Öneri Formu
Hadis Id, No:
7644, B001415
Hadis:
حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ سَعِيدٍ حَدَّثَنَا أَبُو النُّعْمَانِ الْحَكَمُ - هُوَ ابْنُ عَبْدِ اللَّهِ الْبَصْرِىُّ - حَدَّثَنَا شُعْبَةُ عَنْ سُلَيْمَانَ عَنْ أَبِى وَائِلٍ عَنْ أَبِى مَسْعُودٍ - رضى الله عنه - قَالَ لَمَّا نَزَلَتْ آيَةُ الصَّدَقَةِ كُنَّا نُحَامِلُ ، فَجَاءَ رَجُلٌ فَتَصَدَّقَ بِشَىْءٍ كَثِيرٍ فَقَالُوا مُرَائِى . وَجَاءَ رَجُلٌ فَتَصَدَّقَ بِصَاعٍ فَقَالُوا إِنَّ اللَّهَ لَغَنِىٌّ عَنْ صَاعِ هَذَا . فَنَزَلَتِ ( الَّذِينَ يَلْمِزُونَ الْمُطَّوِّعِينَ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ فِى الصَّدَقَاتِ وَالَّذِينَ لاَ يَجِدُونَ إِلاَّ جُهْدَهُمْ ) الآيَةَ .
Tercemesi:
Bize Ubeydullah b. Said, ona Ebu Numan el-Hakem İbn Abdullah el-Basrî, ona Şu'be, ona Süleyman, ona da Ebu Vail, ona da İbn Mes’ud şöyle rivayet etmiştir: Sadaka ayeti indiği zaman, biz arkamızda ücretle yük taşımaya (kazancımızdan sadaka verip bu sevaba ermeye) çalışırdık. (Sahabilerden) biri çokça bir para getirip sadaka olarak verdi. Bunu gören münafıklar 'Bu adam gösterişçidir' dediler. Sonra başka biri geldi ve bir sâ' hurma sadaka verdi. Bu defa da münafıklar 'Allah, bu adamın bir sâ’ (sadakasına) muhtaç değildir' dediler. Bunun üzerine şu mealdeki ayet indi: "Sadakalar konusunda müminlerden hem gönüllü olarak fazla fazla verenlere hem de daha fazla verecek bir şey bulamayanlara dil uzatıp onlarla alay edenleri Allah
maskaraya çevirecektir. Onlar için elem verici bir azap da vardır."(Tevbe, 9/79)
Açıklama:
Sa': Eski bir ölçek.
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Zekât 10, 1/468
Senetler:
1. Ebu Mesud el-Ensarî (Ukbe b. Amr b. Sa'lebe b. Esire b. Asire)
2. Ebu Vâil Şakik b. Seleme el-Esedî (Şakik b. Seleme)
3. Ebu Muhammed Süleyman b. Mihran el-A'meş (Süleyman b. Mihran)
4. Şube b. Haccâc el-Atekî (Şu'be b. Haccac b. Verd)
5. Hakem b. Abdullah el-Ensari (Hakem b. Abdullah)
6. Ebu Kudame Ubeydullah b. Saîd el-Yeşkurî (Ubeydullah b. Saîd b. Yahya)
Konular:
KTB, SADAKA
Sadaka, eliyle vermek
Sadaka, ihtiyaç sahibi olan kimsenin sadaka vermesi
Zekat, fazileti
Zekat, hangi mallardan, ve ne kadar verileceği
Zekat, Sadaka, Fitre
Öneri Formu
Hadis Id, No:
7607, B001402
Hadis:
حَدَّثَنَا الْحَكَمُ بْنُ نَافِعٍ أَخْبَرَنَا شُعَيْبٌ حَدَّثَنَا أَبُو الزِّنَادِ أَنَّ عَبْدَ الرَّحْمَنِ بْنَ هُرْمُزَ الأَعْرَجَ حَدَّثَهُ أَنَّهُ سَمِعَ أَبَا هُرَيْرَةَ - رضى الله عنه - يَقُولُ قَالَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم « تَأْتِى الإِبِلُ عَلَى صَاحِبِهَا ، عَلَى خَيْرِ مَا كَانَتْ ، إِذَا هُوَ لَمْ يُعْطِ فِيهَا حَقَّهَا ، تَطَؤُهُ بِأَخْفَافِهَا ، وَتَأْتِى الْغَنَمُ عَلَى صَاحِبِهَا عَلَى خَيْرِ مَا كَانَتْ ، إِذَا لَمْ يُعْطِ فِيهَا حَقَّهَا ، تَطَؤُهُ بِأَظْلاَفِهَا ، وَتَنْطَحُهُ بِقُرُونِهَا » . وَقَالَ « وَمِنْ حَقِّهَا أَنْ تُحْلَبَ عَلَى الْمَاءِ » . قَالَ « وَلاَ يَأْتِى أَحَدُكُمْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ بِشَاةٍ يَحْمِلُهَا عَلَى رَقَبَتِهِ لَهَا يُعَارٌ ، فَيَقُولُ يَا مُحَمَّدُ . فَأَقُولُ لاَ أَمْلِكُ لَكَ شَيْئًا قَدْ بَلَّغْتُ . وَلاَ يَأْتِى بِبَعِيرٍ ، يَحْمِلُهُ عَلَى رَقَبَتِهِ لَهُ رُغَاءٌ ، فَيَقُولُ يَا مُحَمَّدُ . فَأَقُولُ لاَ أَمْلِكُ لَكَ شَيْئًا قَدْ بَلَّغْتُ » .
Tercemesi:
Bize Hakem b. Nâfi', ona Şuayb, ona Ebu Zinâd, ona Abdurrahman b. Hürmüz A'rec, ona da Ebu Hureyre'nin rivayet ettiğine göre Peygamber (sav) şöyle buyurdu:
"Kıyamet günü deve, sahibi zekatını vermediği zaman en güçlü haliyle sahibinin üzerine çıkar ve onu ayaklarıyla çiğner. Koyun da zekatı verilmediği zaman en güçlü haliyle sahibinin üzerine çıkar, onu çiğner ve boynuzlarıyla da onu süser." Rasulullah (sav) şöyle devam etti: "Bu hayvanların sahibi üzerindeki haklarından birisi su başlarında sütlerinin sağılıp (sadaka olarak) dağıtılmasıdır." Yine Rasulullah (sav) şöyle dedi: "Sakın hiçbiriniz zekatını vermediği davarını omzunda bağırır bir halde getirip de 'Ya Muhammed!' diyerek yardım istemesin. Bu durumda ben ona: 'Artık sizin için bir şey yapmaya gücüm yetmez, ben size tebliğ ettim' derim. Yine hiçbiriniz zekatını vermediği devesini omuzunda bağırır bir halde getirip de 'Ya Muhammed!' diyerek yardım istemesin. Bu durumda ben ona: 'Artık sizin için bir şey yapmaya gücüm yetmez, ben size tebliğ ettim' derim.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Zekât 3, 1/465
Senetler:
1. Ebu Hureyre ed-Devsî (Abdurrahman b. Sahr)
2. Ebu Davud A'rec Abdurrahman b. Hürmüz (Abdurrahman b. Hürmüz)
3. Ebu Zinad Abdullah b. Zekvan el-Kuraşi (Abdullah b. Zekvan)
4. Şuayb b. Ebu Hamza el-Ümevi (Şuayb b. Dinar)
5. Ebu Yeman Hakem b. Nafi' el-Behrânî (Hakem b. Nafi')
Konular:
KTB, SADAKA
Sadaka, paylaşmaya teşvik
Zekat, Sadaka, Fitre
Öneri Formu
Hadis Id, No:
7642, B001414
Hadis:
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْعَلاَءِ حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ عَنْ بُرَيْدٍ عَنْ أَبِى بُرْدَةَ عَنْ أَبِى مُوسَى - رضى الله عنه - عَنِ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ « لَيَأْتِيَنَّ عَلَى النَّاسِ زَمَانٌ يَطُوفُ الرَّجُلُ فِيهِ بِالصَّدَقَةِ مِنَ الذَّهَبِ ثُمَّ لاَ يَجِدُ أَحَدًا يَأْخُذُهَا مِنْهُ ، وَيُرَى الرَّجُلُ الْوَاحِدُ يَتْبَعُهُ أَرْبَعُونَ امْرَأَةً ، يَلُذْنَ بِهِ مِنْ قِلَّةِ الرِّجَالِ وَكَثْرَةِ النِّسَاءِ » .
Tercemesi:
Bize Muhammed b. Alâ, ona Ebu Üsame, Ebu Bürde, ona da Ebu Musa'nın rivayet ettiğine göre Peygamber (sav) şöyle buyurdu:
"İnsanlar öyle bir zamana denk gelecek ki, o zaman altın olarak verecekleri zekatı (sadaka) vermek için etrafı dolaşacak ama sadakayı verecek bir fakir bulamayacaklar. Yine o zamanda erkek azlığından ve kadınların ise çok olmasından dolayı bir erkeği kırk kadının takip ettiği (sığınmak istediği) görülecek."
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Zekât 9, 1/468
Senetler:
1. Ebu Musa Abdullah b. Kays el-Eş'arî (Abdullah b. Kays b. Süleym)
2. Ebu Bürde b. Ebu Musa el-Eş'arî (Amir b. Abdullah b. Kays b. Süleym)
3. Ebu Bürde Yezid b. Abdullah el-Eşari (Yezid b. Abdullah b. Ebu Bürde)
4. Ebu Üsame Hammâd b. Üsame el-Kuraşî (Hammâd b. Üsame b. Zeyd)
5. Ebu Küreyb Muhammed b. Alâ el-Hemdânî (Muhammed b. Alâ b. Kureyb)
Konular:
Dünya, Zenginlik
Kadın, değeri ve konumu
KTB, SADAKA
Zekat, Sadaka, Fitre, ahiretteki karşılığı
حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ أَبِى مَرْيَمَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ قَالَ أَخْبَرَنِى هِشَامٌ عَنْ أَبِيهِ عَنْ عَائِشَةَ - رضى الله عنها - . أَنَّ رَجُلاً قَالَ لِلنَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم إِنَّ أُمِّى افْتُلِتَتْ نَفْسُهَا ، وَأَظُنُّهَا لَوْ تَكَلَّمَتْ تَصَدَّقَتْ ، فَهَلْ لَهَا أَجْرٌ إِنْ تَصَدَّقْتُ عَنْهَا قَالَ « نَعَمْ » .
Öneri Formu
Hadis Id, No:
10168, B001388
Hadis:
حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ أَبِى مَرْيَمَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ قَالَ أَخْبَرَنِى هِشَامٌ عَنْ أَبِيهِ عَنْ عَائِشَةَ - رضى الله عنها - . أَنَّ رَجُلاً قَالَ لِلنَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم إِنَّ أُمِّى افْتُلِتَتْ نَفْسُهَا ، وَأَظُنُّهَا لَوْ تَكَلَّمَتْ تَصَدَّقَتْ ، فَهَلْ لَهَا أَجْرٌ إِنْ تَصَدَّقْتُ عَنْهَا قَالَ « نَعَمْ » .
Tercemesi:
Bize Said b. Ebu Meryem, ona Muhammed b. Cafer, ona Hişam, ona da babası (Urve b. Zübeyr), Âişe'nin (r.anha) şöyle deiğini rivayet etti:
Bir adam Hz. Peygamber'e (sav) (gelerek): "Annem ansızın öldü. Kanaatimce konuşabilseydi (malından) tasadduk (etmemizi vasiyyet) ederdi. Acaba onun namına ben sadaka versem onun için bir sevap olur mu? "diye sordu.'Evet!' buyurdular.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Cenâiz 95, 1/462
Senetler:
1. Ümmü Abdullah Aişe bt. Ebu Bekir es-Sıddîk (Aişe bt. Abdullah b. Osman b. Âmir)
2. Urve b. Zübeyr el-Esedî (Urve b. Zübeyr b. Avvam b. Huveylid b. Esed)
3. Ebu Münzir Hişam b. Urve el-Esedî (Hişam b. Urve b. Zübeyr b. Avvam)
4. Gunder Muhammed b. Cafer el-Hüzelî (Muhammed b. Cafer el-Hüzeli)
5. Said b. Ebu Meryem el-Cümehî (Said b. Hakem b. Muhammed b. Salim b. Meryem)
Konular:
KTB, SADAKA
Sadaka, ölen bir kimse adına
Açıklama: Rivayetin muallak olmayıp mevsûl olduğu bildirilmektedir (Fethü'l-bârî, Dârü'l-Marife, II, 467).
Öneri Formu
Hadis Id, No:
6461, B000979
Hadis:
قَالَ ابْنُ جُرَيْجٍ وَأَخْبَرَنِى الْحَسَنُ بْنُ مُسْلِمٍ عَنْ طَاوُسٍ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ - رضى الله عنهما - قَالَ شَهِدْتُ الْفِطْرَ مَعَ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم وَأَبِى بَكْرٍ وَعُمَرَ وَعُثْمَانَ - رضى الله عنهم - يُصَلُّونَهَا قَبْلَ الْخُطْبَةِ ، ثُمَّ يُخْطَبُ بَعْدُ ، خَرَجَ النَّبِىُّ صلى الله عليه وسلم كَأَنِّى أَنْظُرُ إِلَيْهِ حِينَ يُجْلِسُ بِيَدِهِ ، ثُمَّ أَقْبَلَ يَشُقُّهُمْ حَتَّى جَاءَ النِّسَاءَ مَعَهُ بِلاَلٌ فَقَالَ ( يَا أَيُّهَا النَّبِىُّ إِذَا جَاءَكَ الْمُؤْمِنَاتُ يُبَايِعْنَكَ ) الآيَةَ ثُمَّ قَالَ حِينَ فَرَغَ مِنْهَا « آنْتُنَّ عَلَى ذَلِكَ » . قَالَتِ امْرَأَةٌ وَاحِدَةٌ مِنْهُنَّ لَمْ يُجِبْهُ غَيْرُهَا نَعَمْ . لاَ يَدْرِى حَسَنٌ مَنْ هِىَ . قَالَ « فَتَصَدَّقْنَ » فَبَسَطَ بِلاَلٌ ثَوْبَهُ ثُمَّ قَالَ هَلُمَّ لَكُنَّ فِدَاءٌ أَبِى وَأُمِّى ، فَيُلْقِينَ الْفَتَخَ وَالْخَوَاتِيمَ فِى ثَوْبِ بِلاَلٍ . قَالَ عَبْدُ الرَّزَّاقِ الْفَتَخُ الْخَوَاتِيمُ الْعِظَامُ كَانَتْ فِى الْجَاهِلِيَّةِ .
Tercemesi:
İbn Cüreyc dedi ki: Bana Hasan b. Müslim, ona Tâvus, ona da İbn Abbas (r.anhumâ) şöyle rivayet etmiştir: Nebi (sav), Ebu Bekir, Ömer ve Osman (r.anhum) ile birlikte ramazan bayramı namazında bulundum. Hepsi de bu namazı hutbeden önce kılıyorlar, sonra da hutbe okunurdu. Nebi (sav) da çıktı, eliyle insanlara oturmalarını işaret ederken onu görüyor gibiyim; sonra onları yararak geçti ve beraberinde Bilal olduğu halde nihayet kadınların yanına geldi: “Ey Nebi, mümin kadınlar… sana beyat etmeye geldikleri vakit” (Mümtehine, 1) âyetini okudu. Sonra âyeti bitirdikten sonra:
-Siz hala bu bey’atiniz üzere misiniz, diye sordu. Aralarından bir tek kadın -ondan başkası ona cevap veren olmadı-:
-Evet, dedi. -Hasan o kadının kim olduğunu bilmiyor.- Rasulullah (sav):
-Tasadduk edin, buyurdu. Bilal elbisesini açtı, sonra:
-Haydi babam anam size feda olsun, dedi. Onlar da bileziklerini, yüzüklerini Bilal’in elbisesine atıyorlardı.
Abdürrezzak dedi ki: “(Bilezik diye tercüme ettiğimiz) el-feth: Cahiliye döneminde kullanılan büyük yüzüklere denirdi.
Açıklama:
Rivayetin muallak olmayıp mevsûl olduğu bildirilmektedir (Fethü'l-bârî, Dârü'l-Marife, II, 467).
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, îdeyn 19, 1/382
Senetler:
1. İbn Abbas Abdullah b. Abbas el-Kuraşî (Abdullah b. Abbas b. Abdülmuttalib b. Haşim b. Abdümenaf)
2. Ebu Abdurrahman Tâvus b. Keysan el-Yemanî (Tâvus b. Keysan)
3. Hasan b. Müslim el-Huzaî (Hasan b. Müslim b. Yennâk)
4. Ebu Velid İbn Cüreyc el-Mekkî (Abdülmelik b. Abdülaziz b. Cüreyc)
5. ُEbu Bekir Abdürrezzak b. Hemmam (Abdürrezzak b. Hemmam b. Nafi)
6. Ebu İbrahim İshak b. İbrahim el-Buhari (İshak b. İbrahim b. Nasr)
Konular:
Bayram, bayram namazı
Bayram, bayramın kutlanması
Eğitim, Kadınların vaaz dinlemesi
Hitabet, Hutbe
Kadın, bayram namazına katılması
Kadın, cemaate gelmesi
KTB, NAMAZ,
KTB, SADAKA
Süslenme, kadınların zinet eşyaları, takıları,
Öneri Formu
Hadis Id, No:
6416, B000964
Hadis:
حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ حَرْبٍ قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ عَنْ عَدِىِّ بْنِ ثَابِتٍ عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ أَنَّ النَّبِىَّ صلى الله عليه وسلم صَلَّى يَوْمَ الْفِطْرِ رَكْعَتَيْنِ ، لَمْ يُصَلِّ قَبْلَهَا وَلاَ بَعْدَهَا ، ثُمَّ أَتَى النِّسَاءَ وَمَعَهُ بِلاَلٌ ، فَأَمَرَهُنَّ بِالصَّدَقَةِ ، فَجَعَلْنَ يُلْقِينَ ، تُلْقِى الْمَرْأَةُ خُرْصَهَا وَسِخَابَهَا .
Tercemesi:
Bize Süleyman b. Harb, ona Şu‘be, ona Adiy b. Sabit, ona Said b. Cübeyr, ona da İbn Abbas’ın rivayet ettiğine göre Nebi (sav), ramazan bayramı birinci günü iki rekât namaz kıl(dır)dı. Ondan önce de, sonra da bir namaz kılmadı. Daha sonra beraberinde Bilal ile kadınların bulunduğu yere gitti. Onlara sadaka vermelerini emretti. Kadınlar da (süs eşyalarını) atmaya başladılar. Kimi kadın halkalarını, kimisi gerdanlıklarını atıp duruyordu.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, îdeyn 8, 1/379
Senetler:
1. İbn Abbas Abdullah b. Abbas el-Kuraşî (Abdullah b. Abbas b. Abdülmuttalib b. Haşim b. Abdümenaf)
2. Ebu Abdullah Said b. Cübeyr el-Esedî (Said b. Cübeyr)
3. Adî b. Sabit el-Ensarî (Adî b. Sabit b. Dinar)
4. Şube b. Haccâc el-Atekî (Şu'be b. Haccac b. Verd)
5. Ebu Eyyüb Süleyman b. Harb el-Vâşihî (Süleyman b. Harb b. Büceyl)
Konular:
Bayram, bayram namazı
Kadın, mescitte namaz kılması
KTB, NAMAZ,
KTB, SADAKA
Öneri Formu
Hadis Id, No:
6446, B000975
Hadis:
حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ عَبَّاسٍ قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ قَالَ سَمِعْتُ ابْنَ عَبَّاسٍ قَالَ خَرَجْتُ مَعَ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم يَوْمَ فِطْرٍ أَوْ أَضْحَى ، فَصَلَّى ثُمَّ خَطَبَ ، ثُمَّ أَتَى النِّسَاءَ فَوَعَظَهُنَّ وَذَكَّرَهُنَّ ، وَأَمَرَهُنَّ بِالصَّدَقَةِ .
Tercemesi:
Bize Amr b. Abbas, ona Abdurrahman, ona Süfyân, ona Abdurrahman ona da İbn Abbas şöyle rivayet etmiştir:
Bir ramazan bayramı ya da kurban bayramı günü Peygamber (sav) ile birlikte çıktım. Önce namaz kıldırdı, sonra hutbe verdi. Sonra kadınların bulunduğu tarafa giderek onlara vaaz verdi ve öğüt verip hatırlattı. Onlara sadaka vermelerini de emretti.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, îdeyn 16, 1/381
Senetler:
1. İbn Abbas Abdullah b. Abbas el-Kuraşî (Abdullah b. Abbas b. Abdülmuttalib b. Haşim b. Abdümenaf)
2. Abdurrahman b. Abis en-Nehai (Abdurrahman b. Abis b. Rabî'a)
3. Süfyan es-Sevrî (Süfyan b. Said b. Mesruk b. Habib b. Rafi')
4. Ebu Said Abdurrahman b. Mehdî el-Anberî (Abdurrahman b. Mehdi b. Hassân b. Abdurrahman)
5. Amr b. Abbas el-Bâhilî (Amr b. Abbas)
Konular:
Bayram namazı, kadınların bayram namazı kılmaları
Bayram, bayram namazı
Hutbe, hutbenin sosyal hayat ile ilişkisi
KTB, NAMAZ,
KTB, SADAKA
Öneri Formu
Hadis Id, No:
6451, B000977
Hadis:
حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى عَنْ سُفْيَانَ قَالَ حَدَّثَنِى عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ عَابِسٍ قَالَ سَمِعْتُ ابْنَ عَبَّاسٍ قِيلَ لَهُ أَشَهِدْتَ الْعِيدَ مَعَ النَّبِىِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ نَعَمْ ، وَلَوْلاَ مَكَانِى مِنَ الصِّغَرِ مَا شَهِدْتُهُ ، حَتَّى أَتَى الْعَلَمَ الَّذِى عِنْدَ دَارِ كَثِيرِ بْنِ الصَّلْتِ فَصَلَّى ثُمَّ خَطَبَ ثُمَّ أَتَى النِّسَاءَ ، وَمَعَهُ بِلاَلٌ ، فَوَعَظَهُنَّ وَذَكَّرَهُنَّ ، وَأَمَرَهُنَّ بِالصَّدَقَةِ ، فَرَأَيْتُهُنَّ يُهْوِينَ بِأَيْدِيهِنَّ يَقْذِفْنَهُ فِى ثَوْبِ بِلاَلٍ ، ثُمَّ انْطَلَقَ هُوَ وَبِلاَلٌ إِلَى بَيْتِهِ .
Tercemesi:
Bize Müsedded, ona Yahya, ona Süfyan, ona Abdurrahman b. Âbis’in şöyle dediğini rivayet etmiştir: İbn Abbas’a: Nebi (sav) ile birlikte bayramda bulundun mu, diye sorulduğuna tanık oldum. O: Evet, eğer benim yaşım küçük olmasaydı, ona tanık olmazdım (dedi).
(Rasulullah) Kesir b. es-Salt’ın evinin yakınındaki o alamete (sütuna) kadar geldi. Namaz kıldıktan sonra hutbe verdi. Sonra hanımların bulunduğu tarafa gitti. Beraberinde Bilal de vardı. Onlara vaaz etti, öğüt verdi. Onların her birinin ellerini uzatarak üzerlerinde olanları alıp, Bilal’in elbisesine attıklarını gördüm. Sonra o, Bilal ile birlikte evine gitti.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, îdeyn 18, 1/382
Senetler:
1. İbn Abbas Abdullah b. Abbas el-Kuraşî (Abdullah b. Abbas b. Abdülmuttalib b. Haşim b. Abdümenaf)
2. Abdurrahman b. Abis en-Nehai (Abdurrahman b. Abis b. Rabî'a)
3. Süfyan es-Sevrî (Süfyan b. Said b. Mesruk b. Habib b. Rafi')
4. Ebu Said Yahya b. Said el-Kattan (Yahya b. Said b. Ferruh)
5. Müsedded b. Müserhed el-Esedî (Müsedded b. Müserhed b. Müserbel b. Şerik)
Konular:
Bayram namazı, kadınların bayram namazı kılmaları
Bayram, bayram namazı
Bayram, bayramın kutlanması
KTB, NAMAZ,
KTB, SADAKA
Öneri Formu
Hadis Id, No:
7632, B001411
Hadis:
حَدَّثَنَا آدَمُ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ حَدَّثَنَا مَعْبَدُ بْنُ خَالِدٍ قَالَ سَمِعْتُ حَارِثَةَ بْنَ وَهْبٍ قَالَ سَمِعْتُ النَّبِىَّ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ « تَصَدَّقُوا فَإِنَّهُ يَأْتِى عَلَيْكُمْ زَمَانٌ يَمْشِى الرَّجُلُ بِصَدَقَتِهِ ، فَلاَ يَجِدُ مَنْ يَقْبَلُهَا يَقُولُ الرَّجُلُ لَوْ جِئْتَ بِهَا بِالأَمْسِ لَقَبِلْتُهَا ، فَأَمَّا الْيَوْمَ فَلاَ حَاجَةَ لِى بِهَا » .
Tercemesi:
Bize Adem, ona Şube, ona Ma'bed b. Hâlid, ona da Hârise b. Vehb'in rivayet ettiğine göre Peygamber (sav) şöyle buyurdu:
"Sakada verin. Gerçek şu ki, bir zaman gelir de kişi, sadakası ile yürür de onu kabul edecek birini bulamaz. [Dün sadakaya muhtaç olan] adam, "Dün getirseydin onu kabul ederdim. Bugün ise ona ihtiyacım yok" der.
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Zekât 9, 1/468
Senetler:
1. Harise b. Vehb el-Huzaî (Harise b. Vehb)
2. Ebu Kasım Ma'bed b. Halid el-Cedelî (Ma'bed b. Halid b. Rabî'a b. Mürid)
3. Şube b. Haccâc el-Atekî (Şu'be b. Haccac b. Verd)
4. Ebu Hasan Adem b. Ebu İyas (Adem b. Abdurrahman b. Muhammed b. Şuayb)
Konular:
Dünya, Zenginlik
KTB, SADAKA
Sadaka, vermekte acele edilmelidir
Öneri Formu
Hadis Id, No:
7639, B001413
Hadis:
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدٍ حَدَّثَنَا أَبُو عَاصِمٍ النَّبِيلُ أَخْبَرَنَا سَعْدَانُ بْنُ بِشْرٍ حَدَّثَنَا أَبُو مُجَاهِدٍ حَدَّثَنَا مُحِلُّ بْنُ خَلِيفَةَ الطَّائِىُّ قَالَ سَمِعْتُ عَدِىَّ بْنَ حَاتِمٍ - رضى الله عنه - يَقُولُ كُنْتُ عِنْدَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَجَاءَهُ رَجُلاَنِ أَحَدُهُمَا يَشْكُو الْعَيْلَةَ ، وَالآخَرُ يَشْكُو قَطْعَ السَّبِيلِ ، فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم « أَمَّا قَطْعُ السَّبِيلِ فَإِنَّهُ لاَ يَأْتِى عَلَيْكَ إِلاَّ قَلِيلٌ حَتَّى تَخْرُجَ الْعِيرُ إِلَى مَكَّةَ بِغَيْرِ خَفِيرٍ ، وَأَمَّا الْعَيْلَةُ فَإِنَّ السَّاعَةَ لاَ تَقُومُ حَتَّى يَطُوفَ أَحَدُكُمْ بِصَدَقَتِهِ لاَ يَجِدُ مَنْ يَقْبَلُهَا مِنْهُ ، ثُمَّ لَيَقِفَنَّ أَحَدُكُمْ بَيْنَ يَدَىِ اللَّهِ لَيْسَ بَيْنَهُ وَبَيْنَهُ حِجَابٌ وَلاَ تُرْجُمَانٌ يُتَرْجِمُ لَهُ ، ثُمَّ لَيَقُولَنَّ لَهُ أَلَمْ أُوتِكَ مَالاً فَلَيَقُولَنَّ بَلَى . ثُمَّ لَيَقُولَنَّ أَلَمْ أُرْسِلْ إِلَيْكَ رَسُولاً فَلَيَقُولَنَّ بَلَى . فَيَنْظُرُ عَنْ يَمِينِهِ فَلاَ يَرَى إِلاَّ النَّارَ ، ثُمَّ يَنْظُرُ عَنْ شِمَالِهِ فَلاَ يَرَى إِلاَّ النَّارَ ، فَلْيَتَّقِيَنَّ أَحَدُكُمُ النَّارَ وَلَوْ بِشِقِّ تَمْرَةٍ ، فَإِنْ لَمْ يَجِدْ فَبِكَلِمَةٍ طَيِّبَةٍ » .
Tercemesi:
Bize Abdullah b. Muhammed, ona Ebu Asım en-Nebil, ona Sa’dan b. Bişr, ona Ebu Mücahid, ona da Muhil b. Halife et-Taî, Adiy b. Hatim ’in şöyle anlattığını nakletti: Rasulullah'ın (sav) yanında bulunduğum bir sırada Efendimize (sav) iki kişi geldi. Onlardan biri fakirlikten, diğeri de yol kesilmesinden (emniyet ve asayişsizlikten) şikayet ediyordu. Rasulullah (sav) (bunlara cevaben) şöyle dedi: "Yol kesilmesi meselesine gelince, çok sürmez (öyle bir zaman gelir ki) ticaret kervanı kimsenin himaye ve kefaletine muhtaç olmadan tâ Mekke'ye kadar çıkar (gider). Fakirlik sıkıntısına gelince, sizlerden biri sadakasıyla dolaşıp da bu sadakayı kabul edecek bir kimse bulamayacak hale (müreffeh duruma) gelmedikçe kıyamet kopmaz. Sonra (ahirette) her biriniz muhakkak Allah'ın huzurunda, Allah ile kendi arasında hiçbir perde olmayarak ve Allah'ın kelamını tercüme edecek bir tercüman da bulunmayarak duracaktır. Sonra Allah o kula “Ben sana mal vermedim mi?” diye muhakkak soracaktır. O kul da “Evet (verdin Allah'ım)” diye kesinlikle cevap verecektir. Sonra Allah “Ben sana bir Rasûl ( elçi) göndermedim mi?” diye elbette soracaktır. O kul da “Evet (gönderdin Rabb'im)” diye şübhesiz cevap verecektir. Bu halde o kimse sağına bakar; cehennem ateşinden başka bir şey göremez. Sonra soluna bakar; cehennem ateşinden başka bir şey göremez. Dolayısıyla şimdi sizin her biriniz, tek bir hurmanın yarısı ile bunu da bulamazsa güzel bir sözle olsun kendisini cehennem ateşinden korusun.”
Açıklama:
Yazar, Kitap, Bölüm:
Buhârî, Sahîh-i Buhârî, Zekât 9, 1/468
Senetler:
1. Ebû Tarîf Adî b. Hatim et-Taî (Adî b. Hatim b. Abdullah b. Sa'd b. Haşrec)
2. Muhil b. Halife et-Tai (Muhil b. Halife)
3. Ebu Mücahid Sa'd et-Taî (Sa'd)
4. Sa'dan Said b. Beşir el-Cühenî (Said b. Beşir)
5. Ebu Âsım Dahhâk b. Mahled en-Nebîl (Dahhâk b. Mahled)
6. Ebu Cafer Abdullah b. Muhammed el-Cu'fî (Abdullah b. Muhammed b. Abdullah)
Konular:
KTB, SADAKA
Sadaka, fazileti
Terör, yol kesmek
Yargı, mallara ait zararlar