500 Kayıt Bulundu.
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe, ona Hafs b. Ğıyâs, İbn Uyeyne, İbn İdris, Abde ve Vekî; (T) Bize Yahya b. Yahya, ona Abdülaziz b. Muhammed, onlara Hişam hadisi bu isnadla rivayet etmiştir. Ancak onların rivayetinde Abdullah b. Ebu Bekir kıssası yoktur.
Bize Züheyr b. Harb, Hasan el-Hulvânî ve Abd b. Humeyd, onlara Yakub b. İbrahim b. Sa'd, ona babası (İbrahim b. Sa'd), ona Salih, ona İbn Şihâb, ona Ebu Seleme b. Abdurrahman, ona da müminlerin annesi Âişe şöyle rivayet etmiştir: "Rasulullah (sav) vefat ettiğinde (hibara) denilen bir Yemen kumaşına sarıldı."
Bize İshak b. İbrahim ve Abd b. Humeyd, o ikisine Abdürrezzâk, ona Ma'mer; (T) Bize Abdullah b. Abdurrahman ed-Dârimî, ona Ebu Yemân, ona Şuayb, ona Zührî hadisi bu isnad ile aynı şekilde rivayet etmiştir.
Bize Muhammed b. Râfi ve Abd b. Humeyd, o ikisine Abdürrezzâk, ona Ma'mer; (T) Bize Yahya b. Habib, ona Ravh b. Ubâde, ona Muhammed b. Ebu Hafsa, onlara Zührî, ona Said (b. el-Müseyyeb), ona da Ebu Hureyre, hadisi Nebi'den (sav) rivayet etmiştir. Ancak Ma'mer, rivayetinde 'Ben onun bu hadisi sadece merfu olarak rivayet ettiğini biliyorum' demiştir.
Bize Ebu Tahir, Harmele b. Yahya ve Harun b. Said el-Eylî –hadisin lafzı Harun ve Harmele'ye aittir- onlara İbn Vehb, ona Yunus, ona İbn Şihâb, ona Abdurrahman b. Hürmüz el-A'rec, ona da Ebu Hureyre, Rasulullah'ın (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Her kim cenaze namazına katılırsa, ona bir kırat sevap vardır. Cenaze defnedilinceye kadar kalan kimseye ise iki kırat sevap vardır. 'İki kırat ne kadardır?' diye sorulduğunda, Hz. Peygamber (sav) 'İki büyük dağ kadar' cevabını vermiştir." [Ebu Tahir'in rivayeti burada sona ermektedir. Diğer iki râvi şu bilgiyi de eklemişlerdir: İbn Şihab, Salim b. Abdullah b. Ömer'den naklen 'İbn Ömer cenaze namazını kıldıktan sonra ayrılıp giderdi. Ona Ebu Hureyre'nin bu hadisi ulaşınca 'Demek ki pek çok kırat sevap kaybetmişiz' demiştir.]
Bize Yahya b. Eyyüb, Ebu Bekir b. Ebu Şeybe ve Amr en-Nâkıd, onlara İsmail b. Uleyye, ona Halid, ona Hafsa, ona da Ümmü Atıyye, Rasulullah'ın (sav) kendilerine kızının cenazesini yıkamaları hususunda şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Sağ tarafından ve abdest azalarından yıkamaya başlayın."
Bize Ebu Bekir b. Şeybe, ona Abdula'lâ; (T) Bize İbn Râfi ve Abd b. Humeyd, o ikisine Abdürrezzâk, ona Ma'mer, onlara Zührî, ona Said b. Müseyyeb, ona da Ebu Hureyre, Nebî'den (sav) hadisi '...iki büyük dağ gibidir' sözüne kadar rivayet etmiş, her ikisi de hadisin bundan sonrasını zikretmemiştir. Abdula'lâ rivayetinde '...defin işini tamamlayıncaya kadar' kaydı geçmekte, Abdürrezzâk rivayetinde ise hadis 'cenaze kabre konuluncaya kadar' şeklinde geçmektedir.
Bize Abdülmelik b. Şuayb b. Leys, ona babası, ona dedesi, ona Ukayl b. Halid, ona İbn Şihâb, ona birtakım kimseler, onlara da Ebu Hureyre, Nebî'den (sav), Mamer rivayetinin aynısını nakletmiş, ancak 'Cenazeyi kim defnedilene dek takip ederse...' kaydını zikretmiştir.
Bize Muhammed b. Hâtim, ona Behz, ona Vüheyb, ona Süheyl, ona babası (Ebu Semmân), ona da Ebu Hureyre, Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Cenaze namazına iştirak edip onu takip etmeyen kimseye bir kırat sevap vardır. Cenazeyi (defnedilene kadar) takip edene ise iki kırat sevap vardır. 'İki kırat da nedir?' diye sorulduğunda, Hz. Peygamber (sav) 'En küçüğü Uhud dağı gibidir' buyurdu."
Bize Muhammed b. Hâtim, ona Yahya b. Said, ona Yezid b. Keysân, ona Ebu Hâzim, ona da Ebu Hureyre, Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Cenaze namazına iştirak eden kimseye bir kırat sevap vardır. Kabre konulana dek cenazeyi takip edene ise iki kırat sevap vardır." [Ravi Ebu Hâzim 'Ey Ebu Hureyre! Kırat ne kadara denk gelir?' diye sormuş, o da 'Uhud dağı gibidir' cevabını vermiştir.]