber buna : «Yirmi sevab vardır.» buyurdu. Daha sonra başka bir adam gelip:
— ESSELÂMU ALEYKÜM VE RAHMETULLAHİ VE BEREKATÜH, dedi. Buna da: «Otuz sevab vardır.» buyurdu. Sonra meclisten (ayrılmak üzere) bir adam kalkıp selâm vermedi. Bunun üzerine de Resûlüllah (SaiiaUahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
«— Arkadaşınız unuttuğunu (selâmını) ne çabuk unuttu! Sizden biriniz meclise geldiği vakit selâm versin de, eğer oturmayı uygun görürse otursun. Meclisten de (ayrılmak üzere) kalktığı zaman (yine) selâm versin. Evvelki selâm, son selâmdan daha lâyık değildir.»[696]
Karşılaşma halinde selâm vermek sünnet olup, buna karşılık vermek vacibdir. Yalnız «Etselâmu aleyküm» demekle bu sünnet yerine getirilmiş olur. Ancak bundan sonra ziyade edilen «Ve rahmetullahı ile ve berekâiüh sözlerinin her biri karşılığında ayrıca onar mükâfat vardır.» Selâm verenin bu ziyadelerine ayniyle mukabele edİlîr. Bu miktardan noksonıyle selâm verenlere ise, ziyadesiyle mukabelede bulunmak müstahabdır.
İşte karşılaşma halinde bu şekilde verilen selâm, bîr meclisten ayrılma halinde de aynen verilir. Bu da sünnettir ve alınması vacibdir. Böylece bir hasene karşılığında 10'dan 3Ö'a kadar mükâfat vardır.[697]
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, el-Edebü'l-Müfred, 986, /777
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
2. Ebu Sa'd Said b. Ebu Said el-Makburî (Said b. Keysan)
3. Ebu Yusuf Yakub b. Zeyd el-Kuraşî (Yakub b. Zeyd b. Talha b. Abdullah b. Ebu Müleyke)
4. Muhammed b. Cafer el-Ensari (Muhammed b. Cafer b. Ebu Kesir)
5. Abdulaziz b. Abdullah el-Üveysi (Abdulaziz b. Abdullah b. Yahya b. Amr b. Üveys)
Konular:
Adab, Selam, selamlaşma adabı
KTB, ADAB
KTB, SELAM