489 Kayıt Bulundu.
Bize Muhammed b. Müsennâ ve Ubeydullah b. Said, o ikisine Abdurrahman, ona Şu'be, ona Huleyd, ona Ebu Nadre, ona da Ebu Said, Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Sözünde durmayan her bir hain için, kıyamet günü sırtında bir sancak olacaktır."
Bize Osman b. Ebu Şeybe ve İshak (b. İbrahim), onlara Cerir (b. Abdulhamid); (T) Bize Ebu Said el-Eşec, ona Vekî (b. Cerrâh), onlara A'meş hadisi bu isnadla nakletmiştir. Her ikisinin rivayetinde de 'Bizi ürküten bir işe kadar' ifadesi geçmektedir.
Bize İbrahim, ona Muhammed b. Abdülvehhab el-Ferrâ, ona Hüseyin b. Velid, ona da Şu'be hadisi bu şekilde nakletmiştir.
Bize Züheyr b. Harb, ona Dahhâk b. Mahled, ona İbn Cüreyc; (T) Bize Muhammed b. Râfi, -hadisin lafzı ona aittir- ona Abdürrezzak, ona İbn Cüreyc, ona Ebu Zübeyr, ona Cabir b. Abdullah, ona da Ömer b. Hattâb, Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "İçerisinde Müslümanlardan başka kimse kalmayıncaya dek, muhakkak Yahudi ve Hristiyanları Arap yarımadasından çıkaracağım."
Bize Muhammed b. Müsennâ ve İbn Beşşâr, -hadisin lafzı İbn Müsennâ'ya aittir- o ikisine Muhammed b. Cafer, ona Şu'be, ona Simâk b. Harb, ona Mus'ab b. Sa'd, ona da babası (Sa'd b. Ebu Vakkâs) şöyle rivayet etmiştir: "Dört ayet benim hakkımda inmiştir. Şöyle ki savaşta bir kılıç bulup onu Nebî'ye (sav) getirdim ve 'Yâ Rasulallah! Onu bana ver' dedim. Hz. Peygamber (sav) 'Onu aldığın yere koy' buyurdu. Ardından tekrar kalktığımda, Hz. Peygamber (sav) 'Onu aldığın yere koy' buyurdu. Sonra tekrar kalkıp 'Yâ Rasulallah! Onu bana versen' dediğimde, Rasulullah (sav) 'Onu yerine koy' buyurdu. Ben 'Yâ Rasulallah! Onu bana versen ne olur. Savaşta hiç bir yararlılığı olmayan biri gibi mi muamele görüyorum?' dedim. Nebî (sav) tekrar 'Onu aldığın yere koy' buyurdu. Bunun üzerine şu ayet-i kerimeler nâzil oldu: (Sana ganimetler hakkında soruyorlar. Ganimetlerin Allah'a ve Rasulü'ne ait olduğunu söyle...)."
Bize Züheyr b. Harb, ona Ravh b. Ubâde, ona Süfyân es-Sevrî; (T) Bize Seleme b. Şebîb, ona Hasan b. A'yen, ona Ma'kil b. Ubeydullah, onlara da Ebu Zübeyr hadisi bu isnadla benzer şekilde rivayet etmiştir.
Bize Heddâb b. Halid el-Ezdî, ona Hammâd b. Seleme, ona Ali b. Zeyd ve Sâbit el-Bünânî, onlara da Enes b. Mâlik şöyle rivayet etmiştir: "Rasulullah (sav) Uhud günü Ensar'dan yedi, Kureyş'ten de iki kişi içerisinde tek başına kalmıştı. Müşrikler kendilerine hücum edince 'Onları kim püskürtürse, onun için cennet vardır ya da cennette o benim yoldaşım olacaktır' buyurdu. Ensar'dan bir kişi ileri atıldı, şehit edilinceye dek onlarla çarpıştı. Ardından aynı şekilde hücum ettiklerinde, Hz. Peygamber (sav) tekrar 'Onları kim püskürtürse, ona cennet vardır ya da cennette o benim yoldaşım olacaktır' buyurdu. Tekrar Ensar'dan biri öne atıldı ve şehit edilinceye dek onlarla savaştı. Böyle böyle Ensarlı yedi kişi de öldürülünce, Rasulullah (sav) 'Ashabımıza insaflı davranmadık' buyurdu."
Bize İshak b. İbrahim ve İshak b. Mansur, o ikisine Nadr b. Şümeyl, oma Şu'be, ona Katâde, ona da Enes b. Mâlik şöyle rivayet etmiştir: "Rasulullah (sav) Hayber'i fethetmek üzere geldiği gün 'Biz bir düşman topluluğuna vardık mı uyarılanların sabahı ne kötü olur' buyurdu."
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe, ona Ebu Halid el-Ahmer, ona Şu'be, ona Katâde ve Humeyd, ona da Enes b. Mâlik, Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Şehit hariç, ölüp de Allah katında bir hayra (cennete) nail olan hiç kimseyi, dünya ve içindekiler kendisinin olacak olsa bile, dünyaya dönmek memnun etmez. Ancak şehit, şehadetin faziletini gördüğü için, dünyaya döndürülüp tekrar öldürülmeyi arzular."
Bize Muhammed b. Müsennâ ve İbn Beşşâr, onlara Muhammed b. Cafer, ona Şu'be, ona Katade, ona da Enes b. Malik, Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Şehitler hariç cennete girin hiç kimse, dünya üzerindeki her şeyin kendisinin olması durumunda bile dünyaya dönmeyi istemez. Ancak şehit, (ölürken) gördüğü saygınlıktan dolayı dünyaya dönüp on kere öldürülmeyi temenni eder."