10631 Kayıt Bulundu.
Bize Ebu Velid Hişam b. Abdülmelik, ona Şube, ona Süleyman el-A'meş, ona Zeyd b. Vehb, ona da Abdullah (b. Mesud) rivayet ettiğine göre her daim doğru söyleyen ve doğruluğu tasdik edilmiş olan Rasulullah (sav) şöyle buyurdu: "Her birinizin yaratılışı, annesinin karnında kırk günde toparlanır. Sonra bir o kadar sürede rahme tutunan bir kan pıhtısı halini alır. Sonra yine bir o kadar sürede bir çiğnem ete dönüşür. Bilahare melek gönderilir ve melek, ona ruh üfler. Bu meleğe dört şeyi; yani bebeğin rızkını, ecelini, bedbaht mı yoksa bahtiyar mı olacağını yazması emredilir. Allah'a yemin olsun ki, sizden biriniz -yahut bir adam- cennetliklerin amelini işlemeye devam eder. Nihayet cennet ile kendisi arasında bir arşın ya da bir zirâ mesafe kalır, sonra kader yazısı onun önüne geçer ve cehennemliklerin amelini işleyerek cehenneme gider. Yine bir adam cehennemliklerin amelini işlemeye devam eder. Nihayet kendisi ile cehennem arasında bir ya da iki zirâ mesafe kalır, sonra kader yazısı onun önüne geçer, cennetliklerin amelini işleyerek cennete girer." [Âdem (b. Ebu İyâs), hadiste geçen (غَيْرُ ذِرَاعٍ) lafzı yerine (إِلاَّ ذِرَاعٌ) lafzını rivayet etmiştir.]
Açıklama: Âdem (b. Ebu İyâs) rivayeti için bkz. B007454 numaralı hadis.
Bize Süleyman b. Harb, ona Hammad, ona Ubeydullah b. Ebu Bekir b. Enes, ona da Enes b. Malik'in (ra) rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "Allah, rahim konusunda bir melek görevlendirir. (Rahme nutfe düşüp cenin henüz nutfe halindeyken) melek 'Ya Rabbi! Bu bir nutfedir der.' (Katı bir kan pıhtısı izlenimini verecek şekle gelince) 'Ya Rabbi! Bu bir katı kan pıhtısıdır' der. (Bir çiğnem et izlenimini verecek şekle gelince) 'Ya Rabbi! Bu bir çiğnem ettir' der. Allah, o cenini yaratmayı murat edince de 'Ya Rabbi! erkek mi yoksa kız mı? Bedbaht mı yoksa bahtiyar mı? Rızkı ne olacak? Eceli ne olacak?' diye sorar. İşte böylece bu hususlar daha annesinin karnındayken kaydedilir."
Bize İshak b. İbrahim, ona Abdürrezzak, ona Mamer, ona Hemmâm, ona da Ebu Hureyre'nin rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "Her çocuk fıtrat üzere doğar, sonra anne ve babası onu Yahudi ya da Hristiyan yapar. Tıpkı hayvanların yavrularını meydana getirmesi gibi. Siz bazı organlarını koparıp eksik bırakmadığınız takdirde onlarda organ eksikliği bulur musunuz? Ashab 'Ey Allah'ın Rasulü, küçükken ölenler hakkında ne dersin?' dediler. Hz. Peygamber (sav) de 'Onların ne yapacaklarını Allah daha iyi bilir' buyurdu."
Bize Ali b. Abdullah, ona Süfyan, ona Amr, ona Tâvus, ona da Ebu Hureyre'nin (ra) rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "Âdem (as) ile Musa (as) aralarında tartıştılar. Musa, Âdem'e “ey Âdem, sen, bizim babamızsın. Sen bizi hüsrana uğrattın ve Cennet'ten çıkardın!” dedi. Âdem de ona “ey Musa, Allah, kendisiyle konuşma şerefiyle seni seçti ve senin için eliyle (Tevrat'ı) yazdı. Böyleyken Beni yaratmadan kırk yıl önce takdir ettiği bir hükmünden dolayı mı beni kınıyorsun?” dedi. Böylece Âdem, Musa'ya tartışmada üstün gelmiş oldu, Âdem, Musa'ya tartışmada üstün gelmiş oldu." Ravi der ki: Rasulullah (sav), bu son cümleyi üç kez söyledi. Süfyan der ki: Bize Ebu Zinâd, ona A'rec, ona da Ebu Hureyre (ra), Hz. Peygamber'den (sav) bu hadisin benzerini rivayet etmiştir.
Bize Ali b. Hafs ve Bişr b. Muhammed, onlara Abdullah, ona Ma'mer, ona Zührî, ona Salim, ona da İbn Ömer (r.anhuma) şöyle demiştir: Hz. Peygamber (sav) İbn Sayyâd'a "gönlümde senin için bir şey sakladım, onu bil" buyurdu. İbn Sayyâd "gönlünden geçen şey duh (duman)" dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) "Sus, yıkıl git, haddini aşma" buyurdu. Hz. Ömer "ey Allah'ın Rasulü, izin ver de şunun boynunu vurayım" dedi. Hz. Peygamber (sav) "Onu bırak, eğer Deccal ise sen ona güç yetiremezsin. Deccal değil ise, onu öldürmekte senin için hiçbir hayır yoktur" buyurdu.
Açıklama: Yapılan bir yoruma göre bu hadisin tevili şu şekildedir: Allah teâlâ, çocukların ileride işleyecekleri amelleri ve tercihlerini bildiği için onları buna göre yaratmaktadır. Yani müslüman olmayı tercih edecekleri, müslüman anne babanın, diğerlerini de müslüman olmayan anne babanın çocuğu olarak yaratmaktadır.
Açıklama: Hadiste geçen kız kardeş, din kardeşi anlamında genel bir muhtevaya sahip kabul edilmiştir. 'Tabağını boşaltmak' ifadesi ise Arapça'da, o tabaktakini boşaltıp kendi tabağına almak şeklindeki fiili durum üzerinden bir şeyin sadece ilgiliye özgülenmesi anlamında kullanılmaktadır ve maddi-manevi bir çok kişisel yararın sağlanması ya da kaygının giderilmesi anlamını ifade etmektedir. Şerh edebiyatı içerisinde açıkça gözlemlendiği üzere bu hadis çeşitli şekillerde tevil edilmiştir. Buna göre çok eşlilik kültürü içerisinde eşlerden biri, kocasının sadece kendisi ile evli olmasını sağlamak üzere bu tür taleplerde bulunabilmektedir ve hadis, bu uygulamayı yasaklamış olmaktadır. Ya da çok eşlilikten bağımsız olarak kendisi ile evlenmek isteyen bir erkekten bir kadın, mevcut karısını boşamasını şart koşmaktadır ve hadis, bu uygulamayı yasaklamış olmaktadır. Doğrusu hadisin literal ifadesi bu vb. ihtimalleri dışlamamakta; aksine ahlaki sorunlar içeren bu ihtimallerin tamamını kapsam dahilinde tutuyor gözükmektedir. Belirtilmelidir ki söz konusu hadisin çevirisi yapılırken toplumumuzdaki hâkim uygulama dikkate alınarak ikinci ihtimal üzerinden bir çeviri tercih edilmiştir.