500 Kayıt Bulundu.
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe ve Züheyr b. Harb, onlara Süfyan b. Uyeyne, ona (İbn Şihab) ez-Zührî, ona Said (b. Müsyyeb), ona da Ebu Hureyre, Rasulullah'ın (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Cenazeyi defnetmekte acele ediniz. Ölen kimse salih biri ise, onu ulaşacağı hayra hızlıca eriştirmiş olursunuz. Eğer salih bir kimse değilse, üzerinizdeki şerli olan şeyden bir an evvel kurtulmuş olursunuz."
Bana Ebu Tahir, Harmele b. Yahya ve Harun b. Said el-Eylî, onlara İbn Vehb, ona Yunus b. Yezid, ona İbn Şihâb, ona Ebu Ümâme b. Sehl b. Huneyf, ona da Ebu Hureyre, Rasulullah'ın (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Cenazeyi (kabrine) götürmekte acele ediniz. Eğer cenaze salih bir kimse ise, onu hakkında hayırlı olana yaklaştırmış olursunuz. Eğer salih biri değilse, o zaman üzerinizdeki bir şerden (hızlıca) kurtulmuş olursunuz."
Bize Yahya b. Eyyüb, Kuteybe ve İbn Hucr, onlara İsmail b. Cafer, ona Alâ, ona babası, ona da Ebu Hureyre'nin (ra) rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav); "Müslümanın müslüman üzerindeki hakkı altıdır" buyurdu. Bunlar nedir ey Allah'ın Rasulü diye sorulunca; "karşılaştığında ona selam verir, seni davet ettiğinde davetine katıl, senden nasihat istediğinde ona nasihat et, aksırdığında ve hemen akabinde Allah'a hamdettiğinde يرحمك الله (Allah sana merhamet buyursun) de, hastalandığında onu ziyaret et ve öldüğünde de ona cenazesine katıl" buyurdu.
Bize İsmail b. Halil, ona Ali b. Müshir, ona Ebu İshak eş-Şeybânî, ona Ebu Bürde, ona da babası (Ebu Musa el-Eş'arî) şöyle rivayet etmiştir: "Ömer (ra) yaralanınca, Suheyb 'Vah kardeşim!' diye hayıflanmaya başladı. Bunun üzerine Ömer 'Hz. Peygamber'in (sav) 'Şüphesiz ölen kişi, geride kalanların ağlaması sebebiyle azap görür' buyurduğunu bilmiyor musun?' diyerek onu uyardı."
Bize Yahya b. Yahya, ona Yezid b. Zürey, ona Eyyüb, ona Muhammed b. Sîrîn, ona da Ümmü Atiyye şöyle rivayet etmiştir: "Biz kızının cenazesini yıkarken, Rasulullah (sav) yanımıza gelip 'Onu üç veya beş defa ya da (tek sayı olmak kaydıyla) daha fazla sayıda yıkayın. Onu sidr bitkisi katılmış su ile yıkayıp, son yıkamayı da bir miktar kâfur katılmış su ile yapın. Yıkamayı bitirdiğinizde de bana haber edin' buyurdu. Yıkamayı bitirince O'na (sav) haber ettik. O (sav) da bize izarını verip 'Bedenini bununla sarın' buyurdu."
Açıklama: Hadisin metninde yer alan "ya da biraz kafur katılmış" ifadesi ravilerden birine ait tereddütten kaynaklıdır. Ravi, hocasından hadisi "kafur" ifadesiyle mi yoksa "birazcık kafur" ifadesiyle mi dinlediğinde tereddüt etmiş, bundan dolayı da bu terdedüdünü dile getirmiştir. Bu durum, rivayette ve doğru nakilde gösterilen titizliğin ilginç bir örneğidir.
İbn Abbas (r.anhuma) şöyle rivayet etmiştir: Ömer vefat edince, söylediği hadisi Âişe’ye (r.anha) anlattığımda, o şöyle dedi: Allah (cc), Ömer’e rahmet etsin. Vallahi Rasulullah (sav) 'Allah (cc) ailesinin kendisine ağlaması sebebiyle ölen mümine azap eder' buyurmamış, sadece 'Şüphesiz Allah, ailesinin kendisine ağlaması sebebiyle kafirin azabını artırır' buyurmuştur. Hz. Âişe 'Ayrıca bu konuda size (Hiçbir günahkar, bir başkasının günahını yüklenmez) (En'âm, 6/164) ayeti yeter' demiştir. Bu cevap karşısında İbn Abbas (Güldüren de ağlatan da ancak Allah'tır) ayetini okudu. İbn Ebu Müleyke 'Vallahi bu cevap karşısında İbn Ömer hiçbir şey söylemedi' demiştir.
Açıklama: İlgili rivayet için bkz. B001286, B001287 numaralı hadisler.
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe, ona Ebu Üsâme (Hammâd b. Üsame); (T) Bize İshak b. İbrahim, ona İsa b. Yunus, onlara Hişam (b. Hassân), ona Hafsa (bt. Sîrin), ona da Ümmü Atiyye şöyle rivayet etmiştir: "Biz kadınlara cenazenin arkasından gitmek yasaklandı. Ancak kesin bir şekilde de haram kılınmadı."
Bize Abdullah b. Yusuf, ona Mâlik, ona Abdullah b. Ebu Bekir, ona babası (Ebu Bekir b. Amr), ona Amra bt. Abdurrahman, ona da Hz. Peygamber'in eşi Hz. Âişe (r.anhâ) şöyle rivayet etmiştir: "Rasulullah (sav), yakınlarının başında ağladığı Yahudi kadına ait bir mezarın yanından geçiyordu. Bunu görünce 'Onlar, o kadının mezarı başında ağlıyorlar. Kadınsa kabrinde azap görüyor' buyurdu."
Bize Yahya b. Eyyûb ile Kuteybe ve İbn Hucr, onlara İsmail b. Cafer, ona ‘Alâ, ona da babası, Ebû Hureyre'nin (ra) şöyle dediğini rivayet etti: Rasûlullah (sav); “Müslümanın müslüman üzerindeki hakkı altıdır.” buyurdu. “Bunlar nedir ey Allah'ın Rasûlü?" diye sorulunca; “Karşılaştığında ona selam verir, seni davet ettiğinde davetine katıl, senden nasihat istediğinde ona nasihat et, aksırdığında ve hemen akabinde Allah’a hamdettiğinde يرحمك الله (Allah sana merhamet buyursun) de, hastalandığında onu ziyaret et ve öldüğünde de ona cenazesine katıl.” buyurdu.
Bize Yahya b. Eyyûb ile Kuteybe ve İbn Hucr, onlara İsmail b. Cafer, ona ‘Alâ, ona da babası, Ebû Hureyre'nin (ra) şöyle dediğini rivayet etti: Rasûlullah (sav); “Müslümanın müslüman üzerindeki hakkı altıdır.” buyurdu. “Bunlar nedir ey Allah'ın Rasûlü?" diye sorulunca; “Karşılaştığında ona selam verir, seni davet ettiğinde davetine katıl, senden nasihat istediğinde ona nasihat et, aksırdığında ve hemen akabinde Allah’a hamdettiğinde يرحمك الله (Allah sana merhamet buyursun) de, hastalandığında onu ziyaret et ve öldüğünde de ona cenazesine katıl.” buyurdu.