500 Kayıt Bulundu.
Bize Ahmed b. Abdullah b. Ali el-Mencûfî, ona Ravh, ona Avf, ona el-Hasen ve Muhammed, onlara da Ebu Hüreyre'nin söylediğine göre Rasul-i Ekrem (sav) şöyle buyurmuştur: "Her kim iman ederek ve karşılığını yalnız Allah'tan bekleyerek bir Müslümanın cenazesine katılır ve namazı kılınıp defni bitinceye kadar orada bulunursa, iki kırat ecir ile döner ki, her bir kırat Uhut dağı gibidir. Her kim o cenazenin namazını kılar ve defnedilmeden önce geri dönerse bir kırat ecir ile dönmüş olur." Osman el-Müezzin, bu hadisi Avf, ona Ravh, ona Muhammed, ona Ebu Hüreyre, ona da Hz. Peygamber tarikiyle naklederek Ravh'a mütâbaat etmiştir.
Açıklama: Rivayet muallaktır; Buhari ile Osman b. Ömer arasında inkita vardır.
Bize Muhammed, ona Abdulvahhab es-Sakafî, ona Eyyub es-Sahtıyânî, ona Muhammed, ona da Ümmü Atiyye (r.anha) şöyle söylemiştir: Biz kızının (cenazesini) yıkarken Rasulullah (sav) yanımıza geldi ve "Onu su ve sidr ile üç, beş defa veya gerek duyarsanız daha fazla yıkayın. Son yıkayışınızda kâfur kullanın. Yıkamayı bitirince bana bildirin." buyurdu. Biz yıkamayı bitirdiğimizi Hz. Peygamber'e (sav) bildirdik. Rasulullah da (sav) bize kendi peştamalını verdi ve "Bunu onun bedenine sarın" dedi. Eyyüb es-Sahtıyânî şöyle dedi: Muhammed'in hadisinin benzerini bana Hafsa da rivayet etti. Fakat Hafsa'nın rivayet ettiği hadiste "Onu tek sayıda yıkayın", yine Hafsa'nın rivayetinde "Üç, beş ya da yedi defa yıkayın"; yine Hafsa'nın rivayetinde Rasulullah'ın (sav), "Onu yıkamaya sağ taraftaki organlarından ve abdest uzuvlarından başlayın" buyurduğu; yine Hafsa'nın rivayetinde, Ümmü Atıyye'nin, 'biz onun saçını üç örgü yaptık' dediği yer almaktadır.
Açıklama: Rivayet, İbn Hacer'e göre muallak olmayıp mevsûldür (Fethü'l-bâri, Dârü'l-Marife, III, 130).
Bize Muhammed, ona Abdulvahhab es-Sakafî, ona Eyyub es-Sahtıyânî, ona Muhammed, ona da Ümmü Atiyye (r.anha) şöyle söylemiştir: Biz kızının (cenazesini) yıkarken Rasulullah (sav) yanımıza geldi ve "Onu su ve sidr ile üç, beş defa veya gerek duyarsanız daha fazla yıkayın. Son yıkayışınızda kâfur kullanın. Yıkamayı bitirince bana bildirin." buyurdu. Biz yıkamayı bitirdiğimizi Hz. Peygamber'e (sav) bildirdik. Rasulullah da (sav) bize kendi peştamalını verdi ve "Bunu onun bedenine sarın" dedi. Eyyüb es-Sahtıyânî şöyle dedi: Muhammed'in hadisinin benzerini bana Hafsa da rivayet etti. Fakat Hafsa'nın rivayet ettiği hadiste "Onu tek sayıda yıkayın", yine Hafsa'nın rivayetinde "Üç, beş ya da yedi defa yıkayın"; yine Hafsa'nın rivayetinde Rasulullah'ın (sav), "Onu yıkamaya sağ taraftaki organlarından ve abdest uzuvlarından başlayın" buyurduğu; yine Hafsa'nın rivayetinde, Ümmü Atıyye'nin, 'biz onun saçını üç örgü yaptık' dediği yer almaktadır.
Bize Abdullah b. Mesleme, ona İbn Ebu Zi'b, ona Sa'd b. Ebu Said el-Makburî, ona baba (Keysan b. Ebu Saîd) ona da Ebu Hüreyre'nin söylediğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur. (T)Bana Ahmed b. Şebîb b. Said, ona babası, ona Yunus, ona İbn Şihâb, ona Abdurrahman el-A'rec, ona da Ebu Hüreyre'nin (ra) söylediğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Kim bir cenazeye katılır ve cenaze namazını kılarsa ona bir kırat ağırlığınca sevap vardır. Kim de bir cenazeye katılır, (cenaze namazını kılar) ve defnedilinceye kadar cenazede bulunursa ona iki kırat ağırlığınca sevap vardır." Hz. Peygamber'e (sav) 'İki kırat ne kadardır?' diye sorulunca Hz. Peygamber (sav) "İki büyük dağ kadardır." şeklinde cevap vermiştir.
Bize Ahmed b. Abdullah b. Ali el-Mencûfî, ona Ravh, ona Avf, ona el-Hasen ve Muhammed, onlara da Ebu Hüreyre'nin söylediğine göre Rasul-i Ekrem (sav) şöyle buyurmuştur: "Her kim iman ederek ve karşılığını yalnız Allah'tan bekleyerek bir Müslümanın cenazesine katılır ve namazı kılınıp defni bitinceye kadar orada bulunursa, iki kırat ecir ile döner ki, her bir kırat Uhut dağı gibidir. Her kim o cenazenin namazını kılar ve defnedilmeden önce geri dönerse bir kırat ecir ile dönmüş olur." Osman el-Müezzin, bu hadisi Avf, ona Ravh, ona Muhammed, ona Ebu Hüreyre, ona da Hz. Peygamber tarikiyle naklederek Ravh'a mütâbaat etmiştir.
Bize Abdullah b. Mesleme, ona İbn Ebu Zi'b, ona Sa'd b. Ebu Said el-Makburî, ona baba (Keysan b. Ebu Saîd) ona da Ebu Hüreyre'nin söylediğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur. (T)Bana Ahmed b. Şebîb b. Said, ona babası, ona Yunus, ona İbn Şihâb, ona Abdurrahman el-A'rec, ona da Ebu Hüreyre'nin (ra) söylediğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Kim bir cenazeye katılır ve cenaze namazını kılarsa ona bir kırat ağırlığınca sevap vardır. Kim de bir cenazeye katılır, (cenaze namazını kılar) ve defnedilinceye kadar cenazede bulunursa ona iki kırat ağırlığınca sevap vardır." Hz. Peygamber'e (sav) 'İki kırat ne kadardır?' diye sorulunca Hz. Peygamber (sav) "İki büyük dağ kadardır." şeklinde cevap vermiştir.
Bize İsmail, ona Malik, ona İbn Şihâb, ona Saîd b. Müseyyeb, oona da Ebu Hüreyre (ra) şöyle rivayet etmiştir: "Rasulullah'a (sav) Necâşî’nin vefat ettiği gün (Necâşî’nin) vefat haberi verildi. Rasulullah (sav), insanlarla birlikte namazgâha çıktı, (cenaze namazı için) saf tuttu ve (cenaze namazında) dört defa tekbir getirdi."
Açıklama: İslam tarihi boyunca hayırla yâd edilen Necâşî’nin ölüm haberini bizzat Müslümanlara Hz. Peygamber (sav), vermiş ve onun gıyabında cenaze namazını kıldırmıştır. Allah Resûlü (sav) ashâbıyla saf tutmuş ve kılınan bu giyabî cenaze namazında dört tekbir getirmiştir.
Bize Ebu Nuaym, ona Süfyan, ona Zübeyd el-Yâmî, ona İbrahim, ona Mesruk, ona da Abdullah'ın rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "(Ölen kişilerin ardından) yüzlerini tokatlayan, yaka bağır yırtan ve cahiliye feryatlarıyla figan eden kişiler bizden değildir."
Bize Muhammed b. Beşşâr, ona Abdurrahman, ona Süfyan, ona el-A'meş, ona Abdullah b. Mürre, ona Mesruk, ona da Abdullah'ın (ra) rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "(Ölen kişilerin ardından) yüzlerini tokatlayan, yaka bağır yırtan ve cahiliye feryatlarıyla figan eden kişiler bizden değildir."
Bize Ömer b. Hafs, ona babası (Hafs b. Gıyâs en-Nehaî), ona el-A'meş, ona Abdullah b. Mürre, ona Mesruk, ona da Abdullah'ın (b. Mesud) (ra) rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "(Ölen kişilerin ardından) yüzlerini tokatlayan, yaka bağır yırtan ve cahiliye feryatlarıyla figan eden kişiler bizden değildir."