500 Kayıt Bulundu.
Bize Ali b. Hucr es-Sa'dî, ona Ali b. Müshir, ona Muhammed b. Kays el-Esdî, ona Ali b. Rabîa el-Esdî, ona da Muğîre b. Şu'be, Nebi'den (sav) önceki hadisin benzerini rivayet etmiştir.
Bize Yahya b. Eyyüb, ona (İsmail) b. Uleyye, ona Eyyüb (es-Sahtiyânî), ona Muhammed b. Sirin, ona da Ümmü Atiyye şöyle rivayet etmiştir: "Biz kadınlara cenazenin arkasından gitmek yasaklanmıştı. Ancak üzerimize kesin bir şekilde de haram kılınmadı."
Bize Yahya b. Yahya, ona Yezid b. Zürey, ona Eyyüb, ona Muhammed b. Sîrîn, ona Hafsa bt. Sîrîn, ona da Ümmü Atıyye şöyle rivayet etmiştir: "(Rasulullah'ın (sav) kızının) saçlarını tarayıp üç belik ördük."
Bize Kuteybe b. Said, ona Malik b. Enes; (T) Bize Ebu Rabî ez-Zehrânî ve Kuteybe b. Said, onlara Hammâd; (T) Bize Yahya b. Eyyüb, ona İbn Uleyye, onların hepsine Eyyüb, ona Muhammed, ona da Ümmü Atıyye 'Rasulullah'ın (sav) kızlarından biri vefat etmişti' hadisini nakletmiştir. [(Müslim şöyle demiştir): İbn Uleyye tarikinde Ümmü Atıyye 'Biz kızını yıkarken Rasulullah (sav) yanımıza geldi' demiş, Malik tarikinde ise Yezid b. Zürey'in, Eyyüb'den, onun Muhammed'den onun da Ümmü Atıyye'den naklettiği önceki hadise benzer şekilde Ümmü Atıyye 'Kızı vefat ettiğinde Rasulullah (sav) yanımıza geldi' ifadesi yer almıştır.]
Bize Kuteybe b. Said, ona Hammâd, ona Eyyüb, ona Hafsa, ona da Ümmü Atiyye hadisi bir önceki hadisin benzeri şekilde nakletmiş, ancak farklı olarak Hz. Peygamber'in şöyle buyurduğunu söylemiştir: "Duruma göre (cenazeyi) üç defa, beş defa, yedi defa veya daha fazla sayıda yıkayın." [(Hadisin râvilerinden) Hafsa, Ümmü Atıyye'den 'Saçlarını üç belik yaptık' ifadesini de nakletmiştir.]
Bize Abdân, ona Abdullah, ona da İbn Cüreyc, Abdullah b. Ubeydullah b. Ebu Müleyke'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Osman (b. Affân)'ın bir kızı Mekke'de vefat etti. Bizler de cenazeye katılmak için gelmiştik. İbn Ömer ve İbn Abbas da (r. anhüm) gelmişti. Ben de o ikisinin arasında veya o ikisinden birinin yanında oturuyordum, diğeri gelip benim yanıma oturdu. O esnada Abdullah b. Ömer (r.anhuma), Amr b. Osman'a şöyle dedi: Cenazede ağlanmasını engellemeyecek misin? Zira Rasulullah (sav) 'Şüphesiz ölen kişi, ailesinin ona ağlaması sebebiyle azap görür’ buyurmuştur."
İbn Abbas (r.anhuma) 'Ömer (ra) hadisinde bir kısım ağlamaları kastederdi' dedi ve şöyle anlattı: Ömer'le (ra) birlikte Mekke'den ayrılarak yola çıkmıştım. Beydâ denilen yere vardığımızda, baktım ki dikenli bir ağacın altında bir kervan duruyor. Ömer 'Git, bak bakalım. Kervandakiler kimlermiş?' dedi. Gidip baktığımda Suheyb'i gördüm. Gelip Ömer'e haber verdiğimde 'Onu, bana çağır' dedi. Suheyb'in yanına döndüm ve 'Kalk, müminlerin emirinin yanına gidelim' dedim. Bir süre sonra Ömer vurulduğunda, Suheyb ağlayarak ve 'Vah kardeşim! Vah arkadaşım!' diye sızlanarak yanına girdi. Bunun üzerine Ömer 'Ey Suheyb! Rasulullah (sav) 'Şüphesiz ölen kişi, ailesinin arkasından ona bir takım ağlamaları sebebiyle azap görür" buyurmuşken benim için ağlıyor musun?' dedi.
Bize Abdurrahman b. Bişr, ona Süfyan (b. Uyeyne), ona Amr (b. Dinar), ona da İbn Ebu Müleyke 'Bizler Ümmü Ebân bt. Osman'ın cenazesindeydik...' demiş ve hadisin devamını nakletmiştir. Ancak Eyyüb ve İbn Cüreyc'in yaptıkları gibi, hadisi ref etmemiş yani hadisi Hz. Ömer tarikiyle Hz. Peygamber'e (sav) dayandırmamıştır. Eyyüb ve İbn Cüreyc'in rivayet ettikleri hadis, Amr (b. Dinar)'ın hadisinden daha tamdır.
Açıklama: İlgili rivayet için bkz. M002150 numaralı hadis.
Bize Yahya b. Yahya, ona Hüşeym, ona Halid, ona Hafsa bt. Sîrin, ona da Ümmü Atıyye, Rasulullah'ın (sav) kendisine kızının cenazesini şöyle yıkmasını emrettiğini nakletmiştir: 'Yıkamaya sağ tarafından ve abdest azalarından başlayın."
Bize Muhammed b. Râfi ve Abd b. Humeyd, onlara Abdürrezzâk (b. Hemmâm), ona da İbn Cüreyc, ona da Abdullah b. Ebu Müleyke şöyle rivayet etmiştir: "Osman b. Affan'ın bir kızı Mekke'de vefat etmişti. Biz de cenazeye katılmak için gelmiştik. İbn Ömer ve İbn Abbas da gelmişti. Ben de o ikisinin arasında oturuyordum. Şöyle ki ben onlardan birinin yanına varıp oturmuş, ardından da diğeri gelip benim yanıma oturmuştu. Abdullah b. Ömer, karşısında duran Amr b. Osman'a şöyle dedi: Cenazede ağlanmasını men engellemeyecek misin? Zira Rasulullah (sav) 'Şüphesiz ölen kişi, ailesinin ona ağlaması sebebiyle azap görür' buyurmuştur. İbn Abbas (buna itiraz sadedinde), Ömer'in 'Bir kısım ağlamalar sebebiyle (ölüye azap edilir)' dediğini söyledi. Sonra da şu olayı anlattı: Ömer'le birlikte Mekke'den ayrılarak yola çıkmıştım. Beydâ denilen yere vardığımızda baktım ki bir ağacın altında bir kervan duruyor. Ömer 'Git bak bakalım. Kervandakiler kimlermiş?' dedi Gidip baktığımda gördüm ki Suheyb de orada imiş. Hemen gelip Ömer'e haber verdim. Ömer de 'Onu bana çağır' dedi. Suheyb'in yanına döndüm ve 'Kalk, müminlerin emirine gidiyoruz' dedim. Bir süre sonra Ömer yaralandığında Suheyb yine ağlayarak ve 'Vah kardeşim! Vah arkadaşım!' diyerek geldi. Bunun üzerine Ömer ona şöyle dedi: Ey Suheyb! Rasulullah (sav) 'Şüphesiz ölen kişi, ailesinin ona olan bazı ağlamaları sebebiyle azap görür' buyurmuşken bana mı ağlıyorsun? İbn Abbas sözlerine şöyle devam etti: Ömer vefat edince, bu rivayeti Hz. Âişe'ye söyledim. Bunu duyunca Hz. Âişe şu itirazda bulundu: 'Allah, Ömer'e rahmet etsin. Hayır. Vallahi Rasulullah (sav) 'Şüphesiz Allah, bir kimsenin ağlaması sebebiyle ölen kişiye azap eder' buyurmadı. Fakat o 'Şüphesiz Allah, ailesinin kendisine ağlaması sebebiyle kafirin azabını artırır' buyurmuştur. Hz. Âişe ayrıca 'Size Kur'an'daki şu ayet de bu konuda yeter (Hiçbir günahkâr, bir başkasının günahını yüklenmez) (En'am, 6/164) dedi. İbn Abbas da buna karşı 'Güldüren de ağlatan da ancak Allah'tır' dedi." [İbn Ebu Müleyke 'Vallahi bu durum karşısında İbn Ömer hiçbir şey söylemedi' demiştir.]