454 Kayıt Bulundu.
Bize Abd b. Humeyd, ona Halid b. Mahled el-Becelî, ona Muhammed b. Musa, ona da Abdullah b. Abdullah b. Ebu Talha, Enes b. Malik'in Hz. Peygamber'den (sav) naklettiği (daha önce geçen) bu hadisi rivayet etti. [Hadisin metni şöyledir: "(Üvey babam) Ebu Talha beni Rasulullah'ı yemeğe davet etmem için gönderdi. Yanına vardığımda etrafında insanlarla birlikteydi. Rasulullah (sav) bana bakınca utandım ve 'Ebu Talha sizi davet ediyor' deyiverdim. Hz. Peygamber (sav) yanındakilere: 'Haydi kalkın, gidelim' buyurdu. Ebu Talha: 'Ey Allah'ın Rasulü! Ancak size yetecek kadar yemek yapmıştık' deyince, Rasulullah (sav) elini yemeğin üstüne dokundurdu ve bereketlenmesi için dua etti. Ardından Ebu Talha'ya: 'Ashabımdan on kişiyi içeri al' buyurdu. Onlara parmaklarının arasından yemek çıkardı. Doyana kadar yediler ve evden çıktılar. Sonra: 'On kişi daha çağır' buyurdu. Onlar da doyana kadar yediler. Nihayetinde içeri girip doymuş olarak çıkan kimse kalmayıncaya kadar, her seferinde on kişi girmeye ve çıkmaya devam etti. En sonunda Ebu Talha sofrayı hazırlamaya gidince onun ilk hazırladığı gibi olduğunu (hiç eksilmediğini) gördü."] Bu rivayette farklı olarak Enes'in şöyle dediği de zikredilir: "Sonra Hz. Peygamber de (sav) ve ev halkı da o yemekten yedi. Hatta komşularına yetecek kadar yemek arttı.".
Bize Muhammed b. Abbad ve Züheyr b. Harb, o ikisine Ebu Safvan, ona Yunus, ona ez-Zührî, ona İbn Müseyyeb, ona da Ebu Hureyre şöyle rivayet etmiştir: "İsra gecesi, İliyâ'da (Kudüs'te) Hz. Peygamber'e (sav)içinde süt ve şarap olan iki kadeh getirildi. O bunlara bakarak sütü aldı. Bunun üzerine Cibril ona; seni fıtrata yönlendiren Allah'a hamdolsun. Şarabı almış olsaydın ümmetin sapardı dedi."
Bize Muhammed b. Alâ Ebu Küreyb, ona Ebu Üsame, ona Süleyman b. Mugîre, ona da Sabit, Enes'in şöyle anlattığını rivayet etmiştir: "Bir adam Rasulullah'ı (sav) yemeğe davet etmişti. Ben de onunla birlikte gittim. İçinde kabak olan et suyundan yapılmış yemek getirdiler. Rasulullah (sav) kabak yemeğinden yemeye başladı. Yemek hoşuna gitmişti. (Enes, anlatmaya devam etti.) Bunu görünce kabakları yemeyip onun önüne doğru ittim." Hadisin ravisi, Enes b. Malik'in 'O günden sonra kabak hoşuma gitmeye başladı' dediğini söylemiştir.
Bize Amr en-Nâkıd, ona Abdullah b. Cafer er-Rakkî, ona Ubeydullah b. Amr, ona Abdülmelik b. Umeyr, ona da Abdurrahman b. Ebu Leyla, Enes b. Malik'in şöyle anlattığını rivayet etti: "Ebu Talha, Peygamber (sav) için yemek yapmasını Ümmü Süleym'e emretti. Sonra beni (O'nu (sav) davet etmem için) gönderdi." Ravi hadisin devamını (aynı şekilde) nakletmiştir. [Hadisin metni şöyledir: "(Üvey babam) Ebu Talha beni Rasulullah'ı yemeğe davet etmem için gönderdi. Yanına vardığımda etrafında insanlarla birlikteydi. Rasulullah (sav) bana bakınca utandım ve 'Ebu Talha sizi davet ediyor' deyiverdim. Hz. Peygamber (sav) yanındakilere: 'Haydi kalkın, gidelim' buyurdu. Ebu Talha: 'Ey Allah'ın Rasulü! Ancak size yetecek kadar yemek yapmıştık' deyince, Rasulullah (sav) elini yemeğin üstüne dokundurdu ve bereketlenmesi için dua etti. Ardından Ebu Talha'ya: 'Ashabımdan on kişiyi içeri al' buyurdu. Onlara parmaklarının arasından yemek çıkardı. Doyana kadar yediler ve evden çıktılar. Sonra: 'On kişi daha çağır' buyurdu. Onlar da doyana kadar yediler. Nihayetinde içeri girip doymuş olarak çıkan kimse kalmayıncaya kadar, her seferinde on kişi girmeye ve çıkmaya devam etti. En sonunda Ebu Talha sofrayı hazırlamaya gidince onun ilk hazırladığı gibi olduğunu (hiç eksilmediğini) gördü."] Enes olayı anlatırken (diğer rivayetten farklı olarak) şunları söyledi: "Hz. Peygamber (sav) elini (yemeğin üstüne) koydu ve üzerine besmele çekti. Ardından: 'On kişiyi içeriye al' dedi. Ebu Talha da onları içeri aldı ve içeri girdiler. Rasulullah (sav): 'Besmele çekin ve yiyin' buyurdu. Onlar da yediler. Rasulullah (sav) aynı şeyi seksen kişiye yaptı. En sonunda Hz. Peygamber (sav) ile ev sahipleri yediler. (Sonunda) Yemeğin bir kısmı artmıştı."
Bize Abd b. Humeyd, ona Abdullah b. Mesleme, ona Abdülaziz b. Muhammed, ona Amr b. Yahya, ona da babası, Enes b. Malik'in anlattığı, 'Ebu Talha'nın yemeği' hakkındaki bu kıssayı rivayet etmiştir. [Hadisin metni şöyledir: "(Üvey babam) Ebu Talha beni Rasulullah'ı yemeğe davet etmem için gönderdi. Yanına vardığımda etrafında insanlarla birlikteydi. Rasulullah (sav) bana bakınca utandım ve 'Ebu Talha sizi davet ediyor' deyiverdim. Hz. Peygamber (sav) yanındakilere: 'Haydi kalkın, gidelim' buyurdu. Ebu Talha: 'Ey Allah'ın Rasulü! Ancak size yetecek kadar yemek yapmıştık' deyince, Rasulullah (sav) elini yemeğin üstüne dokundurdu ve bereketlenmesi için dua etti. Ardından Ebu Talha'ya: 'Ashabımdan on kişiyi içeri al' buyurdu. Onlara parmaklarının arasından yemek çıkardı. Doyana kadar yediler ve evden çıktılar. Sonra: 'On kişi daha çağır' buyurdu. Onlar da doyana kadar yediler. Nihayetinde içeri girip doymuş olarak çıkan kimse kalmayıncaya kadar, her seferinde on kişi girmeye ve çıkmaya devam etti. En sonunda Ebu Talha sofrayı hazırlamaya gidince onun ilk hazırladığı gibi olduğunu (hiç eksilmediğini) gördü."] Ancak hadisin ravisi farklı olarak şunları nakletmiştir: "Bunun üzerine Ebu Talha (Hz. Peygamber'i karşılamak için) kapıda durdu. Nihayet Rasulullah (sav) gelince: 'Ey Allah'ın Elçisi, (Hazırlığımız yemek) az bir şeydi' dedi. Rasulullah (sav); 'Onu getir, Allah ona bereket verecektir.' buyurdu."
Bize Haccac b. Şair, ona Yunus b. Muhammed, ona Harb b. Meymun, ona da Nadr b. Enes, Enes b. Malik'in 'Ebu Talha'nın yemeği' ile ilgili hadisini benzer bir şekilde rivayet etmiştir. [Hadisin metni şöyledir: "(Üvey babam) Ebu Talha beni Rasulullah'ı yemeğe davet etmem için gönderdi. Yanına vardığımda etrafında insanlarla birlikteydi. Rasulullah (sav) bana bakınca utandım ve 'Ebu Talha sizi davet ediyor' deyiverdim. Hz. Peygamber (sav) yanındakilere: 'Haydi kalkın, gidelim' buyurdu. Ebu Talha: 'Ey Allah'ın Rasulü! Ancak size yetecek kadar yemek yapmıştık' deyince, Rasulullah (sav) elini yemeğin üstüne dokundurdu ve bereketlenmesi için dua etti. Ardından Ebu Talha'ya: 'Ashabımdan on kişiyi içeri al' buyurdu. Onlara parmaklarının arasından yemek çıkardı. Doyana kadar yediler ve evden çıktılar. Sonra: 'On kişi daha çağır' buyurdu. Onlar da doyana kadar yediler. Nihayetinde içeri girip doymuş olarak çıkan kimse kalmayıncaya kadar, her seferinde on kişi girmeye ve çıkmaya devam etti. En sonunda Ebu Talha sofrayı hazırlamaya gidince onun ilk hazırladığı gibi olduğunu (hiç eksilmediğini) gördü."]
Bize Yahya b. Yahya Et-Temîmî ve Abdullah b. Avn el-Hilâlî, -Yahya (hocalarıyla rivayet ilişkisini ifade etmek için) 'ahberena', İbn Avn ise 'haddesenâ' lafzını kullanmıştır- onlara İbrahim b. Sa'd, ona babası, ona da Abdullah b. Cafer şöyle rivayet etti: "Ben Rasulullah'ı (sav) hurmayla acur yerken gördüm."
Bize Ebu Bekir b. Ebu Şeybe ve Ebu Said el-Eşec, o ikisine Hafs, -Ebu Bekir (hocasıyla rivayet ilişkisini ifade etmek için) 'haddesenâ lafzını kullanmıştır- ona da Musab b. Süleym, Enes b. Malik'in şöyle dediğini rivayet etti: "Peygamber'i (sav) dizlerini dikerek oturmuş halde hurma yerken gördüm."
Bize Züheyr b. Harb ve İbn Ebu Ömer, onlara Süfyan, ona İbn Ebu Ömer, ona Süfyan b. Uyeyne, ona da Mus'ab b. Süleym, Enes'in şöyle dediğini rivayet etmiştir: “Rasûlullah’a (sav) bir miktar kuru hurma getirilmişti. Çömelmiş olduğu halde onları paylaştırmaya başladı: (Bir yandan da) hızlıca onlardan yiyordu.” Züheyr'in rivayetinde ('zeri (hızlıca)' kelimesi yerinde) 'hasis (hızlı, seri ve gayretli bir şekilde)' ifadesi vardır.